Slapdashes türkçesi Slapdashes nedir

Slapdashes ingilizcede ne demek, Slapdashes nerede nasıl kullanılır?

In a slapdash manner : Baştan savma. Gelişigüzel.

Slapdash : Umursamaz. Kayıtsızca. Umursamazca. Lakayt. Lakayt bir şekilde. Düşüncesizce. Aceleci. Düşüncesiz. Lakayıt. Yalapşap veya derme çatma veya gelişi güzel yapmak veya hazırlamak.

İngilizce Slapdashes Türkçe anlamı, Slapdashes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Slapdashes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gormless : Salak. Akılsız. Mankafa. Geri zekalı. Mal. Ölçüsüz. Aptal. Sağduyu yoksunu.

Neglector : Terk eden kimse (ayrıca neglecter). Aldırmayan kimse. Kaytarıcı kimse. İhmalkar kimse. Umursamaz kimse. İhmalkar.

Breezier : Cıvıl cıvıl. Havadar. Esintili. Havalı. Rüzgarlı. Neşeli. Meltemli. Canlı. Hareketli. Şen.

Hasty : Çabuk. Acele. Çabuk sinirlenen. İvedi. Tez. Telaşçı. İvecen. Düşüncesizce yapılmış.

Conscience proof : Yüzsüz. Duygusuz.

Half heartedly : Gönülsüzce. Hevessizce. Aldırışsızca. İlgisizce.

Negligently : Önemsemeyerek. Gelişigüzel. Baştan savma şekilde. Pasaklı bir şekilde. Dikkatsizce. Sorumsuzca. İhmalkar bir biçimde.

 

Breezy : Havadar. Şen. Canlı. Rüzgarlı. Meltemli. Neşeli. Şen şakrak. Cıvıl cıvıl. Havalı.

Lightly : Düşünmeden. Kolayca. Kaygısızca. Az bir dereceye kadar. Nazikçe. Az bir derecede. Hafif. Sebepsiz yere. Tatlı tatlı.

Brutes : Yabani. Hayvan gibi. Mantıksız. Akılsız. Vahşi adam. Kaba. Canavar. Hayvan. Kaba kimse.

Slapdashes synonyms : evasive, brashes, unmoved, uninterested, headlong, patchily, neglecter, flightier, listlessly, easy go lucky, disregardful, breezily, clinical, freewheeling, nonchalant, indifferent, emotionless, hothead, headforemost, slapdash, wantoned, bungled, hotheaded, laxly, feckless, smack, negligent, fecklessly, breeziest, brashest, flighty, slovenly, in a slapdash manner.

Slapdashes zıt anlamlı kelimeler, Slapdashes kelime anlamı

Careful : Tedbirli. İtinalı. Dikkatle yapılmış. Sıkı. Titiz. Dikkatli. Özenli. Ölçülü. Tutumlu (aşırı). Düşünen.