Shimmies türkçesi Shimmies nedir

  • Yalpa yapmak.
  • Titremek.
  • Şimi dansı yapmak.
  • Üşüyen balıkların hareketsiz yan yana durmaları.
  • Yalpalamak.

Shimmies ingilizcede ne demek, Shimmies nerede nasıl kullanılır?

Shimmied : Yalpa yapmak. Titremek. Şimi dansı yapmak. Yalpalayan. Yalpalamak.

Shimming : Pullama. (işlemlerden) küsurat aşırma. Simleme. Ayar pulu takma. (işlemlerden) küsurat tırtıklama.

Shimmed : Simlenmiş. Pullu. Ayar pullu.

Shimmer : Yumuşak ve titrek bir ışıkla parıldamak. Titrek ışıkla parıldamak. Titrek ışık. Pırıl pırıl olmak. Pırıltı. Aralık bileziği. Şim. Pırıldamak. Ayar sacı. Parıltı.

Shimmered : Parıltı. Parıldamak. Şim. Pırıldamak. Pırıl pırıl olmak. Yumuşak ve titrek bir ışıkla parıldamak. Ayar sacı. Ayar pulu. Pırıltı. Aralık bileziği.

Hashimoto : Japonya'da bir şehir. Soyadı.

The nihon keizai shimbun : Dünyanın en büyük çok satan günlük iş gazetesi (nihon keizai shimbun, ınc. tarafından üretilen).

Shimmers : Pırıltı. Ayar sacı. Ayar pulu. Pırıldamak. Parıltı. Pırıl pırıl olmak. Şim. Aralık bileziği. Parıldamak. Yumuşak ve titrek bir ışıkla parıldamak.

Shimmery : Titrek ışıklı. Pırıl pırıl. Parıltılı. Pırıltılı.

Shimmeringly : Titrekçe parıldayarak. Parıltıyla. Işıkla. Titreşen bir hareketle. Yanardöner bir şekilde.

 

İngilizce Shimmies Türkçe anlamı, Shimmies eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Shimmies ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Careened : Karina etmek. Yan yatırmak gemi. Sarsılmak. Yan yatırmak (gemi). Yan yatmak gemi. Sendelemek. Yan yatmak (gemi). Karinaya bastırmak. Karinalamak.

Shine : Parlamak. Parıltı. Çok başarılı olmak (belirli bir konuda). Kendini göstermek. Parlatmak. Isınmak. Işımak. Cilalama. Çevirmek (bir ışığı bir yere). Cila.

Pitched : Yerleştirmek. Sokaklarda satmak. Yüklemek. Taraklanmış. Çakmak. Atmak. Eğimli. Kur yapmak. Ziftlemek. Perdesini ayarlamak (ses).

Dithers : Eli ayağı titremek. Kıpırtılandırmak. Tereddüd etmek. Eli ayağına dolanmak. Duraksamak. Telaşa kapılmak. Tereddüt etmek. Panik yapmak. Kararsız olmak.

Pitch : Sarmal adımı. Testere dişi. Taş döşemek (yol). Ses uzamı. Yokuş (uçak). Göz boyama. Perde (ses). Tizlik. Derece.

Careens : Bir yana yatmak (hızla giderken). Yan yatırmak (gemi). Karinalamak. Karina etmek. Yan yatmak (gemi). Yan yatmak gemi. Yan yatırmak gemi. Sarsılmak. Sendelemek.

Reel : Misinanın sarıldığı bir makarası bulunan kısmen otomatik, kamışlı olta takımı. Sersemlemek. Bilgisayar, bilişim, eskrim alanlarında kullanılır. Sendelemek. Bir yandan elektrik aygıtına, öte yandan gövde kordonuyle eldeki savuta bağlı olan ve içindeki kordonu kendiliğinden sarılabilen elektrikli makara. Çabuk dönmek. Makaraya sarılmış şey. Çıkrık. Üzerine delikli ya da mıknatıslı kuşak sarılabilen, iki yanında koruyucu çıkıntılar bulunan silindir. Dönmek.

Fibrillated : Şiddetlice sarsmak. Seğirmek (tıp veya medikal terimi).

 

Lurched : Sendelemek. Zor durum. Silkinmek. Sallana sallana yürümek. Birdenbire sallanma. Yalpa vurmak. Yalpalayarak yürümek. Sallanmak. Gidip gelmek (sarkaç gibi iki nokta arasında).

Bicker : Çekişmek. Önemsiz bir şey için kavga etmek veya tartışmak. Tartışmak. Atışmak. Şırıldamak. Titreşmek. Münakaşa etmek. Ufak ya da önemsiz ayrıntılar üzerinde fazlasıyla durmak. Pırıldamak.

Shimmies synonyms : chocolate candy, flickered, fibrillating, pitching, dither, roll, aquiver, bickers, shimmy, reeled, didder, shimmied, lurches, dithered, lurch, fibrillate, faltered, falters, beam, bickered, falter, sprinkles, chill, shimmying, flickers, flicker, fluttered, careen.