Slamming türkçesi Slamming nedir

  • Fark atmak.
  • Sövmek.
  • Yenmek.
  • Yerden yere vurmak.
  • Çarparak kapatmak.
  • Talep edilmeden hizmet sağlayıcısının değişmesi.
  • Çarpma.
  • Vurma.
  • Fırça atmak.
  • Çarpmak.
  • Çarparak koymak.
  • Geminin baş vurması.
  • Veryansın etmek.
  • Acımasızca eleştirmek.

Slamming ile ilgili cümleler

English: In the distance can be heard voices, the slamming of shutters, and the barking of dogs.
Turkish: Uzakta, sesler, panjurların çarpması ve köpeklerin havlaması duyulabilir.

English: I could hear doors slamming.
Turkish: Kapıların çarptığını duyabiliyorum.

Slamming ingilizcede ne demek, Slamming nerede nasıl kullanılır?

Slammed : Çarpılmış. Fark atmak. Veryansın etmek. Acımasızca sövülmüş olan. Fırça atmak. Yerden yere vurmak. Çarparak kapatmak. Acımasızca eleştirmek. Sövülmüş. Çarpmak.

Slammer : Mapushane. Mahpushane. Hızla çarpan kimse (kapı vb). Cezaevi (argo terim). Hapishane. Tutukevi. Kuvvetli bir şekilde kapatan veya çarpan kimse. Cezaevi. Kodes. Hapis.

Slam bang : Kuvvetli bir şekilde. Zorla olacak şekilde. Gürültülü bir şekilde.

Slam down : İndirmek (hızlı ve gürültülü bir şekilde).

Slam shut : Kapıyı hızla çarpmak.

Canonical law of Islam : Şeriat.

Slam the door : Kapıyı çarpmak. Kapıyı sert kapatmak (kızgınlık içerisinde).

Slams : Yenmek. Veryansın etmek. Yerden yere vurmak. Fark atmak. Fırça atmak. Büyük fark atmak. Çarparak kapatmak. Sövmek. Çarpmak. Çarparak koymak.

 

Euro islam : Avrupa islamı.

Higher institute for islamic studies : Yüksek islam enstitüsü. “vaizlik” ve “müftülük” gibi din görevlerine atanacaklar ile orta dereceli okullarda din bilgisi ve imam-hatip okullarında meslek derslerini okutacak öğretmenleri yetiştirmek amacıyla açılan, öğrenim süresi üç yıl olan parasız yatılı bir yüksek öğretim kurumu.

İngilizce Slamming Türkçe anlamı, Slamming eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Slamming ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dynamic : Hareketli. Aktif. Mekanik gücü olan. Devingen ayrım, çekim, film, kurgunun yarattığı etki, nitelik. alıcının devindirilmesinden doğan durum. duruk'un karşıtı. Enerjik. Devingen. Zaman içinde konumu, yapısı ya da niceliğini değiştirme özelliği olan özdek, olay ve süreçlerin genel niteliği. Dinamik. Faal. Tığ gibi.

Come down on : Saldırmak. Fırçalamak. Haşlamak. Üstelemek. Sıkıştırmak. Cezalandırmak. Başına ekşimek. Üstüne gelmek. Acımasızca azarlamak.

Bear down : Kırmak (direnç). Güç kullanmak. Çaba harcamak. Bastırmak. Ezmek. Gayret etmek.

Outscoring : Büyük fark atmak. Daha yüksek bir sayıda puan alarak kazanmak. Daha çok puan kazanmak.

Berates : Paylamak. Fırça atmak (argo terim). Haşlamak. Azarlamak. Fırça çekmek.

Slam : Çarparak kapatmak (kapıyı veya kapağı). Ağır bir şekilde eleştirmek. Vurmak.

Banging : Dövme. Çakma (cinsel anlamda). Darbe indirme.

Become worn : Yalama olmak (vida vb).

 

Curses : Lanet okumak. Lanet etmek. Lanetlemek. Küfretmek. Beddua etmek.

Brunts : Hamle. Asıl yük. Ağırlık. En ağır kısım (saldırı veya azarlama veya baskı vb'nin). En şiddetli kısım (saldırı veya azarlama veya baskı vb'nin). Darbe.

Slamming synonyms : dynamical, damn, badmouthed, banged, inclined, annihilates, came down on, chides, outdo, brunt, chide, damns, outscore, chastise, impact, cusses, biffed, boffs, chidden, be overcome, knocking, besting, criticize severely, outdoing, crashing, berate, bump, impacting, beat back, beating up, beat all hollow, castigate, outscores.

Slamming zıt anlamlı kelimeler, Slamming kelime anlamı

Horizontal : Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Yatay düzlem. Yatay yerleştir. Ufki. Yatay çizgi. Ufka ait. Yatay. Düz. Yerçekimi doğrultusuna dik düzlem. Horizontal.

Vertical : Tepede olan. Düşey düzlem. Dik. Amudi. Vertikal. Dikey. Dikey çizgi. Eğikliği 90° olan katman. Bilgisayar, fizik, jeoloji alanlarında kullanılır. Yerçekimi doğrultusunda, çevrene dik doğrultuda bulunan.

Slamming antonyms : undynamic.