Slummier türkçesi Slummier nedir
- Kirli.
- Gecekondu semtine benzeyen.
- Pis.
- Aşırı derecede kalabalık ve fakirlikten muzdarip.
- Kenar mahalle veya varoşlarla alakalı.
- Daha köhne.
- Dökülen.
Slummier ingilizcede ne demek, Slummier nerede nasıl kullanılır?
Slummiest : Kenar mahalle veya varoşlarla alakalı. Aşırı derecede kalabalık ve fakirlikten muzdarip. Dökülen. Kirli. Gecekondu semtine benzeyen. Pis. En köhne.
Slumming : Gecekonduda yaşmak. Gecekondu mahallesinde yaşamak. Fakir semtleri hayır için dolaşmak.
Slummed : Harap olmuş. Gecekondu mahallesinde yaşamak. Gecekonduda yaşmak. Fakir semtleri hayır için dolaşmak. Köhneleşmiş.
Slummock : Pis ve düzensiz kimse.
Slummy : Aşırı derecede kalabalık ve fakirlikten muzdarip. Pis. Dökülen. Gecekondu mahallesi özelliğinde olan. Gecekondu semtine benzeyen. Bozuk para. Kenar mahalle veya varoşlarla alakalı. Kirli.
Slumbered : Uyku. Uyumak. Uyuklamak. Uyuklama. Pineklemek. Hafif uyku. Uyuma. Pinekleme. Hafif uyumak.
Slumber party : Yatıya kalmalı davet. Yatıya kalmalı misafirlik. Konukların gece birisinin evinde uyudukları parti (genellikle çocuklar). Pijama partisi.
Slum area : Gecekondu mahallesi. Bir kent içinde, düzentasara uygun olarak oluşmuş komşuluk birimleri arasında kalan ve bütün nitelikleriyle göze batan yoksul komşuluğu, bk. yoksul komşuluğu. Yoksulluk adası. Gecekondu bölgesi. Yoksul yer.
Slum clearance : Bir yoksul komşuluğundaki konutların, yıkılarak, biçimi değiştirilerek ya da onları yaratan koşullar düzeltilerek ortadan kaldırılması. Yoksul komşuluklarının temizlenmesi. Kentsel dönüşüm projesi kapsamında devletin şehrin fakir ve varoş semtlerindeki binaları yıkması.
Slum reclamation plan : Yaşam ölçünlerinin geliştirilmesi ve iyileştirilmesi gereken konut topluluklarında, çevre koşullarının düzeyini yükseltmek amacıyla geçici süreleri kapsamak üzere düzenlenen tasar. İyileştirme tasarı.
İngilizce Slummier Türkçe anlamı, Slummier eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Slummier ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Clarty : Karmakarışık. Dağınık. Pasaklı. Yapışkan. Yapışkanlı. İğrenç. Yapışkan madde ile kaplı. Karman çorman. (argo terim) yapışkan ve tatlı.
Sleep late : Geç yatmak. Geç saate kadar uyumak. Geç kalkmak. Geç uyumak. Geç yat.
Dingiest : En kirli olanı. Rengi solmuş.
Estivate : Yaz uykusuna yatmak. Yazı belirli bir yerde geçirmek (ayrıca aestivate). Yaz uykusu yapan. Yaz uykusu yapmak. Yaz aylarında hareketsiz veya pasif olmak (zooloji). Yaz mevsimini geçirmek.
Deciduous : Geçici. Belirli mevsimlerde dökülen. Yaprağını döken. Kışın yapraklarını döken. Kışın yaprak döken. Kışın yapraklarını döken bitki. Yaprak döken. Her yıl yapraklar dökülen. Belli dönemlerde dökülen.
Carrion : Leş. Leş (argo terim). Kokmuş et. Cife. Leş yiyen. Çürümüş et. Leş gibi şey (argo terim). Leşçil. Hayvan leşi.
Canicule : Bahar günleri. Yılın en sıcak günleri. Temmuz ve eylül arasındaki sıcak günler dönemi (temmuz ve ağustos'un köpek günleri).
Hole up : Saklanmak. Köşesine çekilmek. Kapanmak. Deliğe girmek. Yuvasına girmek.
Dirtiest : Müstehcen. Aşağılık. Fırtınalı. Ahlaksız. Bozuk. En kirli. Muzur. Açık saçık. İğrenç.
Sleep : Uyumak. Uyku. (gözde) çapak. Gecelemek. Çok hızlı dönmek. Uyuklamak. Yatacak yer sağlamak. Kalmak. Fırıl fırıl dönmek. Göz çapağı.
Slummier synonyms : practice bundling, catch a wink, june 21, catch some z's, log z's, aestivate, rest, bundle, daggy, dingy, spouting, spillages, nap, cruddy, dog days, dirty, midsummer, slummiest, canicular days, dirties, kip, catnap, contaminated, dingier, blacker, time of year, befouled, dirtier, abominable, dirtied, sleep in, bedraggled, black.
Slummier zıt anlamlı kelimeler, Slummier kelime anlamı
Winter solstice : Güneş'in gökyüzünde yaptığı görünen yıllık devinmede güneyden kuzey dönüş yaptığı yer. bu yerin ekvatora göre açısal uzaklığı -23° 27' dir. dönüş 22 aralıkta olur. bu tarihe değin kısalan günler, bundan sonra uzamaya başlar. Bk. gündönümü. Kış dönencesi. Coğrafya, uzay alanlarında kullanılır. Kış gündönümü. Günberi.
Estivate : Yaz uykusu yapan. Yaz aylarında hareketsiz veya pasif olmak (zooloji). Yaz uykusuna yatmak. Yazı belirli bir yerde geçirmek (ayrıca aestivate). Yaz mevsimini geçirmek. Yaz uykusu yapmak.
Wake : Uyandırmak. Canlanmak. Sabahlamak. Ölünün başında beklemek. Geminin suda bıraktığı iz. Uyanık kalmak. Gözünü açmak. Yıllık tatil. Rüzgar çıkması. Sabahlama.
Slummier antonyms : be active, hibernate, aestivate.

Bu kısımda Slummier kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Slummier ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Slummier anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Slummier ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.