Sifon nedir, Sifon ne demek

Sifon; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Bir sıvıyı bir kaptan başka bir kaba aktarmaya yarayan, değişik uzunlukta iki kolu olan bükülmüş boru
  • Şose, demir yolu vb. yapıların altından bir akarsuyu geçirmek için yapılmış olan boru biçiminde kanal.
  • Pis su tesisatındaki kokuların yapıya yayılmasını önleyen araç.
  • Hızla fışkırtılan su yardımıyla pis su ile dışkıları atık su tesisatına akıtan düzenek.

Yerel Türkçe anlamı:

Depodan değirmenin çarkına hızlı su veren dar delik.

Bilimsel terim anlamı:

Pissu döşemindeki kokuların binaya yayılmasını önleyen araç.

İngilizce'de Sifon ne demek? Sifon ingilizcesi nedir?:

trap

Fransızca'da Sifon ne demek?:

siphon

Sifon hakkında bilgiler

Sifon (Grekçe: σίφων) herhangi bir itkiye gerek duymaksızın sıvı iletimi yapabilen ters U biçimindeki tüpe verilen addır. Sıvının tüp içindeki yukarı yönlü devinimi atmosfer basıncıyla sağlanır. Alafranga tuvaletlerin temel bileşenidir.

Sifon ile ilgili Cümleler

  • Ali sifonu çekmeyi unutmadı.
  • Ali sifonu çekti.
  • Sifonu çekmeyi unuttun mu?
  • Tuvaletin sifonu çalışmıyor.
  • Ali tuvalet sifonunu çekmedi.
  • Ali sifonu çekmedi.
  • Tuvaletin sifonu düzgün çalışmıyor.
  • Ali tuvaletin sifonunun çekildiğini duydu.

Sifon anlamı, tanımı:

 

Sıvı : Bulunduğu kabın biçimini alabilen ve üstü yatay bir düzlem durumuna gelebilen akışkan cisim, mayi, likit.

Biçim : Yakışık alan şekil, uygun şekil. Biçme işi. Tarz. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Herhangi bir şeyin benzeri.

Eviye sifonu : Mutfaklarda bulaşık yıkamaya yarayan teknenin altına konan ve pis suları ana atık su kanalına aktaran araç.

Sifonlama : Sifonlamak işi.

Sifonlamak : Sifonu çekmek.

Sifonlular : Yassı solungaçlılardan bir sınıf.

Kaptan : Yolcu otobüsü sürücüsü. Takım oyunlarında takımı temsil eden kimse. Kaptan pilot. Gemi yönetimiyle ilgili en yüksek görevli. Balkanlarda çete savaşı yapan milis gücünde çarpışan kimse, efe.

Aktarma : Bir taşıttan başka bir taşıta geçme. Para aktarımı. Bir yolcunun gideceği yere birkaç araç değiştirerek ulaşması. Alıntı. Aktarmak işi. Arıları bir kovandan ötekine geçirme. Bir kimsenin herhangi bir hakkını bir başkasına geçirmesini sağlayan iş, transfer. Bir oyuncunun topu kendi takımından bir başka oyuncuya göndermesi. Sürülmemiş tarlayı ilk veya ikinci kez sürme.

Değişik : Değiştirilmiş, muaddel. Çok hastalık geçirerek gelişmemiş çocuk. Alışılmışın dışında bir özelliği bulunan. Farklı. Yedek iç çamaşırı, giyecek.

Uzunluk : Yazının, sözün kapsam yönünden genişliği. Süre yönünden uzun olma durumu. Bir yüzeyin iki temel boyutundan en büyük olanı, boy, en karşıtı. İki nokta arasındaki yer aralığının ölçümü, tul. Bir şeyin bir uçtan öbür uca kadar olan uzaklığı.

 

Boru : Bir yerden başka bir yere sıvı, gaz vb. aktarmaya yarayan, içi boş, uçları açık, uzun ve dar silindir. Borazan.

Şose : Genellikle taş kırıkları üzerine kum döşenip silindir geçirilerek yapılmış olan yol.

Demir : Bu elementten yapılmış parça. Güçlü, kuvvetli, sert. Atom numarası 26, atom ağırlığı 55,847, yoğunluğu 7,8 olan, 1510 °C'de eriyen, mavimtırak esmer renkte, özellikle çelik, döküm ve alaşımlar durumunda sanayide kullanılmaya en elverişli element (simgesi Fe). Bu elementten yapılmış. Ayakkabı topuğuna veya ayakkabı burnuna aşınmayı önlemek için çakılan, özel olarak yapılmış madenden parça. Çıpa.

İtki : Tepi.

Sifonapteridozis : Pire ısırıklarının neden olduğu hastalık.

Sifonlu basınçölçer : (fizik)

Sifonoforlar : (Yun. siphon: tüp; phoros: taşıyan) Sölenterler (Coelenterata) alt bölümünün, knidliler (Cnidaria) filumunun, hidralar (Hydrozoa) sınıfından, bireyleri suda yüzen ya da sabit duran koloniler meydana getiren, koloni bireyleri çok değişik biçimlerde olan, fizalya (Physalia) cinsi iyi bilinen bir takım. (zooloji) (Siphonophora), (Yun. siphon = tüp, Yun. phoros=taşıyan), Sölenterelerden knidliler (Cnidaria) familyaumum hidralar (Hydrazoa) sınıfına giren bir takımı. Bireyleri suda yüzen ya da sabit duran koloniler meydana getirirler. Koloni bireyleri çok değişik biçimlerde olur. Fizalya (Physalia) cinsi iyi bilinir.

Sifonun su yitimi : Sifondaki suyun pissu borusuna akması.

Diğer dillerde Sifon anlamı nedir?

İngilizce'de Sifon ne demek? : [sifón (m) ] n. siphon, tube used to transfer fluids from one container to another by means of atmospheric pressure (also syphon); trap

n. siphon, soda fountain

n. flush, flusher, siphon, syphon, crane

Fransızca'da Sifon : siphon [le]

Almanca'da Sifon : n. Heber, Saugheber, Siphon, Stechheber

Rusça'da Sifon : n. сифон (M)