Sinirlemek nedir, Sinirlemek ne demek

  • Etin içindeki kas kirişlerini ve kalın zarları ayıklamak.
  • Sindirmek, hazmetmek
  • Savaşlarda, hasmın altındaki atın art ayak kirişlerini kılıçla kesmek.

"Sinirlemek" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Sıçrayarak fırlarken kılıcını savurdu ve üstüne gelmekte olan Macar'ın atını sinirledi." - N. Atsız

Yerel Türkçe anlamı:

Hayvanı işkence ile öldürmek.

Diğer sözlük anlamları:

Hareket edemez hale koymak için vurup ayak sinirini kesmek.

Fransızca'da Sinirlemek ne demek?:

innerver

Sinirlemek anlamı, tanımı:

Kiriş : Bazı telli müzik araçlarında kullanılan, hayvan bağırsaklarından yapılmış olan tel. Yapılarda dört köşe kalın keresteden, demirden veya betonarmeden yapılmış yatay destek parçası. Bir eğrinin iki noktasını birleştiren doğru parçası. Ok atılan yayın iki ucu arasındaki esnek bağ. Kasların uçlarında bulunan, kasları kemiklere ve başka organlara bağlayan beyazımsı kordon, tendon.

Kalın : Mayalı hamurun parçalara ayrılıp tandırda pişirilmesiyle elde edilen ekmek türü. Etli, dolgun. Pes (ses). Gelin olacak kıza erkek tarafından verilen para veya armağan, ağırlık. Yoğun, akıcılığı az olan. Enli ve gür (kaş). Cisimlerde uzunluk ve genişlik dışında üçüncü boyutu çok olan (cisim), ince karşıtı.

 

Ayıklamak : Bir şeyin içinden, işe yaramayan, gereksiz veya istenmeyen taneleri ayırıp çıkarmak, temizlemek. Bir görevde gereksiz görülenleri işinden ayırmak.

Savaş : Devletlerin diplomatik ilişkilerini keserek giriştikleri silahlı mücadele, harp, cenk, cidal. Bir şeyi ortadan kaldırmak, yok etmek amacıyla girişilen mücadele. Uğraşma, kavga, mücadele.

Altın : Bu elementten yapılmış. Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au). Üstün nitelikli, değerli. Altından yapılmış sikke.

Ayak : Basamak. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Göl ayağı. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Halk edebiyatında uyak. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Vücudun belden aşağı bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bacak.

Kılıç : Saban ökçesini oka bağlayan ağaç parçası. Bu silah kullanılarak oynanan, hedef bölgesi baş, gövde ve kollar olan bir tür kılıç oyunu. Uzun, düz veya eğri, ucu sivri, bir veya her iki yüzü keskin, kın içinde bele takılan, çelikten silah.

 

Sindirmek : Sinmesini sağlamak veya sinmesine sebep olmak. Kendine mal etmek, anlayışla karşılayıp benimsemek. Yenilen besin maddesini sindirim sisteminde gereken değişikliklere uğratarak kana karışabilir bir duruma getirmek, hazmetmek.

Hazmetmek : Sindirmek. Hoşa gitmeyen bir davranışı karşılıksız bırakmak, içine atmak. Katlanmak, dayanmak, sabretmek.

Diğer dillerde Sinirlemek anlamı nedir?

İngilizce'de Sinirlemek ne demek? : /y/ 1. to pull out the sinewy parts in (a piece of meat). 2. to hamstring, cut the leg tendons of (an animal).