Sherman act türkçesi Sherman act nedir

  • Sherman yasası.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Abd’deki iç savaştan sonra yaygınlaşan şirketler arası birleşme, ele geçirme ve tröst oluşturma hareketlerini önlemeye yönelik olarak hazırlanan, rekabeti sınırlayan veya önleyen tüm anlaşmaları yasaklamak amacıyla 1890 yılında çıkarılan ilk tekelleşme karşıtı yasa. krş. clayton yasası.

Sherman act ingilizcede ne demek, Sherman act nerede nasıl kullanılır?

Act : Görevini yapmak. Oyuncunun çeşitli ses, el, kol, mimik anlatmalariyle bir kişiyi canlandırması ya da göstermesi. bir tiyatro yapıtındaki belli bir karakteri canlandırmak ya da bir tipi göstermek. Özdeğin sonsuz türlerinden bir ya da birkaçının, başkalarında uyandırdığı her türlü iz ve iz bırakma eylemi. nedensellik,bağlantısı içinde bir nedenin sonucu. Yapmak. Etki. Edim. Rol yapmak. Oyuncunun gerekli ses uygulayımı ve gövde hareketleri ile bir oyun kişisini canlandırması ya da göstermesi. Oynamak. Hareket etmek.

Sherman anti trust act : Sherman yasası. Abd’deki iç savaştan sonra yaygınlaşan şirketler arası birleşme, ele geçirme ve tröst oluşturma hareketlerini önlemeye yönelik olarak hazırlanan, rekabeti sınırlayan veya önleyen tüm anlaşmaları yasaklamak amacıyla 1890 yılında çıkarılan ilk tekelleşme karşıtı yasa. krş. clayton yasası.

 

Ability to act : Rol becerisi. Rol kabiliyeti. Rol yeteneği.

Abreact : Bir duyguyu dışa vurup rahatlamak. Duyguyu dışa vurmak. Dışa vurup rahatlamak. Bastırılmış duyguyu dışa vurmak.

Absolute fact : Salt gerçek.

Abstract : Soyutlamak. Heykel. Usavurma ya da çıkarsama yoluyla geçerlik kazanan kavramsal nesne. bk. somut. Soyut. Özetlemek. Almak. Soyutlama yapmak. Kafasını meşgul etmek. Ayırmak. Özet çıkarmak.

İngilizce Sherman act Türkçe anlamı, Sherman act eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sherman act ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

 

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

Sherman act synonyms : sherman anti trust act, a shift in supply, a group shares, a change in demand, a pass through certificate, ability to pay approach, ability rent.