Slavery system türkçesi Slavery system nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Köleci üretim biçiminin geçerli olduğu toplum. stalin’in tanımladığı beş toplum biçiminden biri olup, ortak mülkiyetin olmadığı ve üretim araçları mülkiyetinin birkaç kişiye ait olduğu köle emeğine dayalı toplum. krş. kapitalist sistem 2, sosyalist sistem 2, ilkel komünal sistem, feodal sistem 2.
  • Köleci sistem.

Slavery system ingilizcede ne demek, Slavery system nerede nasıl kullanılır?

Slavery : Kölelik. Bazı bireylerin diğerlerinin üzerinde mülkiyet hakkına sahip olduğu bir tür toplumsal katmanlaşma biçimi. Esirlik. Halayıklık. Esaret. Kulluk. Başlıca toplumsal sınıfları beylerle kölelerden oluşan, kölelerin toplumdaki baş üretim gücü olduğu toplumsal-ekonomik düzen. Esir tutma. Kölelik düzeni. Angarya.

System : Katman. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, uzay, sosyoloji, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Yapı. Bir birlik oluşturacak biçimde işlevsel olarak örgütlenmiş öğeler bütünü. Bir bütünü oluşturacak biçimde karşılıklı olarak birbirine bağlı öğelerin tümü. Nizam. Sistem. Yöntem. Üzerinde ölçme yapılan ya da söz konusu olan belirli nesneler topluluğu. Aralarında ilişki bulunan ve amaca göre çevresinden belirli sınırlarla ayrılmış özdek, olay ve süreçlerin seçilmiş kümesi.

 

Slavery mode of production : Köleci emeğe dayalı üretim tarzı. Köleci üretim biçimi.

Slavery society : Köleci sistem. Köleci üretim biçiminin geçerli olduğu toplum. stalin’in tanımladığı beş toplum biçiminden biri olup, ortak mülkiyetin olmadığı ve üretim araçları mülkiyetinin birkaç kişiye ait olduğu köle emeğine dayalı toplum. krş. kapitalist sistem 2, sosyalist sistem 2, ilkel komünal sistem, feodal sistem 2.

Slavery to : Kölesi olma.

A nary numeration system : A-lı sistem.

İngilizce Slavery system Türkçe anlamı, Slavery system eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Slavery system ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

A type mutual funds : Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.

 

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

Slavery system synonyms : a pass through certificate, a shift in individual demand, ability to pay approach, a shift in supply, a group shares, slavery society, a change in supply.