Slipup türkçesi Slipup nedir

Slipup ingilizcede ne demek, Slipup nerede nasıl kullanılır?

Slipups : Falso. Hata. Aksilik. Sürçme. Yanlış.

Slip a cog : Hata yapmak. Yanlış yapmak (argo terim).

Slip away : Tüymek. Sıvışmak. Süzülmek. Savuşmak. Dikkati çekmeden sessizce gitmek. Gözden kaybolmak. Sıvışıp gitmek. Yan çizmek.

Slip back : Geriye doğru kaymak.

Slip by : Zaman akıp gitmek. Geçip gitmek. Akıp gitmek (zaman). Akıp gitmek. Çabucak geçmek.

Slip cover : Mobilya örtüsü. Mobilya kumaşı. Mobilyalarda kullanılan kumaş örtü.

Slip in : İçeri kaymak. Bahsetmek. Karışmak. Dikkati çekmeden sessizce girmek. Sürmek. Kayıp içine düşmek. Kaydırmak.

Slip case : Kitap kılıfı.

Slip into : Giymek (giysiyi). Tutuşturmak. Girmek. Sokuvermek. Kaçmak. Sıkıştırmak.

Slip joint : Hava kanallarında kullanılan bir ekleme türü. Kayar ek yeri. Kayıcı mafsal. Kayıcı kavrama. Kaymalı geçme. Kaygan bağlantı. Kaydırma ek.

İngilizce Slipup Türkçe anlamı, Slipup eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Slipup ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Crustiness : Suratsızlık. Kabukluluk. Huysuzluk. Terslik. Asabi veya suratsız olma niteliği. Somurtkanlık. Sinirlilik.

Steal : Süzülmek. Gizlice veya dikkati çekmeden yapmak. Hırsızlama yapmak. Kelepir. Zula etmek. Hırsızlık yapmak. Çalmak. Çaktırmadan yapmak. Sessizce hareket etmek. Gizlice hareket etmek.

 

Slue : Devretmek. Çok miktar. Dönmek. Bkz.slew. Döndürmek. Çevirmek. Çevirme.

Crossness : Terslik. Kızgınlık. Huysuzluk. Çaprazlık.

Bug : Mikrop. Böcek. Gizli mikrofon. Dinleme cihazı yerleştirmek. Tutku. Meraklısı. Rahatsız etmek. Tahtakurusu. Tutkun.

Corrigendum : Baskı hatası. Düzeltilecek hata.

Contrarieties : Karşıtlık. Terslik. Tezat. Aykırılık. Muhalefet. Uyuşmazlık. Zıtlık.

Stumble : Kösteklenmek. Hataya düşmek. Günaha girmek. Okurken veya söylerken yanlış yapmak. Yanlışlık yapmak. Adi yürüyüşte daha belirgin olarak görülen ve genellikle art bacaklarda rastlanan, at yürürken tırnağın ön kısmının, adımın başlangıcında veya sonunda, yere sürtmesiyle meydana gelen, atlarda görülen bir yürüyüş kusuru. Ayağı takılmak. Sendelemek.

Contretemps : Talihsizlik. Şanssızlık. Pot. Gaf. Mani. Bir hazırlık hareketidir. beşinci duruş; yarım parmak ucunda yükseldikten sonra gerideki bacağı kırk beş derecelik bir açıyla kaldırma ve dördüncü duruşla öne getirme. her iki diz de büküktür. Beklenmeyen terslik. Kontrtams. Engel.

Blemishing : Bozmak. Leke. Çirkinleştirmek. Güzelliğini bozmak. Şaibe. Lekelemek. Karalamak. Damga. Özür.

Slipup synonyms : bevue, side slip, crabbedness, demerit, skid, contrariness, boner, slide, faux pas, boners, errants, false step, all wet, awry, delinquencies, clangers, cantankerousness, at fault, blemish, discords, broch, amiss, awkwardness, error, biles, failure, booboo, biliousness, bile, boo boo, glide, errors, errant.

Slipup zıt anlamlı kelimeler, Slipup kelime anlamı

Stand still : Kımıldamadan durmak. Kımıldamamak. Hareketsiz kalmak. Hareketsiz durmak. Hareket etmemek. Kıpırdamamak.

Better : Islah etmek. İyisimi. Daha iyi bir hale getirmek. Daha iyi bir hale gelmek. İyileştirmek. Düzeltmek. Daha iyi. Yakşırak. İlerletmek. Geçmek.