Separations türkçesi Separations nedir

Separations ingilizcede ne demek, Separations nerede nasıl kullanılır?

Electrolytic separations : Elektrikli ayırma. Elektrikli separasyon. Elektrolitik ayırma.

Separation agreement : Ayrılan bir çift arasında malların ve paranın bölünmesi ila alakalı anlaşma. Ayrılma anlaşması.

Separation allowance : Ayrılma için ödeme olarak verilen para.

Separation anxiety : Bu insanda aşırı derecede bağımlı şekilde hareket etmesine ve karamsar olmasına sebep olan kendisine yakın bir kimse tarafından ihmal edilme ve terkedilme korkusu. Terkedilme korkusu. Evden kopma kaygısı. Ayrılık kaygısı. Ayrılık korkusu. Ayrılık endişesi.

Separation center : Alma ve filtreleme merkezi. Ayırma merkezi. Askeri serbest bırakma merkezi.

Separation of proceedings : Davaların ayrılması. Çeşitli suçlamalara dayanan veya çeşitli farklı şüphelilere yöneltilmiş bir davanın ayrılması. Dava işlemlerinin ayrılması.

Separation of forces agreement : Güçlerin ayrılması anlaşması. İki çarpışan taraf arasında ateşkes anlaşması (ör. ülkeler). Aktif çatışmanın durması anlaşması.

Separation line : Yasak bir bölgeye bölünmeyi gösteren beyaz çizgi. Ayırma çizgisi.

 

Separation negative : Ana negatifteki renklerin siyah-beyaz olarak ya ayrı ayrı kuşaklar üzerine ya da tek kuşakta birbirini izleyen resimler olarak basılmasıyla sağlanan negatifler. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Ayırıcı negatif.

Separation of powers : Yasama. Her devlet kurumu bağımsız yetkiye sahiptir ve diğer kurumların gücünü sınırlandırır şeklindeki temel demokratik kural. Kuvvetler ayırımı. Otoritenin ayrılması. Kuvvetler ayrımı. Güçler ayrılığı. Erk ayrılığı. Erklerin ayrımı. Toplum içindeki erklerin yasama, yürütme ve yargılama erkleri olarak ayrılması ve her birinin ayrı örgenlerce kullanılması (ilkesi).

İngilizce Separations Türkçe anlamı, Separations eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Separations ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Assignment : Havale senedi. İş. Tayin. Ödev. Aktarma. Bir bulguyu ya da markayı karşılıkla ya da karşılıksız olarak başkasına verme. Feragat senedi. Devir.

Distinction : Ayrı tutma. Ayırtım. San. Ödül. Şan. Ayrım. Şeref. Saygınlık. Fark gözetme. Rütbe.

Combout : Ayıklama. Temizlik. Tasfiye.

Deviate : Şaşırmak. Şaşmak. Yoldan çıkmak. Saptırmak. Ayrılmak. Yoldan çıkarmak. Ölçülen değerlerin ortalama ya da belli bir değerden farkı. Dönmek.

Carry over : Nakli yekun. Nakletmek (hesap). Aktarmak. Gelmek. Devam etmek. Uzatmak. Sonraki yıla nakletmek. Geri çekme. Tehir etmek. Taşınma.

Blanker : Sövmek. Boş. Çıkarmak. Görüntüsüz (televizyon terimi). Anlamsız. Tam. İfadesiz. Feshetmek. Yazısız. Açık.

Culling : Ayırma işi. Seçmek. Toplamak. İşe yaramayan hayvanları öldürmek. Ayıklama. Iskartaya çıkarmak. Yetiştirme sezonu başında yetiştirmeye elverişli olmayan düşük verimli, yaşlı, hasta, sakat hayvanların sürüden uzaklaştırılması.

 

Diastema : Aralık diş. Aynı kaviste bulunan iki diş arasındaki aralık. Gedik. Oyuk. Çatlak. Yarık. Diyastema. Çentik.

Separateness : Şahsiyet. Tek başına oluş. Ayrım yapma vasfı. Ayrılmış olma özelliği. Ayrı olma özelliği. Fark. Çeşitlilik. Ayrılma özelliği. Bağlantısız olma özelliği. Özgünlük.

Backlash : Geri tepme. Beklenmedik kötü sonuç. Karşı çıkma. Boşluk (mühendislik terimi). Büyüyen. Salgı (mühendislik terimi). Geri tepmek. Geriye ani hareket. Ters tepme.

Separations synonyms : divarication, blankness, daylight, rupture, disparity, brachiating, dec, disconnection, cleavage, discontinuity, blankest, disunion, fissioning, curiously, dissolutions, allocation, change, backlashes, abstractions, distinctness, abysm, resolutions, blanking, appropriations, separation, kinesis, disintegrations, disconnectedness, breaking down, disjuncture, breakaway, checkout, apertures.

Separations zıt anlamlı kelimeler, Separations kelime anlamı

Continuity : Program metni. Ayrımlama. Bir düzenin bütünlüğü, öğeleri arasındaki ilişkilerin sonsuz sayıda oluşu, koşullarının değişmesindeki yavaşlık ve bir durumdan başka bir duruma geçişindeki rahatlık. Senaryo. Kolay anlaşılan şey. Devamlılık. Teselsül. Süreklilik. Mantıksal bağ.

Joint : Ek veya oynak yeri yapmak. Raptetmek. Eklem. Bilgisayar, jeoloji alanlarında kullanılır. Ek yeri. Birleşme yeri. İki borunun birbirine birleştirildiği yer. Ortak. Müşterek. Birleştirmek.

Connectedness : Bağlanmışlık. Bağlı olma durumu. Bağlantılılık. Bağlanabilirlik. Bağlanabilme.

Separations antonyms : association, union, integration.