Shining türkçesi Shining nedir
- Olağanüstü.
- Parıltılı.
- Işıltılı.
- Parlayan.
- Nurlu.
- Işıldama.
- Parlama.
- Işıltı.
- Nurani.
- Parlak.
- Işık saçan.
Shining ile ilgili cümleler
English: His eyes were shining with joy.
Turkish: Gözleri sevinçten parıldıyordu.
English: Her eyes were shining with joy.
Turkish: Gözleri mutluluktan parlıyordu.
English: According to the Bible, the Three Kings were guided to Jesus by a shining star.
Turkish: İncile göre, Üç Kıral parlayan bir yıldız tarafından Hazreti İsa'ya yol gösterildi.
English: I was wakened by a beam of light shining through my window.
Turkish: Penceremden parlayan bir ışık demeti ile uyandırıldım.
English: Look at this shining star.
Turkish: Bu parlayan yıldıza bak.
Shining ingilizcede ne demek, Shining nerede nasıl kullanılır?
Knight in shining armor : Beyaz atlı prens. Hayallerinin erkeği.
Shiningly : Olağanüstü bir şekilde. Parlayan bir şekilde. Işıldayarak. Işıltıyla. Parlak bir şekilde.
Moonshining : Yasadışı alkol üretme. Yasadışı alkol üretimi.
Outshining : -den daha fazla parlamak. Daha çok parlamak. Gölgede bırakmak. Öne çıkmak.
Shininess : Parıldama özelliği. Parlaklık. Parıltı.
Shinily : Işık saçan bir şekilde. Işıldarcasına. Parıldarcasına. Parlak ve gösterişli bir tarzda. Parlarcasına. Parlak bir biçimde. Berrak bir şekilde. Parlayan bir şekilde.
Shin bone : Kaval kemiği.
Shin guard : Dizlik. Hokey oyuncuları veya beyzbolda tutucular tarafından alt bacakları örtmesi ve koruması için giyilen sert koruyucu elbise (incikleri ve dizleri). Tekmelik.
Shinier : Parlamış (eski). Daha parlak. Eskimiş (elbise). Parlak. Daha ışıldayan.
Shin down : (ağaç) gövdesine sarılıp bedenini kaydırarak inmek.
İngilizce Shining Türkçe anlamı, Shining eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Shining ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Glittered : Pırıldamak. Göze çarpmak. Parıltı. Pırıltı. Parıldamak. Parlamak. Göz almak. Parlaklık. Işıldamak.
Luminescence : Bir özdeğin kendi kendine ışık vermesi eylemi. Lüminesans. Radyasyonla bombardıman edilen bir cisimden, ısı olmaksızın ışık yayılması. Maddenin, kimi dalga boyları ya da ufak tayfsal alanlar için aynı sıcaklıktaki ısısal ışınımından daha güçlü, elektromanyetik bir ışınım yayımlaması olayı. (bu ışınım, yayımlayıcı cismin maddesinin ayırt edicisi, ıralayıcı niteliğidir.). Herhangi bir cismin, yüksek sıcaklık (akkorluk) dışında herhangi bir nedenle ışık yayması özelliği. Işılışı. Gazışı. Işıldanım.
Lambent : Dokunup geçen. Parlayarak yayılan (alev). Alev gibi yalayarak yayılan. Yalayan.
Flashy : Frapan. Göz kamaştırıcı. Gösterişli. Göze çarpan. Çarpıcı. Cafcaflı. Göz alıcı. Janjanlı.
Dreamy : Romantik. Hulyalı. Harika. Belli belirsiz. Nefis. Hayal. Güzel. Hayal meyal. Mükemmel.
Beamy : Işıldayan. Orta kısmı geniş olan. Üretken olmak. Işık yayan.
Polishing : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Parlatma. Cilalama. Polisaj. Perdahlama. Filmin temizlenmesi sırasında tertemiz, parlak bir görünüş sağlama. Perdah. Cila.
Luminance : Parıldama. Parlaklık. Parıltı. Işıksal ışıklılık. Işıklılık. Söz konusu noktayı çevreleyen sonsuz küçük bir yüzey parçacığının, verilmiş doğrultudaki ışık yeğinliğinin, bu yüzey parçacığının verilmiş doğrultuya dik bir düzlem üzerindeki izdüşümünün alanına bölümü. bk. ışınımlılık. Luminans.
Flashing : Yağış sularının, çatının kimi yerlerinden içeri sızmasını önlemek için yapılan sac örtü. (örnek: baca eteği, boru eteği). Sinyal. Yağmur sularına karşı konulan saç örtü. Flaşing. Baca eteği. Kısrakta endometritis tedavisinde döl yatağının serum fizyolojikle yıkanması. aşım zamanında besleme. Etek. Metal damlalık.
Deflagrated : Tutuşuvermek. Parlamak. Alev almak. Tutuşturmak.
Shining synonyms : damnedest, explosion, elamping, abnormal, glint, chichi, flaming, dreamier, deflagrates, gleaming, brightest, brighter, radious, brightly, aglow, luminescent, bobbish, agleam, radiant, nacrous, glistening, scintillation, beaming, brilliants, ablaze, effulgent, effulging, shoeshine, glisten, breathtaking, work, glittering, fiery.
Shining zıt anlamlı kelimeler, Shining kelime anlamı
Inferior : Bayağı. Kalitesiz. Alt veya aşağı anlamında. Aşağı derecede olan kimse. Alt, alt taraf. Ast. Alt. Ast olan kimse. Aşağı. Aşağı derecede olan şey.
Dull : Sersemletmek. Körleşmek. Ruhsuz. Sersem. Soluk. Fersiz. Hafifletmek. Mat. Kör. Sıkıcı.
Shining ingilizce tanımı, definition of Shining
Shining kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Emission or reflection of light. As, shining armor. As, shining lamps. Radiant. Emitting light, esp. in a continuous manner. Also, bright by the reflection of light.

Bu kısımda Shining kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Shining ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Shining anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Shining ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.