Slot türkçesi Slot nedir

Slot ile ilgili cümleler

English: Slotted spoons have a particular role in the traditional absinthe ritual. They are used to hold a sugar cube over a glass as one dissolves it into her drink with cold water.
Turkish: Oluklu kaşıklar geleneksel pelin ayininde belirli bir role sahiptir.Onlar bir adet küp şekeri soğuk suyla bardaklarının içine eritmek için küp şekeri bardağın üstünde tutmak için kullanılır.

English: The seven deadly sins are: pride, envy, greed, anger, lust, gluttony and sloth.
Turkish: Yedi ölümcül günah şunlardır: kibir, kıskançlık, açgözlülük, öfke, şehvet düşkünlüğü, oburluk ve tembellik.

English: Sloth or laziness is one of the seven deadly sins.
Turkish: Uyuşukluk ya da tembellik yedi ölümcül günahtan biridir.

English: Ali took an envelope out of his pocket and put it into the mail slot.
Turkish: Ali cebinden bir zarf çıkardı ve onu posta kutusuna koydu.

Slot ingilizcede ne demek, Slot nerede nasıl kullanılır?

Slot in : Yer vermek. Yer ayırmak.

Slot into : Uyum sağlamak. Yer vermek. Yerine koymak. Yer ayırmak.

Slot machine : Meşrubat otomatı. Otomatik satış makinesi. Yiyecek otomatı. Kumar aleti. Slot makinasi. Kumar makinesi.

 

Slot reader : Yarık dizilimi. Yarık ışıyıcı. Yuvalı okuyucu. Yuva okuyucusu.

Adapter slot number : Bağdaştırıcı yuva numarası.

Coin slot : Kıç çatalı. Göt çatalı.

Diskette slot : Disket yuvası.

Barcode slot reader : Yuvalı çubukkod okuyucu. Yuvalı çubuk kod okuyucu.

Magnetic slot reader : Yarıklı manyetik okuyucu. Yuvalı manyetik okuyucu.

Armature slot : Endüvi oluğu. Endüvi oyuğu.

İngilizce Slot Türkçe anlamı, Slot eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Slot ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Holed : Deliğe girmek. Köşesine çekilmek. Yuvasına girmek. Deliğe sokmak. Delmek. Kapanmak. Kazmak.

Joggle : Birleştirmek. Hafifçe sallamak. Sallamak. Diş yapmak. Geçme parçası. Geçme ile tutturmak. Çentik. Sarsmak. Geçme. Hafifçe sarsılmak.

Geo : Jeo. Yeryüzü.

Chamfer : Şev yapmak. Şev. Kanal. Oluk açmak. Meyilli bir kenar. Yiv açmak. Pah.

Straightening : Kalkmak. Doğrusunu açıklamak. Düzleştirmek. Doğrultma. Yoluna girmek. Düzeltmek. Düzeltme-doğrultma. Düzelme. Doğrulmak.

Cavities : Oyuk. Çürük. Kovuk. Çukur.

Chase : Av. Peşine düşmek. Takip etmek. Kovalama. Devingen filmlerde, özellikle serüven, kovboy, güldürü filmlerinde sık sık başvurulan, bir kimsenin yakalanması için izlenmesine dayanan yol. Kovalamak. Hakketmek. İz sürme. Kovmak.

Lancinate : Koparmak. Yarmak. Delmek. Bıçaklamak. Yırtmak.

Black out : Bilgi saklamak. Tam karanlık. Tarayıcı demetin satır başı ya da resim başı yapması sırasında, istenmeyen imlerin ortaya çıkmasını önlemek ve eşleme imleri gibi belirli biçimdeki imleri göndermek için resim bilgisine verilen ara. Bilincini kaybetmek. Karartma yapmak. Ana çevirgeç kapatılarak sahnenin tümüyle karartılması durumu. Sahneyi tümüyle karartmak. sahnede hiçbir ışığın olmadığı durum. Okunamaması için bir yazının bir kısmını siyah renkle karalamak. Elektrikleri kesmek.

 

Straighten out : Açıklığa kavuşturmak. Işık tutmak. Şüphesini gidermek. Aydınlatmak. Doğrulmak. Düzelmek. Aydınlığa kavuşturmak. Doğrusunu açıklamak. Düzeltmek.

Slot synonyms : array, spatial relation, abort sequence, jagg, breaches, fireside, eyeholes, bored, straighten, drill, frequency, jaggs, docs, caverns, chute, accommodates, chink, gashes, abysses, locate, deposited, abort, dig a hole, cannelure, pin down, chappie, cavum, chutes, blowouts, den, cranny, access key, gashing.

Slot ingilizce tanımı, definition of Slot

Slot kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Hence, a track of any kind. To shut with violence. To slam. A broad, flat, wooden bar. As, to slot a door. A slat or sloat. The track of a deer.