Scored türkçesi Scored nedir

Scored ile ilgili cümleler

English: Ali scored a goal!
Turkish: Ali bir gol attı!

English: Ali scored a goal.
Turkish: Ali gol attı.

English: Ali scored the first goal of the game.
Turkish: Ali maçın ilk golünü attı.

English: Ali scored the winning goal.
Turkish: Ali galibiyet golünü attı.

English: Ali scored three goals.
Turkish: Ali üç gol attı.

Scored ingilizcede ne demek, Scored nerede nasıl kullanılır?

Scored a goal : Bir gol atmış. Bir skor yapmış. Bir oyunda sayı yapmış.

Which side scored : Hangi taraf sayı aldı.

Outscored : Büyük fark atmak. Daha çok puan kazanmak. Daha yüksek bir sayıda puan alarak kazanmak.

Underscored : Altına çizgi çizmek. Altı çizili. Vurgulamak.

Score a goal : Gol atmak.

Score major points : Puanların çoğunu toplamak. Büyük sayıları yapmak.

Score off : Aptal durumuna düşürmek. Susturmak (tartışmada). Alt etmek. Ağızlarının payını vermek. Ağzının payını vermek. Morartmak.

Score an advantage : Bir kazanç elde etmek. Avantaj elde etmek.

Score a point : Puan kazanmak.

 

Score a hat trick : Hettrik yapmak. Üç gol atmak. Üç sayı yapmak.

İngilizce Scored Türkçe anlamı, Scored eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Scored ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Notating : İşaret etmek. Notaya dökmek. Notlar eklemek. Puanlarla bezemek. Beneklerle bezemek. Müzik notaları yazmak. İşaretlerle göstermek. Not etmek. Noktalarla bezemek.

Commenting : Yorumlamak. Düşüncesini açıklamak. Eleştirmek.

Knock up : Hazırlayıvermek. Çok yormak. Uyandırmak. Hazırlamak. Aceleyle yapıvermek. Para kazanmak. Kuruvermek. Hamile bırakmak. Telaşlandırmak.

Gain ground : İlerlemek. Mesafa almak. İleri gitmek. Geliştirmek. İyiye gitmek (hastanın durumu). Rağbet kazanmak. Mesafe almak. Mesafe kaydetmek. Başarmak. Güçlü ve önemli duruma gelmek.

Depicting : Tasvir etme. Göstermek. Resmetmek. Tasvir etmek. Betimlemek. Tanımlama. Tasvir eden.

Admonish : Kulağını bükmek. Hafiçe azarlamak. Uyarmak. Nasihat vermek. Tembih etmek. Öğüt vermek. Kulağını çekmek. İhtar etmek. Nasihat etmek.

Beacon : Deniz feneri. Yol göstermek. Fener. İşaret. İşaret koymak. İşaret ateşi. Trafik lambası. İşaret kulesi. İşaret ışığı. Uyarı ışığı.

Sign : Sinema ve televizyon çalışmalarında yapım takımının sessizce anlaşması, belli işlerin başlama ve bitişlerinin, gerçekleştirilmesinin belirtilmesi için el ve kolla, ışıkla, kulaklıklardan sesle verilen komutlar. Bir sayının olumlu ya da olumsuz olduğunu gösteren cebirsel simge. Belirti. Burç. Simge. Belirtmek. Bulgu. Yapım imleri. Tecimevi, iş yerlerinin kapılarına asılan ve yapılan iş çeşidi ile bu işe ilişkin özel ve tüzel kişi iyeliğini kapsayan göstergeç. İfade etmek.

 

Bring up : Paylamak. Yetiştirmek. Bahsetmek. Durduruvermek. Beslemek. Terbiye etmek. Çocuk yetiştirmek. Büyütmek. Çocuklardan sakınmak. Bahis açmak.

Admonishing : Kulağını çekmek. İhtar etmek. Nasihat etmek. Tembih etmek. Kulağını bükmek. Uyarmak. Nasihat vermek. İhtar vermek. Öğüt vermek.

Scored synonyms : vie, grade point, pull ahead, jagged, get ahead, convert, converts, constructed, chippies, par, appreciates, slash, blow up, crenatus, jaggier, bastes, commentate, bawling out, laciniate, valuation, appreciate, score, run through, be lucky, correspond to, incised, commentating, have the luck to, eagle, gain, kick a goal, cancel, blister.

Scored zıt anlamlı kelimeler, Scored kelime anlamı

Fall back : Saatleri geri almak. Geride kalma. Geri çekilmek. Geri çekilme. Gerilemek.

Lose : Yitirmek. Geri kalmak. Heba etmek. Zayi etmek. Şaşırmak. Mahrum etmek. Geri kalmak (saat). Kaybetmek. Kazanamamak. Mağlup olmak.