Shame türkçesi Shame nedir

  • Tecavüz etmek.
  • Yazık etmek.
  • Şanssızlık.
  • Utanma.
  • Ayıp etmek.
  • Namusunu kirletmek.
  • Leke.
  • Birini utandırarak bir şey yapmaya mecbur etmek.
  • Utandırmak.
  • Kusur.
  • Utanılacak şey.
  • Ayıp.
  • Şerefsizlik.
  • Biçimlemek.
  • Hukuk dilinde alım ve satıma konu olan malın istenmeyen özelliği, kusur.
  • Utanç.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Mahçup etmek.
  • Yazık.
  • Hayvanın verim yeteneğinin zayıflaması veya yaşam gücünün azalması. genetik anormalliklere neden olan allel. ayıp.

Shame ile ilgili cümleler

English: I think it's a shame that some foreign language teachers were able to graduate from college without ever having studied with a native speaker.
Turkish: Sanırım bazı yabancı dil öğretmenlerinin bir yerli konuşucu ile çalışmadan üniversitelerden mezun olmaları bir ayıptır.

English: It's a real shame that Tom can't be here today.
Turkish: Tom'un bugün burada olamaması gerçek bir utançtır.

English: It would be a shame to let all this food go to waste.
Turkish: Tüm bu yiyeceklerin boşa gitmesine izin vermek utanç olurdu.

English: His shame prevented him from doing that.
Turkish: Onun utancı onu yapmasını engelledi.

English: It'd be a shame for this food to go to waste.
Turkish: Bu yiyeceğin boşa gitmesi bir utanç olurdu.

Shame ingilizcede ne demek, Shame nerede nasıl kullanılır?

 

Shame dividend : Gerçek bir gelir niteliğinde olmayan ve dengelemde işletme kaynaklarıyla ilişkili görülmeyen kazanç. Gerçek olmayan kazanç. Gerçek olmayan kar payı.

Shame on you : Gözüne dizine dursun. Ayıp. Yazıklar olsun sana. Ayıp sana!. Yazıklar olsun. Utan. Yazık sana. Ayıp sana. Yazıklar olsun (sana).

Shame the devil : Şeytanı utandırmak. Şeytanı şaşırtmak.

Bring shame on : Rezil etmek. -'u utandırmak. -'un rezil olmasına neden olmak.

Cry shame upon : Yuhlamak. Karşı protesto etmek.

False shame : Yalandan utanç.

Sense of shame : Utanma hissi. Utanma duygusu.

Feel shame : Utanca maruz kalmak. Utanmak. Mahçup olmak. Utanç duymak. Utanç hissetmek.

Feel shame at : Utanç duymak. Utanmak.

Put to shame : Utandıracak derecede üstün olmak. Bozmak. Bozum etmek.

İngilizce Shame Türkçe anlamı, Shame eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Shame ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Discreditable : Onur kırıcı. Yüz kızartıcı. Utanılacak. Küçük düşürücü. Utanç verici.

Abashes : Gururunu incitmek. Bozmak.

Feeling ashamed : Utanmış hissetme. Küçük düşmüş hissetme. Utangaç hissetme.

Defectiveness : Kusurluluk. Noksanlık. Bozukluk. Özürlülük. Eksiklik. Sakatlık.

Ignominies : Düşüş. Rezalet. Alçaklık. Umumi nefret. Yüz karası. Rezillik. Kepazelik. Namussuzluk.

Defects : Kusurlar. Problemli haller. Arıza. Eksiklik. Sakatlık. Noksan. Kapak arızası. Bozukluk. Özür.

Formalizes : Resmiyet kazanmak. Resmiyete dökmek. Resmiyet kazandırmak. Biçimlendirmek. Biçim vermek. Şekillendirmek. Resmi hale getirmek. Şekil vermek. Resmileştirmek.

 

Bring into contempt : Küçük düşürmek. Mahcup etmek. Aşağılamak. Hor görmek.

Shamefulness : Rezillik. Uygunsuzluk. Ahlaksızlık. Alçaklık.

Aggressed : Taarruz etmek. Hücum etmek. Saldırmak.

Shame synonyms : blotches, soil, odium, scandalizes, culpability, overwhelmed, sculduggery, self hatred, pudicity, deceptions, caddishness, overwhelms, scandalized, ashame, formalized, attack, self disgust, hard lines, disrespectfulness, abdominal fat necrosis, bad fortune, bashfulness, modesties, overwhelm, alas, compunction, scandalize, abamectin, confounding, disgraceful, chagrins, abashing, modesty.

Shame zıt anlamlı kelimeler, Shame kelime anlamı

Honor : Saygı göstermek. Namus. Onurlandırmak. Onur vermek. Kabul etmek (çek). Bkz.honour. -e şeref vermek. Hüsnü kabul göstermek. Onur. Onur nişanı vermek.

Shame ingilizce tanımı, definition of Shame

Shame kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To make ashamed. To put to shame. To excite in (a person) a comsciousness of guilt or impropriety, or of conduct derogatory to reputation. To feel shame. To be ashamed. A painful sensation excited by a consciousness of guilt or impropriety, or of having done something which injures reputation, or of the exposure of that which nature or modesty prompts us to conceal.