Shininess türkçesi Shininess nedir

Shininess ingilizcede ne demek, Shininess nerede nasıl kullanılır?

Shining : Işıltı. Işık saçan. Parlayan. Nurlu. Işıltılı. Parlak. Olağanüstü. Parlama. Nurani. Işıldama.

Shiningly : Parlayan bir şekilde. Işıldayarak. Olağanüstü bir şekilde. Parlak bir şekilde. Işıltıyla.

Knight in shining armor : Beyaz atlı prens. Hayallerinin erkeği.

Moonshining : Yasadışı alkol üretimi. Yasadışı alkol üretme.

Outshining : Daha çok parlamak. Gölgede bırakmak. Öne çıkmak. -den daha fazla parlamak.

Shinily : Parıldarcasına. Işık saçan bir şekilde. Işıldarcasına. Parlak ve gösterişli bir tarzda. Parlayan bir şekilde. Parlarcasına. Parlak bir biçimde. Berrak bir şekilde.

Shiniest : Parlak. Eskimiş (elbise). En parlak. En ışıltılı. Parlamış (eski).

Shinier : Eskimiş (elbise). Parlamış (eski). Daha parlak. Parlak. Daha ışıldayan.

İngilizce Shininess Türkçe anlamı, Shininess eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Shininess ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Glimmer : Mika. Işık vermek. Zerre. Zayıf bir şekilde parlamak. Azıcık miktar. Önemli kayaç yapıcı mineral grubu. (demir ve magnezyum karışığı ile birlikte alüminyum silis tuzları. hepsinin metalik olmayan parıltısı, tam bir dilinimi ve altı kenarlı enine kesitleri vardır. en önemli çeşitleri: muskovit (ak mika): potasyumlu mika, kaı2 (oh,f2 / aısi3o9); ak, sertlik 2-2.5, özgül ağırlık 2.78-2.88; serisit: ufak taneli ve normal kristal şeklini göstermeyen muskovit; biotit (kara mika): magnezyum ve demir mikası, k (mg, fe)3 (oh)2 (al, fe) si3o10 kahverengi, yeşil, kara; çizgi ak, kahverengi yeşilimsi; sertlik 2.5-3, özgül ağırlık 2.8-3.2. Donuk ışık. Hafif pırıltı.

 

Glares : Göz kamaştırıcı ışık. Göz kamaştırmak. Göze batan şey. Parıldamak. Ters ters bakmak. Kötü bakış. Parlak ve şeffaf yüzey. Göz kamaştıracak bir şekilde parlamak. Dik dik bakmak.

Aureateness : Aşırı süslülük. Altından olma durumu. Altınla yapılma durumu altınlık. Gösterişlilik. Altın sarılığı.

Flame : Alev. Kızarmak. Tutuşmak. Sevgili. Yalaz. Ateş. Alevlendirmek. Parlamak. Alev kırmızısı.

Luster : Parıldamak. Cila. Parlaklık vermek. Parlatmak. Fevkalade parlaklık. Şaşaa. Cilalamak. Avize.

Flamboyancy : Havailik. Gösterişlilik. Aşırı derecede parlaklık. Şatafat. Aşırı lüks. Gösteriş. Görkem. Şaşaa. Gösterişli veya heybetli olma durumu.

Burnishes : Ovarak parlatmak. Perdahlamak. Cilalı olmak. Parlatmak. Dışarı çıkarmak. Perdahlama. Perdah etmek. Cila. Cilalamak.

Flamboyance : Göz kamaştırıcılık. Fantezi. İhtişam. Abartılı konuşma. Süs. Alev gibi parlama.

Brilliancy : Görkem.

Radiance : Yüzey birlimi başına ışıyan ışık akısı. Aydınlık. Nur. Görkem. Işık yayma özelliğinde parlaklık. Radyasyon. Işınım. Işıma. Işınırlık.

Shininess synonyms : refulgency, coruscation, glared, flaring, shine, effulgence, brigthness, glint, gleams, sheen, glimmered, effulgences, gleam, lustre, brilliancies, flare, brightness, brillancy, glimmers, brilliance, coruscations, dazzlement, radiancy, refulgence, gleamed.