Şerif nedir, Şerif ne demek

Şerif; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır. kökeni arapça, ingilizce dillerine dayanır.

  • Kutsal, şerefli.
  • Amerika Birleşik Devletleri'nde seçimle işbaşına gelen, hukuki yetkisi sınırlı olan yönetici.
  • Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin'in soyundan olan kimse.
  • Soylu, temiz
  • Büyük Britanya'da kendi bölgesi içinde kralı temsil eden, yasalara saygı gösterilmesini sağlamakla görevli yönetici.

Yerel Türkçe anlamı:

Ulu, yüce

Şerif isminin anlamı, Şerif ne demek:

Erkek ismi olarak; Şerefli, kutsal. Soylu, temiz. Hz. Hasan’ın soyundan gelenlere verilen unvan.

Şerif hakkında bilgiler

Şerif (İngilizce: sheriff), İngilizce konuşan bazı ülkelerde politik veya kanuni bir makam.

Şerif kelimesi Türkçeye İngilizceden geçmiştir. Bu sözcüğün İslam'daki "şerif" kavramı ise Arapça kökenlidir.

İngilizce "sheriff" sözcüğünün kökeni Eski İngilizce scir (shire) ve gerefa (idarî amir) sözcüklerine dayanır. Scirgerefa, Orta Çağ İngiltere'sinde kral adına, bir shire'ı idare eden görevliye verilen isimdi.

Amerika Birleşik Devletleri'nde şerif, bazı kasabalarda kanunların uygulanmasından sorumlu, polis müdürü ya da jandarma komutanı benzeri, en yüksek resmi görevlidir. Çoğu bölgede seçimle iş başına gelir. Seçimle iş başına geçen güvenlik amiri uygulaması ABD'ye has bir uygulamadır. Şerif'in ofisinde görevli diğer memurlara da polis değil, "şerif yardımcısı" denir.

 

Şerif ile ilgili Cümleler

  • Ben yeni şerif olacağım.
  • O yaşlı avcı, şerifi tanıyor.
  • Şerif, kasabada düzen tesis etti.
  • Kimisi "günaydın" der, kimisi "sabah-ı şerifleriniz hayrolsun" der.
  • Sen şerif misin?
  • Şerif Tom'a gün batımına kadar şehir dışında olmasını söyledi.
  • Ali şerifti.
  • Ali bir bölge şerifiydi.
  • Gününde gerçek bir yürek hoplatan olan, Omar Şerif 83 yaşında öldü.

Şerif kısaca anlamı, tanımı:

Bölge : Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka. Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye.

Kral : Herhangi bir alanda başkalarından üstün, başarılı olan kimse. En yüksek devlet otoritesini, bütün devlet başkanlığı yetkilerini kalıtım veya soylularca seçilme yoluyla elinde bulunduran kimse. Çok başarılı ve zengin iş adamı. Üstün, çok iyi.

Görevli : Resmî görevi olan kimse, memur. Görevi olan, vazifeli.

Amerika : Dünya üzerinde yer alan bir kıta.

Birleşik : Bir araya gelmiş, birleşmiş olan, müttehit.

Devlet : Büyüklük, mevki. Bu tüzel varlığın yönetim organları. Toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlık. Mutluluk. Talih.

Seçim : Kanunlar, yönetmelikler uyarınca bir veya daha çok aday arasından belli birini veya birkaçını seçme, intihap. Seçme işi.

 

Mushaf-ı şerif : Kur'an.

Kutsal : Tanrı'ya adanmış olan, tanrısal olan. Güçlü bir dinî saygı uyandıran veya uyandırması gereken, kutsi, mukaddes. Bozulmaması, dokunulmaması, karşı çıkılmaması gereken, üstüne titrenilen. Tapınılacak veya yolunda can verilecek derecede sevilen, kutsi, mukaddes, lahut.

Şerefli : Onurlu.

Soylu : Saygı uyandıran, yücelik taşıyan. İyi tanınmış, köklü bir aileden gelen (kimse), necip, kişizade, asil. Soyu iyi nitelikli olan, iyi cins soydan gelen (at vb.). Doğuştan veya hükümdar buyruğuyla, bazı ayrıcalıklara sahip olan ve özel unvanlar taşıyan (kimse), asaletli, asil, kerim.

Hasa : Patiska.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Büyük : Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Üstün niteliği olan. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Önemli. Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Büyük abdest. Niceliği çok olan. Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı.

Temsil : Özümleme. Söz gelişi. Oyun. Birinin veya bir topluluğun adına davranma.

İngilizce : Bu dille yazılmış olan. Hint-Avrupa dil ailesinden, İngiltere'de, biraz farklı biçimiyle Amerika Birleşik Devletleri, Kanada, Avustralya ve İngiliz uygarlığını benimsemiş olan ülkelerde kullanılan dil, İngiliz İngilizcesi.

Temiz : Ahlakça lekesiz, necip, nezih. Kirli, lekeli, pis, bulaşık olmayan, arı, pak, münezzeh, hijyen, hijyenik. Sabıkasız. Kirli, lekeli, bulaşık olmayan bir biçimde. Özenle yapılmış. Çok az kullanılmış veya hiç kullanılmamış olan, özrü olmayan.

Diğer dillerde Şerif anlamı nedir?

İngilizce'de Şerif ne demek? : [Serif] n. sheriff, sherif, shereef

Fransızca'da Şerif : shérif [le]

Almanca'da Şerif : n. Abkomme, Abkömmling, Nachkomme, Sheriff

Rusça'da Şerif : n. шериф (M)