Set by türkçesi Set by nedir

Set by ile ilgili cümleler

English: Ali was upset by the situation.
Turkish: Ali durumdan dolayı üzüldü.

English: Ali wasn't upset by what Mary said.
Turkish: Ali Mary'nin söylediği şeyden üzgün değildi.

English: Ali wasn't upset by what Mary did.
Turkish: Ali Mary'nin yaptığına üzülmedi.

English: I was upset by the news of the traffic accident.
Turkish: Trafik kazası haberine üzüldüm.

Set by ingilizcede ne demek, Set by nerede nasıl kullanılır?

Set : Koyulaştırmak. Önce taslakta, sonra da makette hazırlanan dekoru sahne üzerinde gerçekleştirmek. İç dekoru. Kalkan. Etkilemek. Bir takımyıldızın adı. Takım. Belirli. Yapmacık. Dediğim dedik.

By : -e bakarak. Kadar. İkincil. Geçecek biçimde. Eve. Evde. Geçip. Yan. Yakın. Tali.

Set by the compass : Pozisyonuna pusula kullanarak karar vermek. Pusula ile tespit etmek.

Set by the ears : Aralarını bozmak.

Set a boat afloat : Tekneyi yüzdürmek.

Set a clock : Saati ayarlamak. Saati doğru zamana ayarlamak.

Set a broken bone : Kırık bir kemiği uygun yerine yerleştirmek. Kırık bir kemiği yerine yerleştirmek.

İngilizce Set by Türkçe anlamı, Set by eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Set by ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Confecting : İmal etmek. İnşa etmek. Malzemelerden hazırlamak. Bileşik. Malzemeleri kullanarak hazırlamak. Kurmak. Oluşturmak.

Concoct : Uydurmak. Yapmak. Birbirine karıştırıp hazırlamak. Uydurmak (hikaye veya yalan). Tertip etmek. Bir şeyler karıştırmak veya kaynatmak. Kafadan atmak. Karıştırmak. Birbirine karıştırarak hazırlamak.

Appraise : Kıymet takdir etmek. Takdir biçmek. Değer takdir etmek. Fiyat saptamak. Paha biçmek. Değerlendirmek. Değer tespit etmek.

Concocts : Yapmak. Birbirine karıştırarak hazırlamak. Uydurmak. Uydurmak (hikaye veya yalan). Uyduruvermek. Kafadan atmak. Tertip etmek. Karıştırmak. Bir şeyler karıştırmak veya kaynatmak.

Accustom : Alıştırmak.

Assesses : Para cezası vermek. Tayin etmek (para miktarını). Değerini biçmek. İncelemek. Tahakkuk ettirmek. Değerlendirme yapmak. Belirlemek. Talep etmek (bir miktar para). Değerini bilmek.

Coaches : Araba ile gezmek. Eğitmek. Özel hocalık yapmak. Özel ders vermek. Yetiştirmek. Antrenman yaptırmak. Yolcu vagonları.

Estimates : Hüküm vermek. Ölçüler. Hesaplamalar. Tahmin etmek. Biçmek. Hesaplar. Kestirmek. Takdir etmek.

Brew : Demlendirmek. Hazırlamak (kötü bir plan). Bira yapmak. Mayalamak (içki). Olmak. Demlemek. Demlenmek. Hazır olmak. Patlamak üzere olmak.

Set by synonyms : collect in, affeer, accumulates, amass, accumulating, brace, amassing, amasses, appraises, concocted, appreciated, accustoms, build up, collect, put by, cumulate, concocting, collects, appreciates, cater for, apprize, assess, cumulated, coach, arranges, drift, apprized, backed up, coached, appraising, confect, cumulates, estimate.