Set apart türkçesi Set apart nedir

Set apart ile ilgili cümleler

English: The red chair was set apart. It was special.
Turkish: Kırmızı sandalye ayrıldı. O özeldi.

Set apart ingilizcede ne demek, Set apart nerede nasıl kullanılır?

Set : Dönem. Oturtmak. Sonucu belirtmede birim olan 15 sayılık bölüm. Kararlı. Öbek. İnatçı. Ayarlamak. Kalkan. Belirli. Dekor kurmak.

Apart : Bir tarafa. Parçalar halinde. Ayrılmış. Bağsız. Düşünce olarak farklı. Birbirinden ayrı. Bölüm bölüm. Ayrı olarak. Uyuşmayan. Bir yanda.

Set a boat afloat : Tekneyi yüzdürmek.

Set a broken bone : Kırık bir kemiği yerine yerleştirmek. Kırık bir kemiği uygun yerine yerleştirmek.

Set a clock : Saati doğru zamana ayarlamak. Saati ayarlamak.

Set a good example : Ders olmak. İbret olmak. Örnek oluşturmak. İyi örnek olmak.

Set a date : Bir tarih belirlemek.

İngilizce Set apart Türkçe anlamı, Set apart eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Set apart ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Consecrates : Vakfetmek. Adak adamak. Kutsal sayılmak. Takdis etmek. Adamak. Vermek (dini bir törenle belirli bir unvan). Hasretmek. Kutsallaştırmak. Kutsamak.

 

Distinguish : Ayırt etmek. Tanımak. Farketmek. Farkı görmek. Kendini göstermek. Ayrım yapmak. Fark etmek. Seçmek. Anlamak. Sivriltmek.

Dissociates : Ayrışmak. Birbirinden ayrılmak. Çözünmeye uğramak. Ayrıştırmak. Ayrı olarak düşünmek. Çözüşmek.

Dissociate : Çözüşmek. Ayrışmak. Birbirinden ayrılmak. Ayrı olarak düşünmek. Ayrıştırmak. Çözünmeye uğramak.

Collect : İstif etmek. Ödemeli. Dermek. Toplamak. Dercetmek. Toparlamak. Anlamak. Tahsil etmek. Uğrayıp almak.

Except : Haricinde. Hariç tutmak. İtiraz etmek. Dışlamak. -den başka. Dışında tutmak. Hariç. Saymamak.

Accounter : Belirlemek. Atfetmek. Atamak.

Set aside : Saklamak. Reddetmek. Feshetmek. Arka plana atmak. Bertaraf etmek. Bir tarafa bırakmak. Kaldırmak.

Derived : Çekilmiş. Çıkarılmış. Elde edilmiş. Türetilmiş (gramer). Türev. Türetilmiş. Ad veya fiil kök ve gövdelerinden yapım ekleriyle kurulmuş fiil: göz / göz + le-, gözle-m+le-, göz + le-n-, yaş / yeş-er-, gök /göğ-er, iyi / iyi + le-ş-, yürü- / yürü-t-, al- /al-ın-, gül- /gül-üş-, sar- / sar-ıl- vb. Çekimlenmiş. Türemiş fiil.

Accumulates : Çoğalmak. Yığılmak. Toplamak. Yığmak. Toplanmak. Birikmek.

Set apart synonyms : set off, discriminate, accumulating, cumulate, discrete, collect in, appropriate, allowing, individualized, amassing, backed up, apportions, asunder, build up, individualize, allocating, discriminated, dedicated, lay off, consecrating, badly torn, cumulates, drift, put by, allocates, assigned, individualizes, allows, allots, amasses, allocated, cumulated, collects.