Sendika nedir, Sendika ne demek

Sendika; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

"Sendika" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Sendikaya kayıtlı olan işçiye grev destekçisi olmak sendika emriydi." - L. Tekin

İktisat alanındaki kelime anlamı:

İşçi veya işverenlerin çalışma hayatlarındaki ortak iktisadi ve sosyal hak ve çıkarlarını korumak ve geliştirmek amacıyla tüzel kişiliğe sahip olarak kurulan kuruluş.

Bilimsel terim anlamı:

Sendikalar yasasına göre işçilerle işverenlerin ekonomik, toplumsal ve bilimsel çıkarları korunulma ve geliştirilme amacıyla uğraşıları yönünde kurulan örgütler.

İngilizce'de Sendika ne demek? Sendika ingilizcesi nedir?:

trade union, syndicate

Sendika hakkında bilgiler

Sendika, çalışanların ortak hak ve çıkarlarını korumak, sorunlarını çözmek için kurulmuş ekonomik öğeler taşıyan, devlet, siyasi parti ve iktidar örgütlenmelerinden bağımsız örgütlerdir.

Sendikalar sanayi devrimi sonrası ortaya çıkan çalışanlarla işverenler arasındaki güç eşitsizliğini ortadan kaldırmak için oluşturulmaya başlamıştır. Sendikal yapılanma öncesi iş koşullarına itiraz, yardımlaşma dernekleri ve meslek sandıkları aracılığıyla olmuştur. Bugünkü anlamda sendikal örgütlenme ise önceleri belirli niteliğe sahip çalışanların oluşturduğu ve meslek sendikaları olarak tanımlanan bir yapıdan, sonraları niteliksiz işçilerinde yer aldığı genel sendikalara doğru bir değişim geçirmiştir.

 

Sendikal yapı, iş yeri temsilcilikleri temelinde şekillenmektedir. Şube ya da bölge merkezleri çatısı altında birleşen bu birimler en üstte Genel Merkez çatısı altında toplanmaktadır.

Sendika ile ilgili Cümleler

  • Sendika, % 5 oranında ücret artışı kazandı.
  • Sendika gösteriye katıldı mı?
  • Sendika tartışma için hükümetten arabuluculuk istedi.
  • Sendika ücret taleplerinde mütevazı idi.
  • Sendika üzerine yaptırımlar uygulanması uygunsuz.
  • İşçi sendikaları hükümeti genel grevle tehdit etmekteydi.
  • Onlar sendika liderleriyle anlaştılar.
  • Bir işçi sendikası düzenleyecekler.
  • Sendika üyeleri ayaklanmıştı.
  • Sendika belirsiz bir süre için greve gitti.
  • İşçi sendikası grev ilan etti.
  • İşçi sendikası grev duyurusunda bulundu.
  • Bu şube madenciler sendikasına bağlıdır.
  • Bugün sendika üyeleri iş yavaşlatma eylemi yapıp yapmayacaklarını oylayacak.

Sendika tanımı, anlamı:

İşçi : Toplu olarak yaşayan böceklerde üreme yeteneği olmayan, topluluğun işlerini gören dişi veya erkek. Başkasının yararına bedenini, kafa gücünü veya el becerisini kullanarak ücretle çalışan kimse.

İşveren : İşçileri ücretle çalıştıran gerçek veya tüzel kişi, çalıştıran, patron.

Korumak : Karşılamak, denk gelmek. Güçlü bir kimse veya kuruluş, güçsüz birini veya bir şeyi desteklemek, himaye etmek. Bir şeyin eskimesini, yıpranmasını önlemek için gereken dikkat ve özeni göstermek. Süregelen bir durumun değişikliğe uğramasını önlemek. Tehlikeye karşı denetimi altında bulundurmak, savunmak, müdafaa etmek. Tehlikeli, zararlı durumları önlemek. Bir kimseyi veya bir şeyi dış etkilerden, tehlikeden, zor bir durumdan uzak tutmak, esirgemek, muhafaza etmek, vikaye etmek, sıyanet etmek.

 

Sarı sendika : İşverenden yana olan sendikal örgüt.

Sendik : Bir birliğin, ortaklığın veya alacaklılar grubunun haklarını korumakla görevli kimse.

Sendikacı : Sendikacılık yapan kimse.

Sendikacılık : Toplum yaşamında sendikalara önemli bir görev yüklemek amacını güden öğreti, sendikalizm. Sendikaların etkinliği, sendikalizm. Aynı meslekte çalışan kimselerin iş, kazanç, toplumsal ve kültürel konular bakımından çıkarlarını korumak için birlik olmalarını amaçlayan akım, sendikalizm.

Sendikal : Sendika ile ilgili.

Sendikalaşma : Sendikalaşmak işi.

Sendikalaşmak : Sendikalı duruma gelmek.

Sendikalaştırma : Sendikalaştırmak işi.

Sendikalaştırmak : Sendika hâlinde teşkilatlandırmak.

Sendikalı : Sendika üyesi olan.

Sendikalılık : Sendikalı olma durumu.

Sendikalist : Sendikacı.

Sendikalizm : Sendikacılık.

Sendikasız : Sendika üyesi olmayan.

Sendikasızlık : Sendikasız olma durumu.

Sarı sendikacılık : İşverenden yana olarak çalışma.

Kazanç : Satılan bir mal, yapılmış olan bir iş veya harcanan bir emek karşılığında elde edilen para, getiri, temettü. Yarar, çıkar, kâr.

Toplumsal : Toplumla ilgili, topluma ilişkin, içtimai, maşerî, sosyal.

Kültürel : Kültüre ilişkin, kültürle ilgili.

Bakım : Birinin beslenme, giyinme vb. gereksinimlerini üstlenme ve sağlama işi. Bir şeyin iyi gelişmesi, iyi bir durumda kalması için verilen emek. Bakma işi.

Geliştirmek : Gelişmesini sağlamak, gelişmesine yol açmak.

Birlik : Bölünmezliği içeren yalın bütün. Bir arada olma durumu, vahdet. Konunun bir ana düşünce çevresinde toplanması. Tek, bir olma durumu, vahdaniyet. Bir taneden oluşmuş, bir tane alabilen. Bölük, tabur, alay vb. bir bütün sayılan topluluk. Belli bir topluluğun yararlarını korumak için kurulmuş dernek. En büyük değerdeki nota, dört dörtlük. Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet.

Çalış : Çalma işi.

Sendika baş sözcüsü : İş yerinde sendika adına konuşmağa ve işverenle sendika arasında aracılık etmeğe yetkili kişilerin başı.

Sendika birliği : İşçilerin ya da işverenin her tür hak ve çıkarlarını koruma ve geliştirme amacıyla kurdukları iki ya da daha çok uğraşı örgütünün birleşimi.

Sendika kurma hakkı : Ortak çıkarlarını koruma ve savunma amacıyla yurttaşların hükümetten izin almaksızın sendika kurabilmeleri hakkı.

Sendika markaları : Sendikalar ya da işçi birliklerince, kimi amaçlar uğruna kullanılan markalar.

Sendika sözcüsü : Salt çoğunluğa ilişkin olmasa bile bir iş yerinde en çok üyesi olan sendikanın o iş yeri için yasasında gösterilen ya da toplu iş sözleşmelerinde varılan anlaşmaya uygun nitelikte seçtiği kişi.

Sendikalı işyeri sistemi : İşçinin işe başladıktan sonra belirli bir süre içinde sendikaya üye olmasını zorunlu kılan sistem.

Sendikasyon : Birden fazla bankanın büyük miktarda kredi vermek veya tahvil çıkarmak amacıyla bir araya gelerek geçici olarak oluşturdukları grup.

Sendikasyon kredisi : Bir banka önderliğindeki bir grup banka tarafından açılan büyük miktarda kredi.

Sendikaya girme yasağı : Yasalarına göre kendilerine işçi ya da Devlet personeli sendikalarına girme ve bunları kurma izni verilmeyenler.

Diğer dillerde Sendika anlamı nedir?

İngilizce'de Sendika ne demek? : n. union, trade union, syndicate

Fransızca'da Sendika : syndicat [le]

Almanca'da Sendika : Gewerkschaft, Syndikat

Rusça'da Sendika : n. профсоюз (M), синдикат (M)