Served türkçesi Served nedir

  • Sunulmuş.
  • Hazırlanmış.
  • Teklif edilmiş.
  • Servis yapılmış.

Served ile ilgili cümleler

English: Ali served as chairman for three years.
Turkish: Ali üç yıl boyunca başkan olarak hizmet yaptı.

English: Ali served 30 years for second degree murder.
Turkish: Ali ikinci derece cinayet için 30 yıl hapis yattı.

English: Ali served dinner.
Turkish: Ali akşam yemeğini servis yaptı.

English: Ali served two months in jail for drunken driving.
Turkish: Ali sarhoş araba sürdüğü için iki ay hapishanede yattı.

English: Ali served in the Gulf War.
Turkish: Ali Körfez Savaşı'nda görev aldı.

Served ingilizcede ne demek, Served nerede nasıl kullanılır?

Served as : -ın fonksiyonuna sahip olmuş. Olarak çalışmış. - rolünü doldurmuş. Olarak kullanılmış.

Served as a catalyst : Katalizör olarak hizmet etmiş. Birşeyi hızlandırmış. Teşvik etmiş.

Served as a model : Model olarak hizmet etmiş. Örnek olarak kullanılmış.

Served as a rubber stamp : Lastik damga olarak kullanılmış. Diğerlerinin kararlarını onaylamaktan başka yetkisi olmayan kimse.

Served his internship : İntörn olarak hizmet etmiş. Uzmanlaşma dönemini geçirmiş.

Last come first served : Son gelen önce sunulur.

Served his sentence : Cezasını tamamlamış. Cezasını çekmiş.

 

Served out his sentence : Cezasını tamamlamış. Cezalandırılmış. Hapisteki dönemini bitirmiş.

Dinner is served : Yemek hazır.

Crew served : Mürettebatla kullanılan.

İngilizce Served Türkçe anlamı, Served eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Served ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Suffice : Yeterli olmak. Yeterli gelmek. Yetmek. Gitmek (yetmek). Doyurmak. Yetişmek (yetmek). Kafi gelmek. Elvermek. Çıkışmak (yetmek).

Drawn up : Durmak. Yetişmek. Yazmak. Yığılmak. Dizmek. Durdurmak (araba, at vb.). Sıvamak. Dikleştirmek. Düzenlemek.

Course : Sıralama. Pist. Bir süreç ya da gidiş içinde izlenen yol. Köpekle kovalamak. Yön. Atletizm, eğitim alanlarında kullanılır. Seyir. Dizi. Rota. Kur.

Progression : Dizi. Devam. Devamlılık. Gelişme. Sıra. İlerleme. Progresyon. Geçiş. Bir hastalığın daha yaygın ve ağır duruma gelmesi. İleri gitme.

Bidden : Teklif vermek. Teklif edilen. Söylemek. Davet etmek. Deklare etmek. Emretmek. Elde etmeye çalışmak. Fiyat vermek. Demek.

Curried : Dayak atmak. Kaşağılanmış. Tımar etmek. Köri ile pişirmek. Köri ile hazırlanmış. Kaşağılamak. Tabaklamak. Sopalamak. Dövmek. Sepilemek.

Prelude : Prelüt. Giriş müziği. Peşrev. Önoyun. Giriş. Giriş tarzı olay. Giriş yapmak. Başlangıç yapmak. Prelüt çalmak. Başlangıç.

Presented : Sunmak. Doğrultmak. Arzetmek. İbraz etmek. Tanıtmak. Çıkarmak. Nişan almak. Aday göstermek. Doğrultmak (silah).

Ordering : Hükmetme. Düzenleşim. Sipariş. Satın almak için resmi talepte bulunma. Buyurma. Sipariş verme. Düzenleme. Tavlama. Sıralama. Ismarlama.

Actinide series : Aktinit serisi. Aktinik dizisi. Aktinitler.

 

Served synonyms : electromotive series, electrochemical series, helium group, stations of the cross, lanthanide series, patterned advance, wave train, braced, serviced, chain, concatenation, ordination, cordon, cycle, service, shewed, hierarchy, sequence, blizzard, do, rash, stations, designed, answer, succession, prepared, electromotive force series, string, nexus, laid out, train, order, imparted.

Served zıt anlamlı kelimeler, Served kelime anlamı

Malfunction : Kullanım dışı kalmak. Görev bozukluğu. Kötü çalışma. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Herhangi bir organın yetersiz veya dengesiz görev yapması hali, malfonksiyon, disfonksiyon. Arıza. Arızalı çalışma. Teklemek. İşlev bozukluğu. Tutukluk.

Idle : Boşta. Tembel. İşlemeyen. Verimsiz. Kullanılmayan. Avarelik etmek. Boş gezmek. İşe yaramaz. Boşa geçen. Boşa harcamak.