Knock up türkçesi Knock up nedir

Knock up ingilizcede ne demek, Knock up nerede nasıl kullanılır?

Knock : Teklemek. Kapıyı çalmak. Çarpmak. Sertçe eleştirmek. Tartaklamak. Vurmak. Çarpışmak. Kapı çalmak. Çalmak. Devirmek.

Knock about : Sürtmek. Bulunmak. Art arda takla. Kaba davranmak. Şiddetle sarsmak. Dövmek. Çıkmak. Yalan söylemek. İtiş-kakış. Çeşitli ve arka arkaya taklalar, düşürmeler, yuvarlanmalar ve zıplamalarla gelişen güldürücü sözsüz oyun.

Knock around : Sert davranmak. Kaba davranmak. Göze çarpmamak. Boşa vakit harcamak. Hırpalamak. Çıkmak. Gezmek. Dövmek. Oyalanmak. Boşa zaman harcamak.

Knock at : -e vurmak. -i çalmak.

Knock at an open door : Zaten açık olan bir kapının girişini aramak. Açık kapıyı çalmak. Sonuç almayan çok çalışmak. Boşuna çok çalışmak.

İngilizce Knock up Türkçe anlamı, Knock up eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Knock up ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Confuse : Karıştırmak. Birbirine karıştırmak. Kafasını karıştırmak. Kafa karıştırmak. Kafası karışmak. Zihnini karıştırmak. Karman çorman etmek. Ayırt edememek. Bozmak. Farkedememek.

 

Arouse : Canlandırmak. Uyanmak. Canlanmak. Kaldırmak. Harekete geçirmek. Ayaklandırmak. Uyuyan devi uyandırmak. Hayat bulmak.

Call : Aramak. Bilgisayar, hukuk alanlarında kullanılır. Telefon etmek. Adlandırmak. Dava açmak. Adamla getirtme. Çağırmak. Adlandırılmak. Çağrıda bulunmak.

Fertilises : Döllemek. Tohumlamak. Bereketlendirmek. Verimlileştirmek. Aşılamak. İlkah etmek. Fertilize. Gebe bırakmak. Organik veya kimyasal maddeler ekleyerek toprağı zenginleştirmek (ayrıca fertilize).

Fecundate : İlkah etmek. Bereketlendirmek. Verimli yapmak. Verimlileştirmek. Döllemek.

Cater for : İhtiyaçlarını karşılamak. Sağlamak. Dikkate almak. İçin yemek tedarik etmek. İhtiyacını karşılamak. Göz önünde bulundurmak. Gereklerini hazırlamak. Yemeklerin hazırlanmasını ve servisini üstlenmek. Gereksinimlerini karşılamak.

Make a point : Taşı gediğine oturtmak. Mim koymak. (önemli bir şeye) parmak basmak. Önemli bir noktaya temas etmek. Taşı gediğine koymak. Cevabı yapıştırmak.

Awakened : Farkına varmak. Gözü açılmak. Uyanmış. İkaz etmek. Uyanmak.

Flurry : Telaşa düşürmek. Ani canlılık. Heyecanlanmak. İki ayağını bir pabuca sokmak. Heyecan. Sinirlendirmek. İki ayağını bir pabuca koymak. Sağanak. Telaşlanmak.

Make a killing : Çok para kazanmak. Voli vurmak. Canlıyı bulmak. Bir servet elde etmek. Büyük kar elde etmek. Voliyi vurmak. Vurgun vurmak. Vurgun yapmak. Servet yapmak.

Knock up synonyms : coins, accustom, awakes, fecundating, fertilise, harass, harasses, confect, do in, put on, jade, score, overtire, harassed, awoken, awake, overtired, score up, abraid, disconcert, tire to death, coach, awakenings, be coining money, awakens, disconcerts, awaken, awakening, coin, exhaust, earn, concocts, overtires.