September 7 decisions türkçesi September 7 decisions nedir

  • Türkiye’de dışalıma serbesti getirilmesinin neden olacağı sakıncaları gidermek ve uluslararası para fonuna üye olmadan önce kısıtlanacak olan devalüasyon yetkisini önceden kullanmak amacıyla, döviz sıkıntısı bulunmamasına karşın, 7 eylül 1946 tarihinde doların resmi fiyatının 127 kuruştan 280 kuruşa çıkarılmasına ilişkin olarak alınan ilk devalüasyon kararı.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • 7 eylül kararları.

September 7 decisions ingilizcede ne demek, September 7 decisions nerede nasıl kullanılır?

September : Eylül.

Decisions : Hüküm. Kararlılık. Karar. Sonuç. Kararlar.

September 7 austerity measures : Türkiye’de dışalıma serbesti getirilmesinin neden olacağı sakıncaları gidermek ve uluslararası para fonuna üye olmadan önce kısıtlanacak olan devalüasyon yetkisini önceden kullanmak amacıyla, döviz sıkıntısı bulunmamasına karşın, 7 eylül 1946 tarihinde doların resmi fiyatının 127 kuruştan 280 kuruşa çıkarılmasına ilişkin olarak alınan ilk devalüasyon kararı. 7 eylül kararları.

September 7 stabilization decisions : 7 eylül kararları. Türkiye’de dışalıma serbesti getirilmesinin neden olacağı sakıncaları gidermek ve uluslararası para fonuna üye olmadan önce kısıtlanacak olan devalüasyon yetkisini önceden kullanmak amacıyla, döviz sıkıntısı bulunmamasına karşın, 7 eylül 1946 tarihinde doların resmi fiyatının 127 kuruştan 280 kuruşa çıkarılmasına ilişkin olarak alınan ilk devalüasyon kararı.

 

İngilizce September 7 decisions Türkçe anlamı, September 7 decisions eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak September 7 decisions ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

 

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

September 7 decisions synonyms : september 7 austerity measures, abnormal budget receipts, a group shares, september 7 stabilization decisions, ability rent, a shift in individual demand, a shift in supply, abnormal budget expenditures, a shift in demand.