Socialize türkçesi Socialize nedir

Socialize ile ilgili cümleler

English: I'm not going there to socialize.
Turkish: Sosyalleşmek için oraya gitmiyorum.

English: You need to get out and socialize more.
Turkish: Dışarı çıkıp daha fazla sosyalleşmen gerekir.

English: In addition many groups have been formed so that the elderly can socialize with one another and remain active participants in American life.
Turkish: Ayrıca yaşlıların birbiriyle kaynaşabilmeleri ve Amerikan yaşamında aktif katılımcılar olarak kalabilmeleri için çok sayıda gruplar kurulmuştur.

English: Ali doesn't like to socialize.
Turkish: Ali sohbet etmeyi sevmez.

Socialize ingilizcede ne demek, Socialize nerede nasıl kullanılır?

Socialized : Sosyalleşmiş. Başka kimselerle ilişki ve etkileşim kurmayı öğrenmiş. Sosyal amaçlarla bir araya gelmiş. Çevresel kültürün davranış biçimlerini özümsemiş. Başkalarıyla etkileşim içinde olan. Sosyal olan. Sosyalistleşmiş. Eşlik etmeye uygun hale getirilmiş. Sosyal faaliyetlere katılan. Sosyalist olmuş.

Socializer : Sosyalizmin ilkelerine göre kurulan (enstitü kurum hükümet vs). Sosyalistleştiren kimse. Sosyalist olan kimse. Sosyalistleşen kimse. Sosyal amaçlarla bir araya gelen kimse. Sosyalleştiren. Başkalarıyla etkileşim içinde olan kimse. Sosyalleşen kimse. Sosyal faaliyetlere katılan kimse. Çevresel kültürün davranış biçimlerini özümsemiş kimse.

 

Socializers : Sosyal hayata hazırlayan kimse (socialiser olarak da yazılır). Başka kimselerle ilişki ve etkileşim kurmayı öğrenen. Başkalarıyla etkileşim içinde olan kimse. Sosyal olan kimse. Sosyalistleştiren kimse. Sosyal hayata hazırlanan kimse. Sosyalist olan kimse. Çevresel kültürün davranış biçimlerini özümsemiş kimse. Sosyal faaliyetlere katılan kimse. Sosyal amaçlarla bir araya gelen kimse.

Socializes : Kaynaşmak. Toplumsallaştırmak. Sosyalleşmek. Sosyalleştirmek. Kamulaştırmak. Devletleştirmek. Sohbet etmek.

Socialization : Toplumsallaşma. Toplumsallaştırma. Sosyal entegrasyon. Devletleştirme. Sağlık ve eğitim gibi kamusal hizmetlerden yalnızca gelişmiş yörelerde yaşayanların değil, tüm vatandaşların dengeli bir biçimde yararlanmalarını sağlamak üzere devletin almış olduğu önlemler. Sosyalleşme. Sosyal adaptasyon. Sosyalleştirme. İktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Herhangi bir iktisadi varlık veya hizmetin kazanç veya kayıplarının tüm topluma yansıtılması.

Socialist competition : Sosyalist rekabet. Toplumun ortak yararı temelinde çalışma niteliğinin geliştirilmesi, emek üretkenliğinin artırılması amacını güden sosyalist sistemin rekabet anlayışı.

Socialising : Sosyal hayata hazırlanmak. Sosyal hayata hazırlamak (socialize olarak da yazılır). (britanya ingilizcesi) sosyalleşmek. Başkalarıyla etkileşim içinde olmak. Sosyalleşme. Sosyalist olmak. Sosyal olmak. Sosyal amaçlarla bir araya gelmek. Sosyalistleştirmek. Sosyalistleşmek.

 

Socialist economy : Sosyalist ekonomi.

Socialisation : Sosyalleşme. Başka kimselerle ilişki ve etkileşim kurmayı öğrenme süreci. Kamulaştırma. Çevresel kültürün davranış biçimlerini özümseme süreci. Sosyalizmin ilkelerine göre kurulma. Toplumsallaştırma. Sosyal amaçlarla bir araya gelme. Sosyalistleşme. Sosyal uyum.

Socialised : (britanya ingilizcesi) hükümet tarafından yönetilen. Sosyal hayata hazırlanmış (socialized olarak da yazılır). Eşlik etmeye uygun hale getirilmiş. Sosyalist olmuş. Çevresel kültürün davranış biçimlerini özümsemiş. Sosyal amaçlarla bir araya gelmiş. Başka kimselerle ilişki ve etkileşim kurmayı öğrenmiş. Sosyalizmin ilkelerine göre kurulmuş (enstitü kurum hükümet vs). Bir grubun kontrolü altında (tıbbi bakım gibi). Sosyal faaliyetlere katılan.

İngilizce Socialize Türkçe anlamı, Socialize eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Socialize ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Amalgamate : Birleşmek. Firma. Karışmak. Cıva ile karıştırmak. Karıştırıp birleştirmek. Birleştirmek. Karışım. Katmak. Bileştirmek. Katılmak.

Coheres : Uyuşmak. Yapışmak. Uymak. Tutarlı olmak. Tutmak. Eş fazlı olmak. Birbirini tutmak. Bağlanmak. Bağlantılı olmak.

Confiscate : Kanunen el koymak. Toplamak (yasaklanmış şeyi). İstimlak etmek. Ele geçirmek. Haciz koymak. El koymak (mala). El koymak. Müsadere etmek. Haczetmek.

Condemning : Çarptırmak. Ayıplayan. Kınama. Suçlamak. Ayıplamak. Ayıplama. Mahkum etmek. İstimlak etmek. Hüküm vermek.

Confabulate : Başbaşa vermek. Konuşmak.

Confabbing : Konuşmak. Geyik muhabbeti. Sohbet. Hoşbeş.

Chats : Gevezelik etmek. Kandırmaya çalışmak. Laflamak. Çene çalmak (argo terim). Söyleşmek. Lafa tutmak. Hoşbeş etmek (argo terim).

Expropriating : Kamulaştırma. Malına el koymak. İstimlak etmek.

Confabulates : Konuşmak. Başbaşa vermek.

Socializing : Sosyalleşme. Sosyalleştirme.

Socialize synonyms : swing, hobnob, coalesce, confab, dispossessing, dispossess, impress, nationalize, coalesced, communes, set, expropriate, communed, confiscates, chat, confiscating, commingles, entertain, coalesces, commingled, commingle, impresses, condemns, expropriates, dispossesses, fraternise, commingling, socializes, fraternize, commune, get around, coalescing, nationalising.

Socialize ingilizce tanımı, definition of Socialize

Socialize kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To render social.