Curses türkçesi Curses nedir

Curses ile ilgili cümleler

English: Ali curses you.
Turkish: Ali seni lanetliyor.

English: I don't believe in curses.
Turkish: Lanetlere inanmıyorum.

Curses ingilizcede ne demek, Curses nerede nasıl kullanılır?

Barrage of curses : Küfür yağmuru. Büyük miktarda küfür.

Hail curses : Lanet yağdırmak. Birine veya bir şeye beddua etmek.

Curse him : Lanet olsun. Allah belasını versin.

Curse of dimensionality : Boyutsallık belası.

The curse : Beddua etmek. Kargış etmek. İlenmek. Beddua. Lanetlemek. Regl. Aybaşı. Lanet. Sövüp saymak. Telin etmek.

Cursedly : Lanetlenmiş şekilde. Talihsizce. Sefalet içinde. Talihsiz bir şekilde. Kahrolası bir şekilde. Lanetlenmiş bir biçimde. Küfretmeyi hak eden bir şekilde.

Be cursed : Lanet edilmek. Lanetlenmek. Lanetli olmak. Lanete uğramak.

Curse : İlenmek. Küfür etmek. Kargış etmek. Küfretmek. Lanet etmek. Lanet okumak. İntizar etmek. Lanetleme. Sövmek. Küfür.

Accurse : Bedduaya uğramak.

Curser : Lanet eden kimse. Müstehcen dil kullanan kimse. Lanet okuyan kimse. Beddua okuyan. Küfreden kimse. Başka birini lanetleyen kimse.

İngilizce Curses Türkçe anlamı, Curses eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Curses ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Shop : Gammazlamak. Ele vermek. Hapishane. İş. Hapse atmak. Araştırma yapmak. İşlik. Dükkan. Yapımevi.

Curse : İntizar etmek. İlenç. Telin etmek. Kargış etmek. Küfür. Beddua. Küfür etmek.

Abuses : Suistimal etmek. Kötü emellerine alet etmek. Kötüye kullanmak. Taciz etmek. Tecavüz etmek. Kötü davranmak.

Elective : Seçmeli ders. Seçimle ilgili. Seçimli. Seçmeli. Seçilmiş. Seçimle elde edilen (bir makam). İsteğe bağlı. Seçilen. Seçim. Elektif.

Abusing : Kötü emellerine alet etmek. Tecavüz etmek. Suistimal etmek. Kötüye kullanmak. Taciz etmek. Kötü davranmak.

Lecturing : Öğütler vermek. Uyarmak. Ders verme. Azarlamak. Ders anlatmak. Konu anlatımı. Ders vermek. Konferans vermek.

Damns : Mahkum etmek. Lanet. Mahvetmek. Ah etmek. Lanetlenmek. Suçu yüklemek.

Blew : Uçurmak. Patlamak. Yelpazelemek. Su fışkırtmak (balina). Fışkırmak. Körüklemek. Üflemek. Çalmak. Soluk soluğa kalmak.

Blasphemed : Küfretmek (dine). Dine küfretmek. Allah hakkında kötü konuşmak. Kutsal şeylere saygısızlık. Dinsel konularda saygısızca konuşmak. Saygısızlıkta bulunmak.

Class : Bir topluluk içinde, birbirlerinden ekonomik ve toplumsal yönlerden ayrılan ve aralarında karşıtlıklar bulunan bölüklerden her biri. krş. altkültür, kültür alanı, altkültür alanı, yatay bölük. Kategorilere ayırmak. Birşeyi belirli bir grubun içinde saymak. Belli bir yerde toplanarak bir ya da birkaç öğretmenin gözetim ve yönetimi altında ders gören öğrenci kümesi. bir eğitim kurumuna aynı zamanda yazılan ve bu eğitim kurumunu aynı zamanda bitirmeleri beklenen öğrenci kümesi. bk. derslik. kimi yönlerden birbirine benzeyen birtakım olay ya da gözlemler. Klas. Bilgisayar, eğitim, iktisat, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kategorize etmek. Sınıflamak. Ders. Bir sınıf veya bu sınıf içindeki bir grup.

 

Curses synonyms : art class, class period, home study, childbirth preparation class, course session, orientation course, propaedeutics, give tongue to, shop class, required course, course of instruction, educational activity, directed study, pedagogy, consign to perdition, instruction, anathematized, black guard, express, blackguards, damn, cuss, reprobate, industrial arts, blow, blanker, lecture, imprecating, beshrews, correspondence course, darn, beshrewed, extension course.

Curses zıt anlamlı kelimeler, Curses kelime anlamı

Straight line : Doğru. Düz çizgili. Doğru hat. Düz doğru. Düz çizgi.

Blessed : Kutsanmış. Mutluluk veren. Kutsal. Huzurlu. Mübarek. Kutlu. Mutlu. Bereketli. Allah'ın.