Kayos türkçesi Kayos nedir
Kayos ingilizcede ne demek, Kayos nerede nasıl kullanılır?
Kayo : Darbe. Çarpmak. Vurmak. Nakavt. Afet. Nakavt etmek. Şok etmek. Yere sermek.
Kayoed : Vurmak. Çarpmak. Nakavt etmek. Nakavt. Afet. Şok etmek. Darbe. Yere sermek.
Kayoing : Afet. Yere sermek. Nakavt etmek. Vurmak. Şok etmek. Nakavt. Darbe. Çarpmak.
Kay : Bir soyadı. Bir bayan adı.
Kayak : Kürek teknesi. Eskimo kayığı. Eskimo kanoları için eskiden kullanılan sözcük. Kayık. Kano. Eskimo balıkçı kayığı.
Mackay : İdaho eyaletinde şehir. Avustralya'da bir şehir. Avustralya'nın queensland eyaletinde şehir. Idaho'da (abd) bir şehir. Bir soyadı.
Okay : İzin. Okeylemek. Kabul. Peki. Oldu. İyi. İdare eder. Tamam. He demek. Onay.
Two seater kayak : İki kişilik kürek teknesi.
Kayaker : Kanocu. Kano kullanan kimse.
Kayakers : Kano kullanan kimse. Kanocu.
İngilizce Kayos Türkçe anlamı, Kayos eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Kayos ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Destruction : Tahrip. Yıkma. İzmihlal. Mahvetme. Yıkımlanma, zedelenme. Öldürme. İmha. Tahribat. Yok olma.
Ground : Dayanmak. Kayaçların ufalanıp ayrışmasından oluşan ve içine organik kalıntılar karışmış olan yeryüzünün en üst katmanı. İyileşmek. Kurmak. Temel neden. Hukuk, jeoloji alanlarında kullanılır. Kent içinde, dışında ya da kent sınırları yakınında tarım etkinliklerine ayrılmış ya da bölünerek ve altyapısı hazırlandıktan sonra kentsel yerbölümler durumuna getirilmeye elverişli geniş yerlere verilen ad. Dayandırmak. Karaya oturtmak.
Knock out : Şaşırtmak. Düşünemez hale getirmek. Tıngırdatmak. Vurup çıkartmak. Devirmek. Yere yıkmak. Elemek. Yenmek.
Biffing : Am. Yumruk atmak. Bıff. Yumruk. Yumruk vurmak. Vajina. Yumruklamak.
Knockout : Çekici şey. Çekici kimse. Büyük darbe. Açma çıkıntısı. Yıkıcı. Zarar verici. Uyuşturucu.
Blow : Düşmek. Çiçek açmak. Uçmak. Soluk soluğa kalmak. Yanmak. Sigorta atmak (elektrik). Üflemek. Çarçur etmek (argo terim). Uçurmak.
Boggle the mind : İnsanı hayrete düşürmek. Hayrete düşürür. Şoke eder. Delirtir. Çok şaşırtır. Hayrete düşürmek. Çok şaşırtmak.
Birched : Sopalamak. Kamçılamak. Falaka sopası. Huş ağacı. Sopayla dövmek. Değnekle vurmak. Betula. Dökmek. Huş.
Hazard : Tehlike. Cesaret etmek. Rastlanı. Riske girmek. Şans. Riske etmek. Şansa bırakmak. Kumar. Risk.
Bane : Ziyan. Felaket. Kötülük. Zehir. Yıkım. Zarar. Dert.
Kayos synonyms : knock cold, attack, banes, down, belt out, outed, barging, rock, birch, clouted, brunts, kayoing, knocking down, cataclysms, boff, bashed, catastrophes, bash, biffs, tko, kayo, bopping, floor wipe the floor with, knocked out, beat down, disaster, knocking out, boffs, calamities, cataclysm, ko, bashes, brunt.

Bu kısımda Kayos kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Kayos ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Kayos anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Kayos ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.