Social discountor time preference rate türkçesi Social discountor time preference rate nedir
- Toplumsal iskonto oranı.
- Yatırımların iktisadi ömrü boyunca sağlayacakları net sosyal faydanın bugünkü değerini yatırım maliyetine eşitleyen oran.
- İktisat alanında kullanılır.
Social discountor time preference rate ingilizcede ne demek, Social discountor time preference rate nerede nasıl kullanılır?
Social : Organizmaların kümeler içinde etkileşimine ilişkin olan. toplum ya da topluluklarla ilgili, onlara ilişkin. bireyin başkalarıyla olumlu ilişkiler kurabilme yeteneğini denediği gelişme evresiyle ya da bu evredeki etkinliklerle ilgili bulunan. Başka insanlarla beraber olmayı seven (kimse). Toplumcul. Eğlence. Kendi türünden başka hayvanlarla beraber olmayı seven (hayvan). Arkadaş canlısı. Kilise üyelerinin resmi olmayan toplantısı. Girgin. Toplumsal.
Time : Kez. Zaman. Süre tutmak. Müddet. Zamanlamak. Bilgisayar, hukuk, uzay, jeoloji alanlarında kullanılır. Vakit. Saat tutmak. Belirli bir zamana göre ayarlamak. Yerbilim zamanı.
Preference : Üstünlük. İktisadi karar biriminin herhangi bir kısıt olmaksızın farklı seçenekler arasında yaptığı sıralama. Belli kimi ülke malları için tanınan ve "en çok kayrılan ulus kuralı" dışında yalnızca o ülkelere uygulanan bildirmelik indirimi, bağışıklıklığı ya da nicelik kısıtlamalarının dışında tutulma gibi ayrıcalıklar a. bk. bildirmelik yeğlemeleri. İmtiyazlı hisse senedi. Öncelik hakkı. Tercih yapmak. Rüçhan hakkı. Öncelik. Üstünlük, kişiyi diğerinden üstün tutma. birine ilişkin hakkı diğerininkinden geçerli görme. Tercih edilen şey.
Rate : Olarak görmek. Değer biçmek. Kur. Belli bir zaman aralığı içindeki nicel bir değişmenin başlangıç değerine göre oransal anlatımı, bk. göreli hız. Bölek. Addetmek. Gözü ile bakmak. Göreli hız. Bilgisayar, gümrük, kimya, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sınıf-sıra.
İngilizce Social discountor time preference rate Türkçe anlamı, Social discountor time preference rate eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Social discountor time preference rate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.
A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.
Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.
A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.
A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.
Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.
A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.
A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.
Social discountor time preference rate synonyms : a shift in individual demand, a change in demand, a pass through certificate, a type mutual funds, abnormal budget, social discount rate, abolition of forced labour convention.

Bu kısımda Social discountor time preference rate kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Social discountor time preference rate ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Social discountor time preference rate anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Social discountor time preference rate ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.