Sizzle türkçesi Sizzle nedir

Sizzle ingilizcede ne demek, Sizzle nerede nasıl kullanılır?

Sizzled : Çıtır çıtır yanmak. Tıslamak. Cızırdama. Cızıltı. Cızırtı yapmak. Hışırdamak. Cızırdamak. Cızıldamak. Cızırtı. Isı ile temas edildiğinde cızırtı sesi çıkarmak.

Sizzler : Çok sıcak gün (argo terim).

Sizzlers : Çok sıcak gün (argo terim).

Sizzles : Tıslamak. Hışırdamak. Cızırtı yapmak. Cızırdamak. Isı ile temas edildiğinde cızırtı sesi çıkarmak. Çıtır çıtır yanmak. Cızıltı. Cızıldamak. Cızırtı. Cızırdama.

Sizzling : Cızırdama. Cızırtılı. Cayır cayır yakan. Aşırı sıcak. Cızırdayan.

Sizzling hot : Aşırı sıcak. Yakıcı sıcak.

Size box : Kutu boyutlandırma. Boyut kutusu.

Size and position : Boyut ve yer.

Sizable : Büyükçe. Oldukça büyük. Büyücek. Hacimli. Büyük. Geniş.

Size change : Boyut değişikliği.

İngilizce Sizzle Türkçe anlamı, Sizzle eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sizzle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sputtered : (alev) sönecek gibi titremek. Yağ sıçratmak. Konuşurken tükürükler saçmak. (motor) öksürmek. Boğulmak (motor). Heyecanla söylemek. Sönecek gibi titremek (alev). Mürekkep akıtmak. Çabuk ve anlaşılmaz konuşmak.

 

Rustle : Hışırtı. Çaba harcamak. Hışırdatmak. Haşırdamak. Çalmak (davar veya at). Gıcırdamak. Var gücüyle çalışmak. Fışırdamak. Çalmak (hayvan).

Crinkled : Eğri büğrü. Kırıştırmak. Engebeli. Düz olmayan. Kırışmak. Pürüzlü. Buruşturmak. Eşitsiz. Dengesiz.

Scorch : Kurutmak. Ağır eleştirmek. Kavrulmak. Hızlı gitmek (araba). Ütülemek. Uçmak (araba vb.). Yakmak. Acı sözlerle incitmek. Alazlamak. Uçmak (araba vb).

Soughed : Uğuldamak. Uğultu (rüzgarın yaptığı). Uğultu. İnlemek. Uğuldama. Uğuldamak (rüzgar).

Crinkling : Kıvırmak. Büzüşmek. Karıştırmak. Buruşturmak. Hışırdatmak. Katlamak. Buruşmak. Kırıştırmak. Kırışmak.

Hisses : Yuhalamak. Islık. Küçük görerek tıslamak. Sinirinden tıslamak. Islıklı protesto. Alaylı olarak tıslamak. Islıklamak. Tıs. Islık çalarak yuhalamak.

Sputter : Sıçramak. Boğulmak (motor). Guruldamak. (alev) sönecek gibi titremek. Tükürerek konuşmak. Çabuk ve anlaşılmaz konuşmak. Kekelemek. (motor) öksürmek. Kuru gürültü. Sönecek gibi titremek (alev).

Crunched : Çıtır çıtır yemek. Çatırdamak. Katır kutur yemek. Hatır hatır yemek. Hart hurt yemek. Çıtırdamak. Çatırtı ile ezmek. Kütürdetmek. Gürültüyle yemek.

Splutter : Tükürür gibi konuşmak. Konuşurken tükürükler saçmak. Sıçratmak. Akmak (kalem). Boğulmak (motor). Mürekkep akıtmak. Şapırdamak. Acele ile söylemek. Şaşkınlık ya da öfkeden karmakarışık şeyler söylemek.

Sizzle synonyms : sear, hiss, frizzles, scratches, make noise, buzz, sizzled, spits, spluttering, scratched, spluttered, buzzing, rustles, blare, soughs, rustled, crinkle, frizzling, soughing, sizzles, spit at somebody, hissed, splutters, crunches, scratch, frizzle, resound, noise, cross talk, straying, sough, strays, crinkles.

 

Sizzle ingilizce tanımı, definition of Sizzle

Sizzle kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A hissing sound, as of something frying over a fire. To make a hissing sound. To fry, or to dry and shrivel up, with a hissing sound.