Silahtar nedir, Silahtar ne demek
Silahtar; tarih, Yerleşim Merkezi alanlarında kullanılan bir terimdir. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de isim olarak kullanılır.
- Osmanlılar döneminde padişah, sadrazam, vezir ve benzerleri devlet büyüklerinin silahlarına bakan ve koruyan kimse

Gezilecek Görülecek bir yer olarak anlamı:
Kayseri şehrinde, Felâhiye ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
Silahtar hakkında bilgiler
Silahtar Ağa, Enderûn'un en nüfuslu siması ve amiriydi. Saray anane ve nizamına göre has oda ağalarının en kıdemlisi olan padişaha silahtar olurdu, fakat asırlar boyunca daima padişahlar silahtarlarını has odalılar arasından, sevdikleri ve itimat ettikleri bir sima olarak kendileri seçmişlerdi. Silahtar yapmak istedikleri zülüflü ağayı, aşağı koğuşlardan birinde de olsa, evvela bir fermanla has odaya aldırtmış ve sonra da silahtar tayin etmişlerdir. Silahtar ağa olmak bir Enderûnlu için en büyük gaye idi. Silahtar ağa padişah sabah namazı vaktinde haremden çıkıp Enderûn'a geldiği andan, bazen yatsı namazından sonra harem'e döneceği ana kadar sürekli hükümdarın yanında bulunurlardı. Padişah ile devleti bilfiil idare eden sadrazam arasında muhabere vasıtası silahtar ağaydı. Bir sadrazam için silahtar ağa ile bağdaşmamak, en ufak bir bahane ile sadrazamın azline sebep olurdu. Bir silahtarın husumetine uğramak ise ekseriya vezirin idam edilmesine kadar giderdi. Saraydaki tüm silahlardan ve padişahın silahlarından sorumlu olurlardı altı bölük halkıda denen kapıkulu süvarilerinden silahtar bölüğünün başında bulunur ve savaşta merkezde padişahın yanında yer alırlardı. Silahtar ağalar saraydan bir devlet memuriyetiyle çıkacakları zaman, kendilerine en az beylerbeyi rütbesiyle paşalık verilirdi. Son derece nüfuz sahibi gözde silahtarlar da vezir veya Kaptan-ı derya gibi önemli mevkilere getirilirlerdi. Pek azı sonrada sadrazamlığa getirilirdi ve ekseriya da padişahın ya kızını yahut kız kardeşini alarak hanedana damat olurlardı.
Silahtar anlamı, kısaca tanımı
Sila : Silah. Sıla, vatan. Silaha, silahı
Silah : Savunmak veya saldırmak amacıyla kullanılan araç. Savunmak veya saldırmak için kullanılan nesne, etken araç. Bir konuda etkili her şey.
Silahtar bölüğü : Kapıkulu süvarisinin savaşa giderken askerin geçeceği yolları temizlemekle görevli ikinci bölüğü.
Silahtar hazinesi : Topkapı sarayında, yönetim ve gözetimi dolayısıyle anahtarı silahtarağada duran ve içinde değerli silahlarla eşyalar saklı olan yer.
Silahtar ağa : Osmanlı döneminde görevi sarayda padişahı korumak, törende padişahın kılıcını taşımak olan kimse.
Sabah namazı : Sabah vakti kılınan namaz.
Yatsı namazı : Yatsı vakti kılınan namaz.
Has odalılar : Hasodabaşının buyruğu altında, sayıları 30-40 olup içlerinde silahtar, çuhadar, rikabdar, tülbent gulamı, miftah gulamı gibi önemli görevlilerin de bulunduğu; başlıca görevleri kutsal hırka dairesinin temizliğine bakmak, mübarek günlerde öd ağacı yakıp gülsuyu serpmek ve Kur'an okumak olan, türlü hizmetlerini yerine getirdikleri padişahın saray içindeki en yakınlarından oluşan örgüt.
Beylerbeyi : Sancak beylerinin başı.
Kız kardeş : Bir kimsenin bayan kardeşi, şvester.
Son derece : Pek çok, çok fazla, son kerte.
Enderunlu : Enderunda eğitim görmüş olan.
Memuriyet : Memurluk.
Süvariler : Sivas şehri, İmranlı ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
Felahiye : Kayseri iline bağlı ilçelerden biri.
Bağdaşma : Bağdaşmak işi, imtizaç.
Sadrazam : Osmanlı Devleti'nde başbakan, veziriazam, sadır.
Yerleşim : Yerleşme, iskân.
Diğer dillerde Silahşorluk romanı anlamı nedir?
Fransızca'da Silahşorluk romanı nedir ? : roman de cape et dépée

Bu kısımda Silahtar nedir? Silahtar ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Silahtar tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Silahtar hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.