Silo gases türkçesi Silo gases nedir

  • Silajda oluşan, havadan ağır, genellikle silajın üst kısmında toplanan, yüksek konsantrasyonlarda olduklarında irite edici bir kokuyla koyu kahverengi kötü bir renk meydana getiren nitrit; öldürücü etkiye sahip nitratla renksiz, kokusuz ve tatsız bir gaz olan, bu gazların oluşması durumunda silajların hayvanlara yedirilmeden önce bir süre havalandırılma yapılması gereken karbondioksit gazları.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Silo gazları.

Silo gases ingilizcede ne demek, Silo gases nerede nasıl kullanılır?

Silo : Füze rampası (yeraltı). Su oranı % 15'den fazla olan tane veya öğütülmüş yemlerin depolanmasına yarayan beton veya çelik malzemeden yapılan genellikle silindirik kule biçimindeki yapılar. Yeraltı füze rampası. Ambar. Siloya koymak. Silolamak. Depo. Susturucu. Hangar. Silo-sarpın.

Gases : Gaz. Matrak şey. Boş laf. Grizu. Gazlar. Hava civa. Havagazı. Övünme. Atıp tutma. Benzin.

Silo feeds : Mısır hasılı silajı, yonca silajı, pancar posası silajı ve balık silajı gibi yaş yemler. silaj yemleri. Silo yemleri.

Siloed : Silo haline getirilmiş.

Siloing : Hangar. Susturucu. Ambar. Silolamak. Füze rampası (yeraltı). Depo. Silo. Siloya koymak.

Silos : Füze rampası (yeraltı). Ambar. Silo. Yeraltı füze rampası.

İngilizce Silo gases Türkçe anlamı, Silo gases eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Silo gases ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abdominal palpation : Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi. Abdominal palpasyon.

Abdominal distention : Karın gerginliği. Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik. Abdominal gerginlik.

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

Abaxial : Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksenden uzak. Abaksiyal. Eksen dışı. Aks kemiği dışında. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksendışı.

A band : A bandı. Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant.

A c syndrom : A-c sendromu. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.

Abdomen : Karnın altı. Böcek gövdesinin alt kısım. Karın (böcek gövdesinde). Karın. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Abdomen. Batın.

 

Abdominal fat necrosis : Karın içi yağ nekrozu. Karın yağı nekrozu.

Abattoir : Mezbaha. Kesimevi. Salhane. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi.

Silo gases synonyms : a dna, abdominal pain, abdominal ovariectomy, a crochordon, a clay, a c deformity.