Small towns türkçesi Small towns nedir

Small towns ile ilgili cümleler

English: They lived on farms or in small towns.
Turkish: Çiftliklerde ya da küçük kasabalarda yaşadılar.

English: He grew up in small towns in Texas.
Turkish: Teksas'ta küçük şehirlerde büyüdü.

English: I like small towns.
Turkish: Küçük kasabaları severim.

English: The main streets of many small towns have been all but abandoned thanks, in large part, to behemoths like Wal-Mart.
Turkish: Birçok küçük kasabaların ana yolları büyük ölçüde Wal-Mart gibi büyük devlerin sayesinde neredeyse bırakılmaktadırlar.

Small towns ingilizcede ne demek, Small towns nerede nasıl kullanılır?

Small : Mütevazı. Zayıf. Hafif. Basit. Küçücük. Küçük küçük. Önemsiz. Ufak tefek. Ufacık. Ufak ufak.

Towns : İlçe. Şehir merkezi. Kent. İlçeler. Kasaba. Kasabalar. Şehir halkı. Şehir.

Small adds : Küçük ilanlar.

Small ads : Küçük ilanlar.

Small amount : Küçük miktar. Küçük meblağ.

Small and medium scale business enterprises : Türkiye mevzuatına göre, çalışan sayısı iki yüz elli kişiden az ve yıllık net satış hasılatı ya da mali bilançosu yirmi beş milyon yeni türk lirası arasında olan işletmeler. Küçük ve orta boy işletmeler.

İngilizce Small towns Türkçe anlamı, Small towns eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Small towns ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Town : Çarşı. Şehir. Şehir merkezi. Başta tecim, işleyim, yönetim ve eğitim olmak üzere çeşitli görevleri bir araya toplayan ve bu görevlerden daha egemen olanına göre yaşam biçimi ve çevresine etkileri bakımından ayrımlı büyük yerleşim özeği. Belde. Kent. Megapol. Metropol.

Burghs : Kasaba (isk.).

Bourgs : Müstahkem kasaba. Ortaçağda fransız pazar kasabası. Köy.

Bourg : Müstahkem kasaba. Köy. Ortaçağda fransız pazar kasabası.

Burg : Bucak.

Wicks : Fitil. İnce ince süzülmek veya akmak. Fitil (lamba). Fitil (lamba vs.). Kurutmak veya yok etmek (suyunu-sıvısını). Fitil (mum veya kandil vb'nde). Köy. Lamba.

Burgh : Kasaba (isk.). İskoçya'da kasaba.

Small town : Ülkemizde, nüfusu 2000 ile 20.000 arasında değişmekle birlikte, ingiltere'de 5.000, öteki ülkelerde de değişik niceliklerde olan, bir bölüm kent işgörülerini kamuya sağladığı halde, kırsal özelliklerini henüz yitirmemiş bulunan küçük yerleşim yeri.

Boroughs : İlçe. Bucak. Kaza. Köy. İngiltere'de parlamentoya üye gönderen kent. Nahiye. Kent.

Vill : Küçük kırsal yerleşim alanı. Kaza. İngiltere'de yönetim bölgelerine karar vermiş olan eski bir mülki bölüm. Bucak. Nahiye. Köy.

Small towns synonyms : towns, market town, borough, wick, whistlestop, burgs.