Sipped türkçesi Sipped nedir

Sipped ile ilgili cümleler

English: Ali sipped his coffee.
Turkish: Ali kahvesini yudumladı.

English: Ali sipped his drink.
Turkish: Ali içkisini yudumladı.

English: Ali sipped his wine.
Turkish: Ali şarabını yudumladı.

English: Ali sipped some tea.
Turkish: Ali biraz çay yudumladı.

English: Ali sipped some coffee.
Turkish: Ali biraz kahve yudumladı.

Sipped ingilizcede ne demek, Sipped nerede nasıl kullanılır?

Sipper : Yudumlayan kimse. Çakırkeyif. Cam veya plastikten yapılmış eğri kamış. Az miktarda alkol almış kimse. Az miktarda sıvı içen kimse.

Sippers : Yudumlayan kimse. Az miktarda sıvı içen kimse. Çakırkeyif. Az miktarda alkol almış kimse. Cam veya plastikten yapılmış eğri kamış.

Sippet : Yemeğe doğranmış ekmek. Kızarmış ekmek parçası. Ekmek parçası. Tirit.

Sippets : Yemeğe doğranmış ekmek. Ekmek parçası. Tirit.

Sipping : Çekmek. Yudum almak. Yudumlamak. İçim. Yudumlama. Azar azar içmek. Bir yudum. Yudum yudum içmek. Yudum.

Sipe : Serpiştirmek. Damlamak. Çiselemek. - yoluyla içine girmek. Islatmak.

Sip : Çekmek. İçim. Yudum. Yudum yudum içmek. Yudumlama. Azar azar içmek. Bir yudum. Boy. Yudum almak. Yudumlamak.

University of mississippi : Misisipi üniversitesi. Oxford'ta ana kampüse ve mississippi eyaletinde (abd) üç uydu kampüse sahip büyük bir devlet üniversitesi.

 

Siphon bottle : Basınçlı soda şişesi.

Mississippi : Mississipi. Amerika'da eyalet.

İngilizce Sipped Türkçe anlamı, Sipped eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sipped ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sips : Plasental bölgelerin subinvolüsyonu. Köpeklerde doğum sonrası plasetal bölgelerin involüsyonundaki gecikme sonucu uzun süre fazla miktarda irinsiz akıntıyla belirgin bozukluk.

Sip : İçim. Bir yudum. Boy. Yudum almak. Bağlı oldukları atasoyla birlikte aynı düşsel atadan türediklerine inanmanın bir sonucu olarak birbirlerini kansal akraba sayan, bu nedenle aralarında evlenmeyip dışevlilik yapan, tüm toplumsal ve ekonomik ilişkilerini tekyanlı akrabalık adı verilen babayanlı ya da anayanlı yöntemlerden birine uygulamak zorunluğunda bulunan bireylerin oluşturduğu geleneksel toplum, bk. atasoy, içevlilik, dışevlilik, tekyanlı akrabalık, babayanlı akrabalık, krş. ikiyanlı akrabalık. Yudum. Yudumlama.

Airspeed : Hava sürati. Hava hızı. Havaya nazaran sürat. Tenek sürati. Bir uçağın havaya nispetle hızı.

Sups : Kaşıkla içmek. Akşam yemeği yemek.

Nip : Çimdiklemek. Kırpmak. Bir koşu gitmek. Budamak. Isırmak. Kırağı çalmak. Kıstırmak. Büyümesini engellemek. Çimdik atmak. Acele ile gitmek.

Muzzle velocity : Namlu çıkış hızı. İlk hız. İlk hızı. İlk hız (silahta). Mermi veya saçmanın namludan çıkış hızı. Namlu ilk hızı. Bir merminin ateşli silah namlusu içinden ateşlendiği hız.

Attracts : Cezbetmek.

 

Abstract : Kafasını meşgul etmek. Ayırmak. Soyutlamak. Almak. Soyut. Belirsiz. Aşırmak. Usavurma ya da çıkarsama yoluyla geçerlik kazanan kavramsal nesne. bk. somut. Özetlemek. Özet.

Allures : Çekici. Aklını çelmek. Ayartmak. Albeni. Cezbetmek. Büyülemek. Aklını başından almak. Çekme. Baştan çıkarmak.

Attract : Cazip gelmek. Celp etmek. Kendine çekmek. Cezbetmek. Mıknatısın demir tozlarını çekmesi. Çekmek (çekici olma vb).

Sipped synonyms : groundspeed, light speed, hypervelocity, passover supper, peculiar velocity, arrest, escape velocity, abidden, allured, sipping, sup, abides, absorbs, rate, angular velocity, abrook, appeal, supped, sup out, supping, abided, seder, nipped, abide, velocity, steerageway, sup off, allure, nips, meal, terminal velocity, repast, radial velocity.

Sipped zıt anlamlı kelimeler, Sipped kelime anlamı

Slow : Uzun süren. Geç olan. Sıkıcı. Geri. Bati. Eli ağır. Yavaşlatmak. Ağırlaşmak. Yavaşlamak. Geç.

Fast : Hızlı. Çabuk. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Dayanmak. Sabit (renk). Yapışmak. Rengi atmaz. Oruç tutmak. Geriye sarmanın hızlı olanı. Süratli.

Stay in place : Yerinde kalmak.

Sipped antonyms : linger.