Sites türkçesi Sites nedir

Sites ile ilgili cümleler

English: I like social networking web sites.
Turkish: Sosyal ağ sitelerini severim.

English: For the safety of our children, please do not enter porn sites.
Turkish: Çocuklarımızın güvenliği için, lütfen porno sitelerine girmeyin.

English: Social networking sites are dangerous for people under 13.
Turkish: Sosyal ağ siteleri, 13 yaşından küçük insanlar için tehlikelidir.

English: For our children to be safe, please do not enter adult sites.
Turkish: Çocuklarımızın güvenliği için, lütfen yetişkin sitelerine girmeyin.

English: Opposites attract.
Turkish: Zıtlıklar çeker.

Sites ingilizcede ne demek, Sites nerede nasıl kullanılır?

Backbone sites : Omurga bilgisayar sistemleri.

Distribution sites : Dağıtım merkezleri.

Federal information sites : Federal bilgi merkezleri.

Preservation of natural sites : Kentsel ve kırsal alanlardaki doğal ve yapay değerlerin bir bütün olarak, özellikle doğal güzelliklerin, çağbilim değerlerinin ve yapıtasarcılık yapıtlarının geliştirilerek korunmasına, kamuca benimsenmiş bir yönelti olarak çalışılması. Doğanın korunması.

Secure sites : Güvenli iletişim yapılabilen merkezler.

 

Requisites : Gerekli parçalar. Gerekli şey. Gereç. Malzemeler. Gereçler. Malzeme.

Office requisites : Büro malzemeleri. Büro ihtiyaçları. Ofis gereçleri.

Subinvolution of placental sites : Köpeklerde doğum sonrası plasetal bölgelerin involüsyonundaki gecikme sonucu uzun süre fazla miktarda irinsiz akıntıyla belirgin bozukluk. Plasental bölgelerin subinvolüsyonu. Yavru zarı bağlantılarının yetersiz involüsyonu. Köpeklerde, doğum sonrası dönemde, yavru zarlarının döl yatağına bağlandığı alanlarda, döl yatağının küçülmesinde ve eski normal görünümüne ulaşmasındaki yetersizlik.

Prerequisites : Ön koşullar. Önceden gerekli şey.

Composites : Kompozitler. Bileşikgillerden bitki. Karmalar. Alaşım.

İngilizce Sites Türkçe anlamı, Sites eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sites ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Determinant : Tamlayan. Dizey öğelerinin tersbakışımlı çarpımları olarak hesaplanan sözgelimi, dizey evriğinin varlığını sınamaya yarayan sayı. Belireç. Bilgisayar, ekonomi, fizik, kimya, gramer alanlarında kullanılır. Belirtken. Belirten. Sıfat. Etken. Tayin eden. Ad ve sıfat tamlamalarında tamlamanın birinci ögesini oluşturan ad ve sıfat: yaz yağmuru, türkiye gerçeği, can borcu, tahta kaşık, günlük yaşayış, türkçe öğretmeni, koşum takımları, tepenin eteği, günün nüktesi, kemerli kapı, acı söz, uzak yol, bizim çocuk, kaçıncı sıra, sarışın dilber, görünmez kaza, gizli kapaklı işler vb.

Broaches : Şiş. Açmak (bir konuyu). Konuya girmek. Delmek. İleri sürmek. Çekmek. Şişlemek. Delik açmak. Del.

 

Embed : İçine katmak. Sokmak. İyice yerleştirmek. Gömmek. Kafasına sokmak. Kakmak. İçine oturtmak.

Green : Yeşil renk. Rengi atmış. Genç. Yeşil. Yelve. Yeşil alan. Yeşertmek. Yeşillendirmek. Ham. Yeni.

Indwells : İşlemek. İkamet etmek. Yerleşmek. Nüfuz etmek. Oturmak.

Territories : Bölge. Arazi. Toprak. Ülke. Yarı saha.

Clap : Yerine koymak. Şaplak indirmek. Çırpmak. El çırpmak. Çarpmak. Şakşağın kullanılması için şakşakçıya verilen komut. Alkışlamak. Hızla kapanmak. Vurmak. Hafifçe vurmak.

Necropolis : Kabristan. Mezarlık. Ölü kent. Arkeolojik şehirlerde mezarlıkların ve toplu mezar yerlerinin bulunduğu bölgeye verilen isim. Nekropol. Eski mısır'da mezarlık civarına kurulmuş yerleşim yeri. Çevresinde değerli kaynaklar, örneğin maden tözü bulunması nedeniyle kurulup hızla büyüyen, ancak bu kaynağın tükenmesiyle sönükleşen ve tümüyle bir yana bırakılan kent.

Bed : Temel. Yatak. Yatacak yer. Yatak yapmak. Yatırmak. Mezar. Zemin. Yatacak yer sağlamak. Sabitleştirmek. Katman.

Fix : Düzeltme. Tespit etmek. Rüşvet vermek. Gözünü ayırmamak. Önceden belirlenmiş sonuç. Ayar çekmek. Tayin etmek. Onarmak. Tamir etmek.

Sites synonyms : camping area, piece of land, putting surface, rubbish dump, toxic site, dumpsite, putting green, toxic waste area, superfund site, piece of ground, teeing ground, burial site, locus of infection, burying ground, waste yard, land site, launching site, domiciles, accommodate, campground, embeds, active site, enchase, indwell, domicil, wasteyard, acuminate, restriction site, broached, accommodates, tract, position, trash dump.

Sites zıt anlamlı kelimeler, Sites kelime anlamı

Off site : Belli bir mekanda meydana gelmeyen. Dışındaki. Alan dışı. Belirli bir yerde gerçekleşmeyen.

On site : Yerinde. Tesis içi. Belirli bir yerde gerçekleşen. Belirli yerde bulunan. (inşaat) şantiyedeki faaliyetler ve nesneler.