Served out his sentence türkçesi Served out his sentence nedir

  • Hapisteki dönemini bitirmiş.
  • Cezalandırılmış.
  • Cezasını tamamlamış.

Served out his sentence ingilizcede ne demek, Served out his sentence nerede nasıl kullanılır?

Served : Sunulmuş. Teklif edilmiş. Servis yapılmış. Hazırlanmış.

Out : Çıkış. Ortaya çıkmak. Bayılmak. Meydana çıkmak. Kendini belli etmek. Dışarı. Yanmak. Dışarı atmak. Kovmak. Dışarıda.

His : Onunki. Onun. (erkek) onun. Onunkisi. Eril onunki.

Sentence : Ceza vermek. Hüküm giydirmek. Mahkumiyet. Hükme bağlamak. Cümle. İlam. Cezaya çarptırmak. Karar. Tüzel karar. Bir fikri, bir duygu ve düşünceyi, bir oluş ve kılışı tam olarak bir yargı halinde anlatan kelime grubu. cümlenin varlığı için asgari şart bir çekimli fiil veya ek-fiilden oluşan yüklemdir: evin avlusuna, sırtında çuval kaplı yayvan torba, elinde bir ufacık iskemle ve uzun bir demir parçası, dağınık kıyafetli bir adam girdi (r. h. karay, eskici). muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur (m. k. atatürk, nutuk). türklük, beş yüz seneden beri istanbul’u ve boğaziçi’ni bütün beşeriyetin hayaline böyle nakşetti (y. kemal beyatlı aziz istanbul s. 183) vb. || cümleler yapılarına, yüklem türüne, yüklem yerine ve anlamlarına göre sınıflandırılır. yapılışlarına göre sınıflandırmada basit cümle, birleşik cümle, bağlı cümle, sıralı cümle; yüklemine göre isim cümlesi, fiil cümlesi; yüklemin yerine göre kurallı cümle, devrik cümle; anlamına göre olumlu cümle, olumsuz cümle ve soru cümlesi türüne ayrılır. bunlara bk.

 

Served his sentence : Cezasını tamamlamış. Cezasını çekmiş.

İngilizce Served out his sentence Türkçe anlamı, Served out his sentence eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Served out his sentence ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Served his sentence : Cezasını çekmiş.

Scourged : Kırbaçlamak. Cezalandırmak. Kamçılanmış. Kamçılamak. Zarar vermek. Kırbaçlanmış. Başına bela olmak.

Chastened : Sitem edilen. Azarlanan. İhtar edilmiş. Azarlanmış. Paylanan. Kulağı çekilmiş.

Punished : Dövmek. Ceza almış. Cezalandırmak. Hırpalamak. Azarlamak. Silip süpürmek. Cezalı. Yalayıp yutmak. Dayak atmak.