Sherifs türkçesi Sherifs nedir

Sherifs ingilizcede ne demek, Sherifs nerede nasıl kullanılır?

Sherif : Şerif.

Sheriff : Kraliçeyi temsil eden yönetici. Şerif. Kasaba polis şefi. Şerif bir polis amiri. Seçimle gelen sınırlı yetkili yönetici.

Sheriffalty : Şeriflik. Şerifin ofisi. Şerifin bölgesi.

Sheriffcies : Şerifin ofisi. Şerifin bölgesi.

Sheriffdom : Şeriflik. Şerifin ofisi. Şerifin bölgesi.

Undersheriff : Şerif yardımcısı. Vekil şerif.

Coshering : Şımartmak.

Fisheries : Balık tutulan yer. Su ürünleri. Balıkçılık. Balıkçılık bilgisi.

Commercial fisheries : Gelir sağlamak amacıyla yapılan su ürünleri üretimi ve avcılığı. Ticari balıkçılık.

Coastal fisheries : Kıyı balıkçılığı. Kıyıdan yapılan veya kıyıdan fazla uzaklaşmadan bir gün içerisinde avlanılıp limana dönülme biçiminde yapılan, gidiş geliş süreleri dahil avcılığın başlamasından bitimine kadar geçen süre iki haftayı geçmeyen, avını normal olarak taze, zaman zaman da buzlanmış durumda pazara aktaran balık avcılığı.

İngilizce Sherifs Türkçe anlamı, Sherifs eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sherifs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Line : Kaplamak. Sürütme oltaları. Satır. Çizgi. Astarlamak. Sıralamak. İki uzak nokta arasında veri iletişim ortamı sağlayan herhangi bir bağlantı. Oyun alanını bölen, sınırlayan, belirleyen boyadan şerit. Oyun alanını sınırlamak, belirli ölçü ve bölgeleri göstermek amacıyla yapılan ayırıcı doğru. (genellikle kireçli su ile çizilir.). Çizmek.

 

Stations : Görevlendirmek. Atamak. Yerleştirmek. Tayin etmek.

Blizzard : Kar fırtınası. Tipi. Aşırı bolluk.

Rash : Silsile. İsilik. Kaşıntı. Atak. Düşüncesiz. Kızarıklık. Döküntü. Tedbirsiz. Gözükara. Sabırsız.

Course : Akış. Pist. Sıralama. Kur. Köpeklerle kovalamak. Dökülmek. Kurs. Seyir. Tabak. Rota.

Succession : Birbirini izleme. Zincir. Ardıllık. Veraset. Silsile. Halefiyet. Bir yerleşim yerindeki nüfusun, düşün, uygulayım ve yaşam biçimleriyle ilgili niteliklerinin yerini, yenilerinin alması. Yerini alma. Art arta gelme. Dizi.

Tetralogy : Dört oyunluk seri. Dört belirtinin oluşturduğu hastalık veya sendrom, tetraloji. Dörtlü seri. Dörtleme. Antik tiyatroda oyun yazarının yarışmaya katılmak için yazmak zorunda olduğu üç tragedya ve bir satır oyunun tümüne verilen ad. bir konunun dört ayrı aşamasını izleyen dört ayrı oyunun tümüne verilen ad. örn. aiskhylös: "öresti" ve hauptmann' "ıphigenia" dörtlemesi. Antik tiyatroda yazarın yarışmaya katılmak için yazmak zorunda olduğu üç tragedya ile bir satir oyununun tümüne verilen ad. bir öykünün dört evresini içeren dört oyunun tümü. Tiyatro, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tetraloji.

Wave train : Dalga katarı. Titreşen bir cismin bir ortam içine saldığı ardışık dalga dizisi.

Program : Çizeylemleme. Yapım. Programlama. Bir tiyatronun oynadığı oyunları, rol dağılımını, yazarları ve başka bilgileri veren, bazen tiyatro üzerine çeşitli yazıları kapsayan gösteri dergisi. Düzen. Programlamak. Belli bir çalışmanın amacını, bölümlerini, yöntemini ve süresini gösteren plan. Gösteri. İzlence dergisi. Planlamak.

 

Sherifs synonyms : patterned advance, electromotive series, lanthanide series, helium group, electrochemical series, stations of the cross, shereef, serial, actinide series, sheriffs, chain, programme, sherif, sequence, hierarchy, installment, order, ordering, concatenation, soap opera, string, nexus, instalment, progression, ordination, cordon, episode, broadcast, electromotive force series, cycle, train, sheriff.

Sherifs zıt anlamlı kelimeler, Sherifs kelime anlamı

Divergency : Sapma. Fark. Fikir ayrılığı. Iraksama. I.protein ya da nükleotit dizilişindeki sapmalar. aynı kökenli organizmaların çeşitli etkiler sonucu farklı görünüşte olmaları. 3.aynı türden ilgili gen ya da proteinlerin ayrılması. Uyuşmazlık. Sapma ayrılma. Birbirlerinden ayrılmış ve uzaklaşmış. Uzaklaşma.

Convergence : Yöndeşme. Bir dizinin ilk n teriminin toplamının, n sonsuza giderken sonlu bir ereye yaklaşması. bir ışıksal dizgenin odak uzaklığının tersi. Çeşitli gruplara ait organizmalarda benzer karakterlerin gelişmesi durumu. Konvergens. Tutum ya da kanıların birbirine yaklaşması, bk. ıraklaşma. Yakınsama. Kavuşma. Yakınsaklık. Bilgisayar, biyoloji, ekonomi, fizik, madencilik alanlarında kullanılır. Yaklaşım.

Convergency : Yakınlaşma. Eğrilme. Kavuşma. Yakınsama.

Sherifs antonyms : unconnectedness, divergence.