Social immobility türkçesi Social immobility nedir

  • Toplumsal sınıf yapısının aşırı ölçüde kapalı olduğu, bireylerin toplum içindeki yer ve yaşam koşullarının kalıtsal yolla belirlendiği tarihsel-toplumsal durum.
  • Toplumsal durgunluk.
  • Sosyoloji alanında kullanılır.

Social immobility ingilizcede ne demek, Social immobility nerede nasıl kullanılır?

Social : Parti. Kendi türünden başka hayvanlarla beraber olmayı seven (hayvan). Organizmaların kümeler içinde etkileşimine ilişkin olan. toplum ya da topluluklarla ilgili, onlara ilişkin. bireyin başkalarıyla olumlu ilişkiler kurabilme yeteneğini denediği gelişme evresiyle ya da bu evredeki etkinliklerle ilgili bulunan. Sokulgan. Toplum içinde yaşayan. Toplumcul. Başka insanlarla beraber olmayı seven (kimse). Arkadaş canlısı. Eğlence.

Immobility : Devinimsizlik. Sabitlik. Hareketsizlik. Kımıldamazlık.

Social ability : Bir toplumun eğitim düzeyi ile özellikle niteliksel özelliklere sahip siyasi, ticari, sinai ve mali kurumlarından oluşan teknik yeterliliği olarak abramovitz tarafından tanımlanan kavram. Sosyal yetenek.

Social abnormality : Bir bireyin, bir toplumsal kümenin davranışlarında, toplumsal çevresi ile ilişkilerinde ya da toplumun yapısında, işlevlerinde, toplumsal olarak yaptırıma bağlanmış olan düzgülere uymayan niteliklerin bulunması. Toplumsal düzgüsüzlük.

 

Social accounting : Sosyal muhasebe. Sosyal hesaplar. Bk. sosyal hesaplar bir firma etkinliklerinin toplum üzerindeki etkisinin değerlendirildiği bir muhasebe yöntemi.

Social accounting matrix : Sosyal hesaplar matrisi. Ekonominin farklı kesimleri arasında belirli bir dönemde milli gelir ve harcama hesapları işlemlerinin girdi-çıktı akım tablosu biçimdeki gösterimi.

İngilizce Social immobility Türkçe anlamı, Social immobility eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Social immobility ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Agression : Kişilerin, toplumsal kümelerin ya da toplumların, başka kişi, küme ya da toplumların doğal varlıklarını, eylemlerini ya da iyelikleri altındaki şeyleri, kendilerine çıkar sağlamak, onlara da zarar ya da acı vermek ve belli davranışlardan caydırmak amaçlarıyla denetim altına almaya girişmeleri. Saldırı.

All round development of individual : Bireyde tinsel niteliklerin, aktöresel arılığın ve fiziksel yetkinliğin uyumlu gelişimi. Tümsel gelişim.

Aesthetical ideal : Güzelduyusal ülkü. Belli bir kümenin, bir halkın kendine özgü sanatsal tasarımlarında yansıyan ve bireyin fiziksel, tinsel yeteneklerinin belli somut tarihsel koşullar altında gerçekleşebilecek özgür, tam ve her yönde uyumlu gelişmesine ilişkin olan ülkü.

Agnation : Akrabalık (baba taraf.). Soydaşlık. Bir ailede baba ve erkek üyeler yoluyla oluşan kan yakınlığı. bu tür yakınlıktan oluşan yakınlık kümesi. Akrabalık (baba tarafından). Baba tarafından akrabalık. Hısımlık. Akrabalık.

Age grade : Yaş katmanı. Üyeleri, çoğunlukla da erkek üyeleri belli ve aşama-sırah yaş kümelerine ayrılan toplumlarda belli bir yaşa ulaşmış olan bireylerin oluşturduğu dirimbilimsel toplumsal katman.

 

Abilities : Kabiliyet. Yetenekler. Geniş anlamında, bireyin, davranışlarını düzenleyen, etkinliklerini koşullandıran ve dirimbilimsel-toplumsal olarak belirlenen özellikleri. dar anlamında, bireyi belli bir uğraşsal etkinliğe uygun kılan bir dizi ruhsal özellikleri. Beceri. Güç. Yeterlik. Yetenek. İktidar.

Affection : Duygulanım. Muhabbet. Düşkünlük. Şefkat. Eğilim. Duygusal yakınlık. Yakınlık. Meyil. Etkileme.

Age distribution : Bir toplum ya da toplumsal küme nüfusunun yaş kesimlerine göre dağılma oranları. Yaş dağılımı. Bir popülasyondaki her bir yaş grubu içerisindeki bireylerin sayısı veya oranı.

Acclimatation : İklimuyum. Toplumsal kümelerin, dirimbilimsel bakımdan yeni bir ortamın iklim koşullarına uyum sağlaması süreci.

Achievement motive : Herhangi bir amacı gerçekleştirme güdüsü. Başarı güdüsü. Amaç doğrultusunda engelleri ve güçlükleri aşma azim ve kararlılığı. Başarma güdüsü.

Social immobility synonyms : age group, adaptive behavior, acculturation, adjustment in marriage, aesthetic, alienation.