Silos türkçesi Silos nedir

  • Yeraltı füze rampası.
  • Ambar.
  • Füze rampası (yeraltı).
  • Silo.

Silos ingilizcede ne demek, Silos nerede nasıl kullanılır?

Psilosis : Psiloz. Saçları döken hastalıklar.

Silo feeds : Mısır hasılı silajı, yonca silajı, pancar posası silajı ve balık silajı gibi yaş yemler. silaj yemleri. Silo yemleri.

Silo gases : Silajda oluşan, havadan ağır, genellikle silajın üst kısmında toplanan, yüksek konsantrasyonlarda olduklarında irite edici bir kokuyla koyu kahverengi kötü bir renk meydana getiren nitrit; öldürücü etkiye sahip nitratla renksiz, kokusuz ve tatsız bir gaz olan, bu gazların oluşması durumunda silajların hayvanlara yedirilmeden önce bir süre havalandırılma yapılması gereken karbondioksit gazları. Silo gazları.

Nitrate in silo feed : Silajlık mısırlara aşırı derecede azotlu gübrelerin kullanılması, aşırı sulamayla topraktaki azotun bitki köklerine yerleşmesi sonucu bitkide azot seviyesinin yükselmesi ve bu hasıllardan yapılan ve nitrat zehirlenmelerine yol açabilen silajlar. Silo yeminde nitratlar.

Bunker silo : Yatay silo. Bankır silo.

Pit silo : Silaj yapmak için kullanılan ve içine hava sızdırmayan sıvalı bir çukur depo. Çukur silo.

Ditch silo : Hendek silo. Yeşil ve taze yemler veya diğer bazı yaş yemlerin silajı için kullanılan, üç tarafı duvar veya meyilli bir arazide kazılmış bir tarafı veya karşılıklı iki yanı açık, hava ve su sızdırmayacak biçimde yapılmış yapı.

 

Horizontal silo : Yatay silo. Genellikle hendek kazılarak yapılan, duvarları beton ve traktörlerle doldurulup sıkıştırılan, doldurması ve boşaltması kolay, hendek, çukur silo yeri, bankır silo.

Dagon silo : Haifa limanı (israil) yakınlarında bulunan bir tahıl ambarı. Dagon silosu.

High silo : Silindirik kule biçiminde, tahta, beton, tuğla veya çelik, alüminyum gibi metal materyalden yapılmış yüksek silolar. Yüksek silo.

İngilizce Silos Türkçe anlamı, Silos eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Silos ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Garment : Kisve. Giysi. Giyecek. Esvap. Giydirmek. Kılıf. Örtü. Giyim eşyası. Giyim. Elbise.

Depositary : Yediemin. Vedia alan. Depo. Müstevda. Emin. Emanetçi.

Storage bin : Muhafaza yeri. Biriktirme silosu. Kiler. Depo.

Grain elevator : Tahıl ambarı. Zahire ambarı.

Aumbry : Girinti. Kiler. Kupa. Antrepo. Yüklük. Boşluk (kilisede). Depo.

Bins : Çöp kutusu. Kutu. Gözlük. Çöp kovası. Kömürlük.

Ambry : Sürahi. Antrepo. Tas (kilisede). Kiler.

Eight : Sekiz rakamı (8, vııı). 8. Sekizli. Sekiz kişilik takım. Sekiz.

Granary : Tahıl ambarı. Zahire ambarı. Mahzen. Çok tahıl yetişen bölge. Hububat ambarı.

Barns : Ahır. Sığır ahırları.

Silos synonyms : depot, depositories, silo, granaries, tower, eights, bin, barn, hopper, entrepot, depository, hutch, siloing.