Shepherd türkçesi Shepherd nedir

  • Rehber olarak birini getirmek veya götürmek.
  • Önderlik etmek.
  • Önder.
  • Kılavuz.
  • Refakatçi olarak birini getirmek veya götürmek.
  • Kılavuzluk etmek.
  • Gütmek.
  • Yol göstermek.
  • Hristiyanlık aleminde eskiden şifacı keşişlere verilen ad.
  • Birine refakat etmek.
  • Davar gütmek.
  • Çobanlık etmek.
  • -e götürmek.
  • Çoban.

Shepherd ile ilgili cümleler

English: The shepherd is tending his flock.
Turkish: Çoban sürüsünü otlatıyor.

English: The German Shepherd was limping down the street.
Turkish: Alman çoban caddeden aşağıya doğru aksayarak yürüyordu.

English: It took me a lot less time to housebreak my German shepherd than it took to housebreak my other dog.
Turkish: Alman çoban köpeğimi terbiye etmek diğer köpeğimi terbiye etmekten çok daha az zamanımı aldı.

English: I cannot bleat like a sheep. I'm a shepherd dog.
Turkish: Ben bir koyun gibi meleyemem. Ben bir çoban köpeğiyim.

English: That was a shepherd.
Turkish: O bir çobandı.

Shepherd ingilizcede ne demek, Shepherd nerede nasıl kullanılır?

Shepherd boy : Koyunları büyüten ve otlatan genç çocuk. Çoban çocuk.

Shepherd dog : Çoban köpeği. Kangal köpeği. Bekçi veya koruma köpeği olarak kullanılan çeşitli tipteki köpeklerin herbiri (ör. alman çoban köpekleri). Görevi sürüyü bir araya toplamak olan köpek.

 

Anatolian shepherd dog : Türkiye’de sivas ilinin kangal ilçesinden köken alan, orijini net olarak bilinmeyen fakat asurlular ve babiller döneminde yaşadığı ve 1 yüzyılda anadolu’ya geldiği düşünülen, yıllar boyu sürü güdümünde ve korunmasında kullanılmış, kafa yapısı iri ve önden bakıldığında aslanı andıran, ağız çevresi siyah renkli, tüyleri sert ve genelde fazla uzun olmayan, dip kısımdaki alt tüyleri kısa ve yoğun üst tüylerle desteklenen, rengi kirli beyaz, açık sarı, boz, kahverengi veya kırçıl renkte olabilen, göz etrafı siyah, kuyruğu yüksek, rahat durumda iken düşük ve kıvrık, dikkat kesildiğinde veya tehlike hissettiğinde sırt üzerinde kıvrık ve yüksek tutulan, cesur, hızlı, çevik, zeki ve önsezileri kuvvetli, sahibine aşırı bağlı, öğrenme yetileri çok güçlü ve kolay eğitilebilen, cesaretli, inanılmaz güçlü, gayet hızlı ve çevik, kurtboğan tek ırk olarak dünya literatürlerine geçmiş, doğada serbest iken başka bir köpek ırkıyla çiftleşmeyen, üstün özelliklerinden dolayı ırk vasıflarını korumuş ve saf kalmayı başarmış, en zor iklim ve çalışma koşullarında bile verilen görevi canı pahasına yerine getirecek kadar görevlerine sadık, bakım ve beslenme koşulları diğer köpek ırklarına göre daha basit ve ekonomik, anadolu’nun en çok aranan çoban köpeği olan, bekçi köpeği olarak da yetiştirilen köpek ırkı, anadolu çoban köpeği, çoban köpeği, anadolu karabaşı, karabaş. Kangal köpeği. Anadolu çoban köpeği.

Belgian shepherd dog : Belçika’dan köken alan, 1900’lü yılların başında tüy yapılarına ve renklerine göre malinese, tervueren, groenendael ve laekenois olmak üzere 4 gruba ayrılmış, günümüzde groenendael ve tervuren alt tipleri daha çok ev peti, leakonois ve malinois alt tipleri daha çok bekçi ve koruma köpeği olarak yetiştirilen köpek ırkı. Belçika çoban köpeği.

 

Between the shepherd and the wolf the lamb is lost : .

Shepherds : Birine refakat etmek. Yol göstermek. Hristiyanlık aleminde eskiden şifacı keşişlere verilen ad. Gütmek. Davar gütmek. Önderlik etmek. Çobanlık etmek. Çoban. Refakatçi olarak birini getirmek veya götürmek. Rehber olarak birini getirmek veya götürmek.

Shepherdesses : Kadın çoban. Çoban (kadın).

Shepherding : Önderlik etmek. Koyunların korunup gözetilmesi. Gütmek. Yol göstermek. Çobanlık etmek.

Shepherdess : Çoban (kadın). Kadın çoban. Çoban kız.

The shepherd : Yol göstermek. Birine refakat etmek. Rehber olarak birini getirmek veya götürmek. Hristiyanlık aleminde eskiden şifacı keşişlere verilen ad. Çobanlık etmek. Refakatçi olarak birini getirmek veya götürmek. Gütmek. Önderlik etmek. Çoban. Davar gütmek.

İngilizce Shepherd Türkçe anlamı, Shepherd eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Shepherd ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Apostle : Dönme. Havari. Lider. Bir hareketin lideri. Misyoner. İnanç ve öğütlerini yaymak için isa peygamberin görevlendirdiği 12 kişiden her biri. Apostol. Döneklik. Hz isa´nın on iki havarisinden biri.

Front : Cephelenmek. Cüret. Ön taraf. Cephe. Önle ilgili. Öndeki. -in karşısında olmak. Örtübaşı. Tavır.

Adviser : Danışman. Öğütçü. Müşavir. Danışman öğretmen. Bazı film ya da televizyon izlencelerinde, uzmanlık isteyen konularda bilgisine başvurulan kimse. Uzmanlığa dayanan özellikler üzerinde sonuçları etkileyen açıklamalar yapabilecek yeterlikte olan kişi. Akıl hocası. Rehber. Sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır.

Bellwethers : Çete başı. Çıngıraklı koç. Kösemen. Boynunda çan asılı olan koç.

Harbour : Sığınmak. Barındırmak. Demir atmak. Saklamak. Beslemek. Barınak. Yataklık etmek. Gemilerin yolcu indirip-bindirme, yükleme-boşaltma, bağlama ve beklemelerine elverişli yeterli su derinliğine sahip, teknik ve sosyal altyapı tesisleri, yönetim, destek, bakım-onarım ve depolama birimleri bulunan doğal veya yapay olarak rüzgar ve deniz tesirlerinden korunmuş kıyı yapıları. Korumak.

Guides : Rehberlik etmek. Kılavuzlara. Götürmek. Öncülük etmek. Sevketmek. İdare etmek. Yönlendirmek. Kılavuzlar.

Bucolic : Çobanlıkla ilgili. Köylü olan. Kır hayatıyla ilgili. Çobanlara ait. Köylü gibi. Çobanlama. Pastoral. Kır hayatına dair. Çiftçi.

Pilot : Yedek. Deneme. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Deneme yayını. Kontrol. Pilotluk yapmak. Kullanmak. Kullanmak (uçak). Pilot. Ayarlayıcı.

Commander : Kumanda aleti. Deniz binbaşısı. Şef. Baş. Deniz yarbayı. Amir. Kumandan. Komutan. Başbuğ. Tarikat şefi.

Shepherd synonyms : pioneers, pioneer, herdmen, harboured, give somebody a lead, direct, agister, cherish, drover, cherishing, beacon, shepherded, captains, beaconed, bellwether, herd, baedeker, instructs, blueprints, shepherding, harbours, mentor, shepherds, sheepherder, herders, guidances, herdsman, companion, cherishes, guard, bushing, lead the way, cowman.

Shepherd zıt anlamlı kelimeler, Shepherd kelime anlamı

Layman : Laik kimse. Bir mesleğin yabancısı. Meslekten olmayan. Meslekten olmayan kimse. Ruhani sınıftan olmayan kimse. Hukukçu olmayan kimseler. Avukatlık mesleğine mensup olmayanlar. Rahip olmayan kimse. Laik. Ruhban sınıfından olmayan kimse.

Shepherd ingilizce tanımı, definition of Shepherd

Shepherd kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To guard, herd, lead, or drive, as a shepherd. To tend as a shepherd. A man employed in tending, feeding, and guarding sheep, esp. a flock grazing at large.