Serositis türkçesi Serositis nedir

  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Serum zarının iltahaplanması (pataloji).
  • Serözitis.
  • Seröz zarın yangısı, serozanın yangısı.
  • Serozit.

Serositis ingilizcede ne demek, Serositis nerede nasıl kullanılır?

Infectious serositis : Riemerella anatipestifer enfeksiyonu. Enfeksiyöz serözitis.

Transmissible serositis : Sığırların sporadik ensafalomiyelitisi. Bulaşıcı serözitis.

Hyaloserositis : Seröz zarların yangısı. Hiyaloserözitis.

Polyserositis : Poliserözitis. Seröz zarların genel yangısı. Poliserit. Poliserozit.

Porcine polyserositis : Domuz eniklerinde haemophylus parasuis’e bağlı olarak oluşan, yüksek ateş, topallık ve sinirsel bozuklukların yanı sıra beyin, göğüs, karın ve eklemlerin sinovyal zarlarında seröfibrinöz yangıyla belirgin perakut seyirli hastalık, glasser hastalığı, domuz bulaşıcı poliartritisi. etken üst solunum yollan normal florasında bulunur ve çoğunlukla pnömonik akciğerlerden ikincil invazyon oluşturan bir etken olarak izole edilir. Domuzların poliserözitisi.

Exoserosis : Ekzoseroz. Serum veya eksudatın dışarı akması. Ekzoserozis.

Serosurvey : Belirli bir hastalığa karşı bağışıklığı ölçmek için genel toplumun serolojik muayenesi.

Semiluna serosa : Ebner yarım ayları. Giannuzzi yarım ayları. Alt çene tükürük bezlerinde seröz tipte salgı yapan hücrelerin müköz salgı yapan hücreleri yarım ay biçiminde kuşatması, ebner yarımayları.

 

Endocarditis ulserosa : Endokardın ülser oluşumlu yangısı. Endokarditis ülseroza.

Serosity : Sululuk, seröz sıvıların niteliği. Bir hayvanın gövdesindeki sulu ve ince sıvı. Serozite. Serözite.

İngilizce Serositis Türkçe anlamı, Serositis eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Serositis ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.

Abdominal palpation : Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi. Abdominal palpasyon.

A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.

Abdominal pain : Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı. Abdominal ağrı. Karın ağrısı.

 

A amplitude mod : Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır. A-mod görüntü.

Abdomen : Böcek gövdesinin alt kısım. Abdomen. Batın. Karnın altı. Karın (böcek gövdesinde). Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Karın.

A c deformity : A-c kusuru. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

A dna : A dna. Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi.

Abaxial : Eksenden uzak. Eksendışı. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksen dışı. Aks kemiği dışında. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Abaksiyal.

Serositis synonyms : a c syndrom, abattoir, abamectin, abdominal ovariectomy, abdominal fat necrosis, abdominal distention.