Senses türkçesi Senses nedir

Senses ile ilgili cümleler

English: She came to her senses in hospital.
Turkish: O, hastanede bilincini tekrar kazandı.

English: I knew you'd come to your senses.
Turkish: Hatanızı anlayacağınızı biliyordum.

English: According to the Oxford English Dictionary, the word 'set' has 430 different meanings or senses.
Turkish: Oxford İngilizce sözlüğüne göre 'set' kelimesinin 430 farklı anlamı ya da manası var.

English: Ali came to his senses and decided to turn himself in to the police.
Turkish: Ali aklı başında davrandı ve polise teslim oldu.

English: Love is the poetry of the senses.
Turkish: Aşk, duyuların şiiridir.

Senses ingilizcede ne demek, Senses nerede nasıl kullanılır?

Appeal to the senses : Fiziksel duyulara çekici gelen bir şey. Duyulara hitap.

Bereft of senses : Çıldırmış.

Bring somebody to his senses : Kendine getirmek. Aklını başına getirmek. Ayıltmak.

Come to senses : Akıllanmak. Hatasını anlamak.

Five senses : Algılamanın beş türü (görme, işitme, koklama, dokunma, tatma). Beş duyu.

Sense impression : Hassasiyet.

Sense of a word : Bir kelimenin anlamı.

Nonsenses : Kuru gürültü. Havagazı. Ivır zıvır. Safsata. Anlamsız. Hava gazı. Lakırdı. Saçmalık. Anlamsız söz. Saçma.

Sense danger : Tehlike sezmek.

 

Sense deception : Duyu yanılgısı. Duyu örgenlerinin yapısı ya da uyaranların nitelik ve sunuluş biçiminden doğan algı yanılması.

İngilizce Senses Türkçe anlamı, Senses eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Senses ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Course : Akış. Sıralama. Köpekle kovalamak (av). Kur. Akmak. Gidişat. Rota. Tabak. Atletizm, eğitim alanlarında kullanılır. Köpekle kovalamak.

Advices : Nasihat. Uyarı. Tavsiye. Öğüt. Danışma. Tavsiyeler. Fikir.

Ordination : Papazlığa atanma töreni. Sınıflandırma. Buyurma. Atanma ve kutsanma. Atanma.

Comprehension : Havsala. Fehim. Kavrayış. Kavrarlık. Bir kavramın anımsattığı niteliklerin ya da taşıdığı anlamlı iz ya da davranışların tümüne verilen ad. Anlama. İrfan. İzan.

Advice : Nasihat. Tavsiye. Uyarı. Pend. Bilgi. Ödeme ve alma bildirgesi. Geneş. Talimat.

Knowingness : Anlama. Kurnazlık. Akıllılık. Düşüncelilik. Bilmişlik. Zekilik. Bilgi.

Deepness : Enginlik. Çalgı öz yankısının kişide oluşturduğu his. Boğukluk. Derinlik. Karanlık. Koyuluk. Akıllılık.

Electromotive force series : M+n (sulu) + ne = m türünde tepkimeler için m+n yükünün etkinliği 1 olmak üzere ölçün hidrojen elektroduna karşı bağıl olarak ölçülmüş, imlerine, büyüklüğüne göre dizilmiş olan elektrot potansiyelleri dizgesi. Elektromotor kuvvet dizisi.

Line : İçini kaplamak. Sıralamak. Bir sokaktaki yapıların, birbirine bakarak içerde ve dışarda yerleşmelerini önlemek, sokağa koşut ve sokaktan eşit uzaklıkta yer almalarını sağlamak üzere, önyüz çizgilerinin çakışması ya da koşut gitmesi istenen varsayımsal çizgi. Hat. Satır. İki uzak nokta arasında veri iletişim ortamı sağlayan herhangi bir bağlantı. Çizgi. Çizgi çizmek. Astarlamak. Kırıştırmak.

 

Acuteness : Çabuk kavrama. Çabuk kavrayabilirlik. Şiddet. Açıkgözlülük. Sivrilik. Keskinlik.

Senses synonyms : patterned advance, stations of the cross, electrochemical series, helium group, lanthanide series, electromotive series, discernment, acuity, rash, succession, acuities, chain, cognizance, cognisance, progression, ordering, fettles, bean, concatenation, actinide series, gray matter, cordon, chumps, fettle, cleverness, ability, awareness, mind, train, grey matter, brain, minds, brains.

Senses zıt anlamlı kelimeler, Senses kelime anlamı

Thin : Sudan. Seyrekleştirmek. Seyreltmek (bitkileri). Güçsüz. Zayıf. Cıvık. İnceltmek. İnceltmek (sıvıyı). Seyrelmek.

Senses antonyms : incognizance.