Slam türkçesi Slam nedir

  • Fırça atmak.
  • Veryansın etmek.
  • Büyük fark atmak.
  • Yerden yere vurmak.
  • Sövmek.
  • Fark atmak.
  • Ağır bir şekilde eleştirmek.
  • Vurmak.
  • Çarparak koymak.
  • Çarparak kapatmak (kapıyı veya kapağı).
  • Yenmek.
  • Çarpmak.
  • Çarparak kapatmak.
  • Acımasızca eleştirmek.

Slam ile ilgili cümleler

English: Ali could tell by the way Mary slammed the door that she was upset.
Turkish: Ali Mary'nin kapıyı çarparak kapatma şeklinden onun üzgün olduğunu söyleyebilir.

English: Don't slam the door.
Turkish: Kapıyı çarpmayın.

English: Ali angrily slammed the door.
Turkish: Ali öfkeyle kapıyı çarptı.

English: Ali got into his car and slammed the door.
Turkish: Ali arabasına bindi ve kapıyı çarparak kapattı.

English: The most lopsided Grand Slam final in tennis history was the 1988 French Open final, when Steffi Graf of FRG pummeled Natasha Zvereva of USSR 6-0, 6-0. The entire match lasted merely 34 minutes.
Turkish: Tenis tarihinde taraflardan birinin diğerine en ezici üstünlük kurduğu Grand Slam finali, Batı Almanyalı Steffi Graf'ın Sovyet Nataşa Zvereva'yı iki seti de 6-0 kazanarak çok rahat yendiği 1988 Fransa Açık Finali'ydi. Maçın tamamı yalnızca 34 dakika sürmüştü.

Slam ingilizcede ne demek, Slam nerede nasıl kullanılır?

Slam bang : Zorla olacak şekilde. Gürültülü bir şekilde. Kuvvetli bir şekilde.

 

Slam down : İndirmek (hızlı ve gürültülü bir şekilde).

Slam shut : Kapıyı hızla çarpmak.

Slam the door : Kapıyı sert kapatmak (kızgınlık içerisinde). Kapıyı çarpmak.

Dar es slam : Darüsselam. Tanzanya'nın fiili başkenti.

Islam : Müslümanlık. İslamlık. Müslümanların dini. İslamiyet. Vıı. yüzyılda, arap yarımadasında muhammet peygamber tarafından kurulan din. İslam alemi.

Slammed : Yenmek. Çarpmak. Acımasızca eleştirmek. Çarparak koymak. Çarpılmış. Fırça atmak. Veryansın etmek. Fark atmak. Sövmek. Yerden yere vurmak.

Islamic : İslami. İslam'a ait. İslam. İslamla ilgili. Müslüman.

Slamming : Acımasızca eleştirmek. Talep edilmeden hizmet sağlayıcısının değişmesi. Vurma. Sövmek. Çarparak koymak. Geminin baş vurması. Yenmek. Yerden yere vurmak. Veryansın etmek. Çarparak kapatmak.

Five pillars of islam : İslamın şartları. İslamın beş şartı. İslam dininin beş temel ilkesi (bunlar: allah'a ve muhammed'e onun peygamberi olarak inanmak, namaz, zekat, oruç ve mekke'ye hacca gitmektir). İslam'ın şartları. İslam'ın beş şartı.

İngilizce Slam Türkçe anlamı, Slam eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Slam ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Scarifies : İncitmek. Canını yakmak. Kazımak. Deriyi kazımak. Derisini soymak. Toprağı sürmek.

Blaspheme : Dinsel konularda saygısızca konuşmak. Küfretmek (dine). Dine küfretmek. Küfretmek. Allah hakkında kötü konuşmak. Saygısızlıkta bulunmak. Kutsal şeylere saygısızlık.

Pull to pieces : Ağır eleştirmek. Parçalamak. Parça parça etmek. Sert biçimde eleştirmek. Anlamsızlığını belirtmek.

 

Batters : Vuruş yapan oyuncu. Güm güm vurmak. Sert darbelerle vurmak. Hırpalamak. Meyilli olmak (duvar). Hor kullanmak. Yağ un ve yumurta karışımı hamur. Bam güm vurmak. Bombalamak.

Run away : Sıvışmak. Kaçmak. Kaçıp gitmek. Gazlamak. Kaçılmak. Kolay kazanmak. Firar etmek. Fıymak. Gemi azıya almak.

Railed : Yakınmak. Raylı. Tırabzan koymak. Küfretmek. Dil uzatmak. Ağzına geleni söylemek. Parmaklıkla çevirmek. Ray döşemek. Azarlamak.

Best : En. En çok. Hakkından gelmek. Alt etmek. En iyi. Geçmek. En iyisi. Baskın çıkmak. Birinci sınıf.

Birch : Değnekle vurmak. Huş. Kamçılamak. Huş ağacı. Sopayla dövmek. Betula. Dövmek. Falaka sopası. Huş ağacıgiller (betulaceae) familyasından, kanatlı fındıksı meyvesi olan, ağaç ya da çalılar.

Biffed : Yumruklamak. Yumruk atmak. Yumruk. Am. Vajina. Bıff. Darbe. Yumruk vurmak.

Barged : Kesmek. Toslamak. Ev gib kullanılan duba. Mavna. Duba. İçeriye paldır küldür girmek. Karışmak. Dalmak. Mavna ile taşımak.

Slam synonyms : slams, chastising, outscoring, close, dress down, badmouth, outscored, outscores, batter, biffs, birched, annihilate, damn, berate, outdo, be overcome, cuss, chastised, alight upon, call down, bashed, outdoing, scarified, be reflected, scarify, give somebody a telling off, beat, chastise, annihilated, annihilating, beating up, barge, badmouthing.

Slam zıt anlamlı kelimeler, Slam kelime anlamı

Open : Dürüst. İçten. Bilgisayar, gitar alanlarında kullanılır. Geniş. Açık. Fora etmek. Açmak. Deşmek. Serbest. Hiçbir perdeye basılmaksızın tellerin açık bırakıldığı veya tüm tellerin herhangi bir perdeden tek parmakla kapatıldığı durumlarda bile sık kullanılan akorların elde edilebildiği akortlama biçimi.

Defeat : İptal ettirmek. Aşmak. Yenilgi. Suya düşürmek. Yıkmak. Mahvetmek. Yenilgiye uğrama. Devirmek. Mağlup etmek.

Slam ingilizce tanımı, definition of Slam

Slam kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Winning all the tricks of a deal (called, in bridge, , the winning of all but one of the thirteen tricks being called ). As, he slammed the door. To shut with force and a loud noise. To bang. The act of one who, or that which, slams. To come or swing against something, or to shut, with sudden force so as to produce a shock and noise. As, a door or shutter slams.