Shallows türkçesi Shallows nedir

Shallows ile ilgili cümleler

English: Ali went splashing through the shallows.
Turkish: Ali sığ yerlerde su sıçratmaya gitti.

Shallows ingilizcede ne demek, Shallows nerede nasıl kullanılır?

Shallow acetabulum : Kalça eklemi displazisi. Yüzlek asetabulum.

Shallow brained : Kuş beyinli.

Shallow focus : Sığ deprem ocağı. 60 km. ye inebilen derinliklerdeki deprem ocağı.

Shallow hardened : Sığ sertleşme.

Shallow hardened steel : Sığ sertleşmiş çelik.

Shallow ploughing : Yüzeysel pullukla işleme.

Shallowest : Derin olmayan. Sığ. En sığ. Üstünkörü. Yüzeysel. Üstünkörü olan.

Become shallow : Sığlaşmak.

Shallow waters : Derin olmayan sular. Sığ sular.

Shallowed : Derin olmayan. Sığ. Üstünkörü olarak. Yüzeysel.

İngilizce Shallows Türkçe anlamı, Shallows eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Shallows ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ankle deep : Ayak bileklerine ulaşan. Bileğine kadar. Ayak bileklerine yaklaşan (veya dizlerine).

Shoals : Sürü. Balık sürüsü. Sığ yer. Bilinmeyen güçlük. Kalabalık. Tehlike. İndiana eyaletinde yerleşim yeri.

Neritic : Sığdeniz. Neritik.

Deepness : Karanlık. Derinlik. Çalgı öz yankısının kişide oluşturduğu his. Akıllılık. Koyuluk. Zeka. Enginlik. Boğukluk.

 

Depthless : Derinliksiz. Ölçülemez derinlikte. Derinliği olmayan. Kapsamsız.

Shallow : Dar. Basit. Sığ yer. Üstünkörü. Derin olmayan. Yüzeysel. Sığlaşmak. Derine inmeyen.

Get down : İnmek. Alçalmak. Bozum olmak. Aşağıya indirmek. Kaydetmek. Yazmak. -den inmek. Salıvermek (özellikle dans ederken, müzik çalarken, şarkı söylerken, vs.). Yemek sırasında sofradan kalkmak. Düşmek.

Superficial : Yarım yamalak. Maden. Esaslı olmayan. Yüzeysel. Dış. Yüzeyde olan. İki boyutlu. Süfli. Ayrıntısız.

Sandbank : Kumsal. Kumla. Deniz veya akarsu içinde sığlık oluşturan kum yığını. Kumsal sığlık.

Shallows synonyms : shoaly, have, ingest, shelfy, groundling, sandbanks, facileness, sand bar, shallowness, tongue of land, shallower, fordable, reefy, shallowing, bolt, shelf, shoal, consume, shelvy, sandbar, depth, shallowed, shallowest, take in, take, groundlings, knee deep, sandbars.

Shallows zıt anlamlı kelimeler, Shallows kelime anlamı

Abstain : Kaçınmak. Uzak durmak. Oy vermemek. İçkiden uzak durmak. Çekinmek. Perhiz etmek. Perhiz yapmak. Çekimser olmak. Geri durmak. İçki içmemek.

Deep : Yoğun. Derinlik. Aşırı. Deniz. Dalgın. Karmaşık. Karanlık. Tok (ses). Dip.