Geo türkçesi Geo nedir
- Yeryüzü.
- Jeo.
- Yer.
Geo ile ilgili cümleler
English: "George?" said the housewife. "Who's George?"
Turkish: "George? " dedi ev hanımı. "George kim? "
English: A map helps us study geography.
Turkish: Bir harita bizim coğrafya çalışmamıza yardım eder.
English: A man named George was staying at a hotel.
Turkish: George adında bir adam bir otelde kalıyordu.
English: After dinner, George's dad took him aside.
Turkish: Akşam yemeğinden sonra, George'nin babası onu bir kenara aldı.
English: After eight months passed and his broken heart healed, George eventually started dating girls again.
Turkish: Sekiz ay geçtikten ve onun kırık kalbi iyileştikten sonra, George sonunda tekrar kızlarla flört etmeye başladı.
Geo ingilizcede ne demek, Geo nerede nasıl kullanılır?
Geobotanist : Bitki coğrafyası uzmanı. Jeobotanik uzmanı. Jeobotanik araştırmaları yapan kimse.
Geobotany : Jeobotanik. Bitkiler biyojeografisi. Bitki coğrafyası. Bitkilerin coğrafi dağılımını inceleyen bilim dalı.
Geocentric : Dünyanın merkezine ait. Yermerkezli. Yer merkezine göre kurulan, düzenlenen ya da ölçülen. Jeosentrik. Jeosantrik.
Geocentric approach : Yermerkezli fiyatlandırma yaklaşımı. Küresel düzeyde etkinlikte bulunan bir firmanın, iştirak ve bağlı kuruluşlarından yerel piyasa koşulları hakkında bilgi alıp, bu bilgiler doğrultusunda herbir ulusal piyasada ençok karı elde edecek biçimde fiyat belirlediği fiyatlandırma yaklaşımı. krş. küresel fiyatlandırma yaklaşımı, uyarlanabilir fiyatlandırma yaklaşımı.
Geocentric latitude : Yeryüzündeki bir noktayı merkeze birleştiren doğrunun eşleğe göre yaptığı açı. Merkezil enlem. Jeosantrik enlem. Yermerkezli enlem. Yer merkezli enlem.
Geocentric management : Çok uluslu işletmede yönetim kadrolarının belirli ülke yurttaşları yerine çeşitli ülkelerden nitelikli ve deneyimli insanlarla doldurulması anlayışı. Ana ülke milliyeti egemen olmaktan çıkartılarak yöneticilerin ülke kökenine bakmaksızın yönetimin tamamen evrenselleştirildiği etnik ve çok merkezli yönetim stratejilerinin karışımı olan bir tür çok uluslu şirket yönetim modeli. krş. çok merkezli yönetim, etnik merkezli yönetim, farklılaştırılmış hiyerarşik yönetim. Coğrafi merkezli yönetim. Coğrafi yönetim. Ana ülke milliyeti egemen olmaktan çıkarılarak yöneticilerin ülke kökenine bakılmaksızın yönetimin tamamen evrenselleştirildiği etnik ve çok merkezli yönetim stratejilerinin karışımı olan bir tür çokuluslu şirket yönetim modeli. krş. çok merkezli yönetim, etnik merkezli yönetim, hiyerarşi dışı yönetim.
Geochrony : Bağıl çağ yerbilimi. Yer oluşlarının, birbirlerine göre zaman sırasıyle bölünmesi.
Geochronology : Dünyanın evrimi ile ilgili olarak zaman ölçümü ile uğraşan bilim dalı. Jeokronoloji.
Geochemist : Yerkabuğunun kimyasal bileşimini inceleyen kimse. Coğrafya kimyacısı. Jeokimya uzmanı.
Geochemists : Coğrafya kimyacısı. Jeokimya uzmanı. Yerkabuğunun kimyasal bileşimini inceleyen kimse.
İngilizce Geo Türkçe anlamı, Geo eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Geo ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Go : İş görmek. Gitme. Geçmek. Koyulmak. Ölmek. Sonuçlanmak. Başlamak. Bahse girmek. Götürmek. Olmak.
Floor : Döşemek. Kat. Taş döşemek. Taban. Jimnastik, madencilik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Tam gaz vermek. Zemin. Yeri kaplamak. Şoke etmek. Gazı köklemek.
Turn : Sürpriz. Nöbet. Geçmek. Döndürme. Ters dönmek. Dönme. Vazgeçirmek. Sapmak. Etkilemek. Yöneltmek.
Exposals : Konum. Fotograf. Bir grup insana sunma. Koruyucusuz olma. Yerleştirme. Maruz olma. Fesih. Bırakma. İfça. Kınama.
Settle : Yatıştırmak. Durulmak. Anlaşmak. Berraklaşmak. Karar vermek. Yetinmek. Uyum sağlamak. Yerine getirmek. Hafiflemek. Çökelmek (sıvının içindeki katı maddeler).
Break : Patlamak. Yarmak. Çözmek. Ara vermek. Bitmek. Ağarmak. Kaçmak. Mola. Parçalanmak. Çatlatmak.
Glebe : Vakıf arazisi. Toprak. Arazi.
World : Diyar. Hayat. Arz. Ömür. Alem. Evren. Üçüncü dünya. Toplum. Cihan.
Binned : Tahıl saklamak için kullanılan kap. Çöp kutusu. Kutu. Bidon. Teneke. Çöpe atmak. Çöp kovası. Küçük depo. Ambarlamak.
Find : Bulunan şey. Anlamak. Bulmak. Arayıp bulmak. Eline geçmek. Sağlamak. Bulma. Ulaşmak. Erişmek. Bakmak.
Geo synonyms : sober up, incur, catchall, terra firma, earths, obtain, worlds, earth surface, bin, catchalls, earth, receive, asl, ground, acquire, surface of the earth, exposal, change state, abode, take, change, become, terra, footing, run, sober, footings, work, take effect.
Geo zıt anlamlı kelimeler, Geo kelime anlamı
Stay : Dayanmak. İkamet etmek. Germek. Kalmak. Önlemek. Geciktirmek. Ertelemek. Bastırmak. Kalış. Durmak.
Leave : Terketmek. Vazgeçmek. Bakımına bırakmak. Çıkmak. Ayrılmak (sevgileden vb). Sorumluluğuna bırakmak. Ayrılmak. Terk etmek. İzin. Ruhsat.
Pull out : Ayrılmak. Yola çıkmak. Çıkmak. Tüymek. Çıkarmak. Uzamak. Çekip çıkarmak. Dışarı çekmek. Sökmek.

Bu kısımda Geo kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Geo ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Geo anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Geo ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.