Setting free türkçesi Setting free nedir
Setting free ingilizcede ne demek, Setting free nerede nasıl kullanılır?
Setting : Oyun konusunun geçtiği yeri, çevreyi ve atmosferi biçim, kalıp, renk ve ışıklama ile canlandıran tamamlanmış yapım. Yuva ve tırnakları (mücevher için). Kurma. Uzay, tiyatro alanlarında kullanılır. Sertleşme (çimento vb.). Bileme. Dekor. Ortam. Testere diş çaprazını ayarlama. Yuva.
Free : Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Asalak olmayan, beslenme yönünden bağımsız, kendibeslek olan. Ücretsiz. Bağımsız. Beleş. Hiçbir biçimde herhangi bir koşula bağlı olmayan, özgür olan. Serbest. Rahatlatmak. Serbestçe. Parasız.
Setting a legal precedent : Hukuki bir içtahat yapma. Gelecekteki kurallar veya kararlar için temel oluşturan hukuki kural veya karar.
Setting a precedent : Yeni bir yol tanımlama. Yenilikçi mahkeme kararı. İçtahat yapma.
Setting aside : Paylaştırma. Sarfınazar. Kenara koyma. Hisselere ayırma. Bir kenara koyma. Vazgeçme. Ayırma. Çekilme. Bölüştürme. Tahsis etme.
Setting complex : Çeşitli altöğelerin örgütlenmesiyle oluşan işlevsel birlik. Örüntü.
İngilizce Setting free Türkçe anlamı, Setting free eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Setting free ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Discharging : İşten atmak. Terhis etmek. İltihap çıkmak. Yastık altında tutulan paraların yeniden dolaşıma sokulması. İşten çıkarmak. Muaf tutmak. Boşaltılıyor. Deşarj etmek. Atmak.
Franchisement : Serbest kama. Azat etme. Özgürlük.
Evacuation : İfraz. Dışarı atma. Boşaltma. Alma (insanları bir yerden). Kaka. Kimi koşulların varlığı durumunda, bir tutmanlık sözleşmesi sona ermeden, ama genellikle tutmanlık sözleşmesinin süresinin bitiminde, konut iyesinin başvurusu üzerine, yönetim ve yargı orunlarınca, tutmanın oturtmakta olduğu yapıyı bırakmaya zorlanması. Boşaltma (bağırsakları). Boşaltım. Pislik.
Emancipation : Özgürlük. Özgürlüğüne kavuşturma. Özgür kılma. Azat etme. Serbest bırakma. Özgürlüğüne kavuşma. Kurtulma. Özgürleşme. Eşit haklar verme. Kurtuluş.
Letting go : Funda etme.
Affranchisement : Kurtarma. Serbest bırakma. Hak tanıma. Belirli haklar verme (özellikle oy verme hakkı). Azat etme.
Disengagement : Sıyırma. İlişkinin kesilmesi. Bağlarını koparma. Bağlantı kesilmesi. Kopuş. Bırakma. Serbest kalma. Çözülme. Savaşa son vermek.
Enfranchising : Serbest bırakmak. Oy hakkı vermek. Serbest bırakma. Azat etme. Azat etmek. Sorumluluktan kurtarmak. İmtiyaz verme. Vatandaşlığa kabul etme. Ayrıcalık tanıma.
Liberations : Özgürleşim. Serbest bırakılma. Özgürlük. Serbest kalma. Azat etme. Kurtuluş. Kurtarma. Özgürleşme. Açığa çıkma.
Release : Yapımcılar ile oynatımcılar arasında aracılık yapan, oynatımcılara kiralamak üzere bir filmin dağıtım hakkını belirli bir süre için yapımcıdan satın alarak çalışan sinema işleyimi kolu. filmin yapımcıdan alınarak oynatımcıya kiralanması işi. Yay. Satışa çıkarmak. Dağıtım. Sürmek. Sürüm. Kurtuluş. Vazgeçme. Serbest bırakmak. Bilgisayar, bilişim, hukuk, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Setting free synonyms : dismissal, enfranchisements, releasement, enfranchisement, extrications, disengagements, letting free, liberation, emancipations, extrication, releases, dismissals, disembarkment.

Bu kısımda Setting free kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Setting free ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Setting free anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Setting free ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.