Silgi nedir, Silgi ne demek

  • Kalem veya daktiloyla yazılmış, çizilmiş şeyleri silmeye yarayan, birleşiminde kauçuk olan nesne.
  • Hamam takımı, havlu.
  • Tebeşirle yazılmış şeyleri silmeye yarayan keçe, sünger veya kumaş parçaları

"Silgi" ile ilgili cümle

  • "Tezgâhın ardındaki raflarda defter, kâğıt, kalem, silgi ve bir sürü hırdavat." - O. Rifat

Yerel Türkçe anlamı:

Marangoz rendesi.

Hamam havlusu.

1.Hamam takımı, havlu. 2.Başörtüsü, çarşaf. 3.Çuval.

Fırça.

[Bakınız: silecek]

Başörtüsü

[Bakınız: silecek]

Saman toplamaya yarayan bir araç.

İngilizce'de Silgi ne demek? Silgi ingilizcesi nedir?:

eraser

Silgi hakkında bilgiler

Silgi kalem, tebeşir veya daktiloyla yazılıp çizilmiş işaretlerin silinmesinde kullanılan kauçuk, vinil, plastik veya bezden yapılmış gereç. Günümüzde silgiler genellikle bitkisel yağ, ince süngertaşı ve sülfürle bağlı kauçuğun bileşimidir. Bu karışım, kauçuk işleme aygıtlarında işlenir, kalıptan geçirilerek sertleştirilir. Vinil de oldukça yaygın kullanılan bir materyaldir.

Eski çağlarda, grafit ve kara kömür kalemlerin izlerini silmek için beyaz ekmek kullanıldığı bilinmektedir. Bugün bazı karakalem sanatçıları halen bu efekti kullanırlar. Modern gelişim ise şu şekilde olmuştur.

Silgi ile ilgili Cümleler

  • Kalemliğimde bir silgim var.
  • Bu kelimeleri silginle sil.
  • Silgini ödünç alabilir miyim?
  • Bu silgiyi kullanabilir miyim?
  • Silgini kısa süreliğine ödünç alabilir miyim?
  • Silgini kullanabilir miyim? Benimkini kaybettim gibi görünüyor.
 

Silgi tanımı, anlamı:

Kalem : Yazma, çizme vb. işlerde kullanılan çeşitli biçimlerde araç. Resmî kuruluşlarda yazı işlerinin görüldüğü yer. Yazar. Bazı deyimlerde yazı. Yontma işlerinde kullanılan ucu sivri veya keskin araç. Çeşit, tür.

Daktilo : Yazı makinesi. Daktilograf.

Kauçuk : Bu maddeden yapılmış. Amerika, Asya ve Afrika'nın çeşitli ağaçlarından, özellikle lastik ağacından veya bazı petrol artıklarının birleşiminden elde edilen, dayanıklı ve esnek madde. Gövdesi odunsu, öz suyu yapışkan, süt kıvamında, yaprakları oval biçimli, parlak ve kalın, sıcak ülke bitkisi, lastik ağacı, kauçuk (Ficus elastica).

Tebeşir : Toz zerreciklerinden oluşan, çizdiği yerde iz bırakan, beyaz veya açık renkte kireçli kaya. Bu maddeden yapılan, kara tahta, duvar vb. yüzeylere yazı yazmak için kullanılan, beyaz veya renkli çubuk.

Sünger : Yapay olarak elde edilen temizlik veya dolgu gereci. Bu hayvanın temizlik işlerinde kullanılan, suyu fazlaca çeken esnek iskeleti. Genellikle denizlerde bir yere tutunarak koloni durumunda yaşayan, çok hücreli ilkel hayvan.

Silgiç : Silmeye yarayan alet, silecek.

Birleşim : Bir meclisin bir gün içindeki toplanmaları, inikat. Döllenmek için erkekle dişi hayvanın bir araya gelmesi. Birleşme işi.

Nesne : Belli bir ağırlığı ve hacmi, rengi olan her türlü cansız varlık, şey, obje. Geçişli fiili bütünleyen yalın veya belirtme durumunda bulunan tümleç. Öznenin dışında kalan her konu, obje.

 

Keçe : Yere serilen halı, kilim vb. yünlü döşemelik. Yapağı veya keçi kılının dokunmadan yalnızca dövülmesiyle elde edilen kaba kumaş. Bu kumaştan yapılan.

Kumaş : Varlığı ve kişiliği oluşturan nitelik veya malzeme. Pamuk, yün, ipek vb.nden makinede dokunmuş her türlü dokuma.

Parça : Nesne. Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey. Müzik eseri. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Tane. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Pasaj. Güzel, alımlı kız veya kadın.

Hamam : Yıkanılacak yer, yunak, ısıdam. Para karşılığında yıkanma işinin yapıldığı yer.

Takım : Bir işte veya bir yerde kullanılan eşya ve aletlerin tamamı, ekipman. Aşağılayıcı ve küçümseyici anlamda topluluk. Bir filmin çevriminde görüntüleri alma, aydınlatma, ses alma gibi belli başlı çalışmaları yapmak için gerekli en küçük teknikçiler topluluğu. Bölüğü oluşturan birliklerden her biri. Birlikte oynayan, kazanmak için birlikte çalışan sporcu topluluğu. Canlıların bölümlendirilmesinde familya ile sınıf arasında yer alan, yakın benzerlikler gösteren organizmaların oluşturduğu birlik. Görev bakımından birbirini tamamlayan kimselerin topluluğu, grup, ekip, trup. Birbirini tamamlayan şeylerin tümü. Hayvanlarda yemek borusu, akciğer ve karaciğere genel olarak verilen ad. Sigara ağızlığı. Meslek, davranış, durum vb. yönlerden birbirine uyan kimselerin oluşturduğu topluluk. Takım elbise. Bir oyunda sahaya çıkan belli kuruluşlara bağlı oyuncular topluluğundan her biri.

Yazılı : Üzerinde yazı bulunan, yazısı olan. Yazılmış olan, muharrer, sözlü karşıtı. Geçerli olan, nominal. Yazılı sınav.

Havlu : Vücudun çeşitli yerlerinin kurulanmasına yarayan dokuma bez.

Silgilü : Bohça.

Silgin : Çukur yerlere yel etkisiyle dolan kar yığını : Bizim tarlada silgin çok.

Diğer dillerde Silgi anlamı nedir?

İngilizce'de Silgi ne demek? : n. eraser, rubber, india rubber, cleaner

Fransızca'da Silgi : gomme [la], frottoir [le], torchon [le], tampon [le]

Almanca'da Silgi : n. Gummi, Wischer

Rusça'da Silgi : n. тряпка (F), резинка (F), стеклоочиститель (M)