Slur türkçesi Slur nedir

  • Karalamak.
  • Okunaksız yazmak.
  • Ağzında gevelemek.
  • Kötü telaffuz etmek.
  • Notaları birleştirerek çalmak.
  • İki notayı birleştirmek.
  • Hecelerini karıştırmak.
  • İftira etmek.
  • Leke sürmek.
  • Lekelemek.
  • Kirletmek.
  • Ağzında yuvarlamak.
  • Gizlemek.

Slur ile ilgili cümleler

English: I don't want to hear any slurping.
Turkish: Herhangi bir şapırdatma duymak istemiyorum.

English: Ali slurped his drink.
Turkish: Ali içkisini höpürdeterek içti.

English: Judy’s memory is patchy, her speech is slurred.
Turkish: judynin hafızası karman çorman, gevelereyerek konuşuyor.

Slur ingilizcede ne demek, Slur nerede nasıl kullanılır?

Slur over : Geçiştirmek. Ağzında yuvarlamak. Üzerinde durmamak. Ciddiye almamak. Hecelerini ayırt etmemek. -i geçiştirmek. Önemsememek. Üstünde durmadan geçivermek. Önem vermemek.

Cast a slur on : Ününü lekelemek. Gölge düşürmek. İftira etmek. Ününe gölge düşürmek. Bozmak. Lekelemek. Leke sürmek.

Cast a slur : Adını çıkarmak. Onuruna leke sürmek.

Slurp : Höpürdetmek. Şapırdatarak yemek. Höpürdeterek içmek. Şapırdatarak içmek. Ağzını şapırdatarak yemek. Höpür höpür içmek. Höpürtü.

Slurped : Şapırdatarak yemek. Şapırdatarak yenen. Ağzını şapırdatarak yemek. Höpürdeterek içmek.

Slurring : Okunaksız yazmak. Kirletmek. Leke sürmek. Lekeleme. Ağzında yuvarlamak. İki notayı birleştirmek. Lekelemek. Ağzında gevelemek. Notaları birleştirerek çalmak. Leke sürme.

 

Slurry process : Tufalli çamur süreci. Sulu çamur süreci.

Slurred : Belli belirsiz konuşmuş. Pürüzsüz ve düzgğün bir şekilde çalmış (müzik terimi). Kirletilmiş. Lekelenmiş. Ağzında yuvarlayarak konuşmuş.

Slurrying : Bulamaç. Sulu çamur.

Slurry : Sıvı çimento. Sulu çamur. Sulu çimento. İnce çamur. Bulamaç. Bir sıvı ile birleştirilmiş çözünmez parçacıklar. Kireç kaymağı bulamacı. İnce sıvı karışım. Şlam. Sulu harç.

İngilizce Slur Türkçe anlamı, Slur eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Slur ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Belie : Örtmek (sahte bir şey gerçek bir şeyi). Yalanlamak. Yanıltmak. Gerçek olduğunu gizlemek. Maskelemek. Yalancı çıkarmak. Çelişmek. Ters düşmek.

Asperses : Serpmek. Çamur atmak. Alnına leke çalmak. Alnına leke sürmek. İftira atmak.

Bedaubing : Sürmek. Bulamak. Bulaştırmak. Sıvamak.

Denigrate : Kötülemek. Kara çalmak. İftira atmak. Çekiştirmek. Zemmetmek. Alnına leke sürmek. Alnına leke çalmak. Yermek.

Buries : Defin etmek. Örtmek. Cenazeyi kaldırmak. Toprağa vermek. Saklamak. Cenaze kaldırmak. Daldırmak. Gömmek. Defin yapmak.

Blemish : Bozmak. Şaibe. Özür. Hata. Leke. Damga. Çirkinleştirmek. Güzelliğini bozmak.

Blemishes : Bozmak. Güzelliğini bozmak.

Backbite : Çekiştirmek. Yokken kötülemek. Kötülemek. Şikayet edip durmak. Yermek. Arkasından dedikodusunu yapmak. Arkasından çekiştirmek veya kötülemek. Gıybet etmek. Arkasından konuşmak.

 

Bespatter : Çamurlamak. Çamur sıçratmak. Çamur atmak.

Aspersed : Çamur atmak. Alnına leke çalmak. Serpmek. Alnına leke sürmek. İftira atmak.

Slur synonyms : blot out, attaints, besmears, begrime, blacken, spiel, bastardise, bosoming, cached, befoul, bedaubed, cache, beat about the bush, caches, play, bastardizing, begriming, bury, bedaub, blemished, belies, bespatters, caching, backbit, be defamatory of somebody, besmearing, jabbers, dishonour, bespattering, backbites, backbitten, slurring, dishonoring.

Slur zıt anlamlı kelimeler, Slur kelime anlamı

Strengthen : Pekitmek. Tahkim etmek. Berkitmek. Yaşam bulmak. Takviye etmek. Kuvvet vermek. Güçlenmek. Desteklemek. Güç kazanmak. Kuvvetlendirmek.

Focus : Odaklama. Fokus yapmak. Odaklanmak. Odaklama eylemi. Mercek ve aynalarda koşut ışık demetinin toplandığı nokta. Odak noktası. Bir merceğin ya da yuvarsal aynanın asal ekseni üzerinde, çok uzakta bulunan bir kaynaktan bu eksene koşut olarak gelen ışınların, mercekten geçtikten ya da aynada yansıdıktan sonra, bu asal eksen üzerinde kırıldıkları ya da yansıdıkları nokta. Bir noktada toplamak. Deprem ocağı. Merkez çekit.

Slur ingilizce tanımı, definition of Slur

Slur kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A stigma. To soil. To disgrace. To contaminate. Hence, a slight reproach or disgrace. To sully. A mark or stain. An innuendo. A reproachful intimation.