Siphons türkçesi Siphons nedir

Siphons ingilizcede ne demek, Siphons nerede nasıl kullanılır?

Siphon barometer : Sifonlu barometre.

Siphon bottle : Basınçlı soda şişesi.

Siphon compartment : Çürütme çukurundan gelen kirli suyun sızdırma hendeklerinde dengeli bir biçimde dağıtılmasını sağlıyan sifonlu odacık. Eşdağıtım odası.

Siphon jet water closet : Hızla fışkırtılan su yardımıyla bir emme yapan ve pissu ile dışkıları döşeme akıtan oturma helataşı. Emmeli helataşı.

Siphon off : Almak. Cebe indirmek. Sifonu çekmek. Çekmek. Kanunsuz olarak kazanmak. Emmek. Hortumlamak. Sifonla akıtmak. Sifon çekmek.

Siphon out : Sifonu çekmek. Sifonla boşaltmak. Sifonla suyunu çekmek. Sifon çekmek.

Siphonapteridosis : Sifonapteridozis. Pire ısırıklarının neden olduğu hastalık.

Siphonal : Sifonla alakalı. Sifona benzeyen (iki taşıyıcı arasında sıvı transferi için kullanılan tüp).

Atrial siphon : Tunikatlarda atriyumun dışarıya bağlantısını sağlayan, ağız sifonundan yutağa giden suların yutak duvarından atriyuma geçerek vücudu terkettiği sifon. Atriyum sifonu.

Anti siphon trap : Emmeyi önleyecek biçimde yapılmış sifon. Emmesiz sifon.

İngilizce Siphons Türkçe anlamı, Siphons eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Siphons ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Abrook : Katlanmak. Dayanmak.

Draw : Çekiliş. Devam etmek. Çekme. Çekim. Cazibe. Çizmek. Karalamak. İlgi çekici şey. Bir çek veya poliçenin düzenlenerek imza edilmesi ve ilgiliye gösterilmek üzere lehtara veya hamile verilmesi işlemi.

Appeal : Müracaat etmek. Yalvarmak. Üst mahkemeye başvurmak. Başvurmak. Çekim. Karşıtlama. Rica etmek. İlgisini çekmek. Sarmak.

Abide : İkamet etmek. Katlanmak. Sakin olmak. Uymak. Beklemek. Olmak. Çıdamak. Kurala uymak. Gözlemek. Tahammül etmek.

Allures : Aklını çelmek. Albeni. Cezbetmek. Çekme. Büyülemek. Çekici. Aklını başından almak (argo terim). Baştan çıkarmak. Aklını başından almak.

Organ : Belli bir göreve sahip vücut parçası veya oluşum, organa. Organizma içinde özel görevleri olan ve dokulardan oluşmuş, karaciğer; böbrek, kalp gibi yapılar. Alet. Uzuv. Araç. Kılgan. Org. Yayın organı. Erganun. Yayın kılganı.

Syphons : Basınçlı soda şişesi. Sıvı akış borusu. Sifon.

Attract : Çekmek (çekici olma vb). Mıknatısın demir tozlarını çekmesi. Celp etmek. Cezbetmek. Kendine çekmek. Cazip gelmek.

Absorbs : Anlamak. Özümsemek. İşgal etmek. Devralmak. Kendine katmak. Absorbe etmek. Tüm dikkatini almak (iş veya sorun). Sönümlemek. Emmek (sıvıyı veya gazı veya ışığı veya sesi). Emmek.

Siphons synonyms : siphoned, siphoning, accite, allured, siphon off, attracts, absorb, syphon, syphoning, allure, syphoned, abstract, take out, abides, abidden, abided, arrest, siphon.