Pull to pieces türkçesi Pull to pieces nedir

  • Ağır eleştirmek.
  • Parçalamak.
  • Sert biçimde eleştirmek.
  • Parça parça etmek.
  • Anlamsızlığını belirtmek.
  • Acımasızca eleştirmek.

Pull to pieces ingilizcede ne demek, Pull to pieces nerede nasıl kullanılır?

Pull : Gelmek. Doldurmak. Koparmak. Hareket etmek. Etki. Nüfuz. Fırt. Koymak. İçmek. Nefes çekmek.

To : Arasında. -mek -mak (mastar). E. E doğru. Kadar. -e göre. Oranla. Kala. Ye. Göre.

Pieces : Parça. Parçalar.

Pull together : Elbirliği ile çalışmak. Uyum içinde çalışmak. Ekip çalışması yapmak. Duygularına hakim olmak. Kolektif çalışmak. Elbirliğiyle çalışmak. Birlik içinde çalışmak.

Be torn to pieces : Paramparça olmak. Parça parça olmak. Paralanmak.

Cut to pieces : Hezimete uğratmak. Bozguna uğratmak. Parçalara ayırmak.

Go to pieces : Paramparça olmak. Bir olay karşısında kendini tutamayıp ağlamaya başlamak. Parçalanmak. Bölünmek. Dökülmek. Sıhhati bozulmak. Kırılmak. Bozulmak. Fenalıklar geçirmeye veya o zamana kadar gizli tuttuğu her şeyi ifşa etmeye başlamak. Yıkılmak.

Fall to pieces : (duygusal anlamda) darmadağın olmak. Dağılmak. Yıkılmak. Bin parça olmak. Tuzla buz olmak. Bozulmak. Parçalara ayrılmak. Parçalanmak. Paramparça olmak.

Take to pieces : Parçalamak. Sökmek. Parçalara ayırmak.

Dash to pieces : Çarpıp paramparça etmek.

 

İngilizce Pull to pieces Türkçe anlamı, Pull to pieces eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pull to pieces ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Break up : Tatile girmek. Yolları ayrılmak. Ufalamak. Bitirmek. Dağılmak. Bitmek. Sona ermek. Bozulmak (nişan). Tatil olmak. İlişkiyi kesmek.

Break : Çiğnemek. Tutmamak. Şafak vakti. Kırılma. Kontrol etmek. İhlal etmek. Kırma. Kırmak. Uymamak. Kesme.

Scarifying : Derisini soymak. Kazıma. İncitmek. Deriyi kazımak. Toprağı sürmek. Canını yakmak.

Smash to smithereens : Paramparça etmek. Tuzla buz etmek. Un ufak etmek.

Score : Bir ayaktopu kümesinde takımların aldıkları sonuçlara göre kazandıkları değerler. uluslararası kurallara göre kazanan takım iki, yenişemeyen takımlar birer değer alırlar. yenik takımlar ise değer alamazlar. Notaya geçirmek. Skor kaydetmek. Almak. Sayı. Eleştirmek. Gol atmak. Çentiklemek. İşaretlemek. Azarlamak.

Carbonado : Washington eyaletinde yerleşim yeri. Siyah elmas. Elmas kırıntısı. Genellikle güney amerika'da bulunan iri siyah elmas tipi. Karaelmas. Karbonado. Washington eyaletinde şehir.

Dashes : Savurmak. Atılmak. Kesik çizgi. Çarpmak. Dolaştırmak. Savrulmak. Püskürtmek. Fırlamak. Fışkırtmak. Lanet etmek.

Pick to pieces : Didiklemek. Çürütmek (tez). Ağır eleştiri yapmak. Ağır biçimde eleştirmek.

Scored : Çentikli. Partisyon yazmak. İşaretlemek. Çentiklenmiş. Çizmek. Azarlamak. Değerlendirmek. Şanslı olmak. Çizgi çekmek. Hesabını tutmak.

Crumble : Parçalanmak. Harab olmak. Çökmek. Yıkılmak. Çok küçük parçalara ayırmak. Ufalanmak. Düşmek. Ekmek vb ufaltmak. Un ufak olmak.

 

Pull to pieces synonyms : dash, slamming, busts, razz, slams, scarified, slash, scorch, smash, scarify, break into pieces, slashes, rap somebody over the knuckles, cut up, criticize severely, scorches, break to pieces, break down, slammed, bash in, razzes, razzing, cut something asunder, slam, chop, crumbles, bust, comminute, tear up, smashes, razzed, scarifies, rip up.