Sodiums türkçesi Sodiums nedir
Sodiums ingilizcede ne demek, Sodiums nerede nasıl kullanılır?
Sodium acetate : Sodyum asetat.
Sodium acid pyrophosphate : Sodyum asit pirofosfat. Fosfatlar.
Sodium aliminosilicat : Zeolit. Sodyum alüminyum silikat.
Sodium aluminate : Sodyum alüminat. Sodyum aluminat.
Sodium bentonite : Sodyum bentonit. Başlıca üç tabakadan meydana gelmiş olan havada kuru materyalde % 1'den az ve % 2 den daha fazla olmayan değişebilir veya bulunabilir sodyum iyonuyla belirgin olan, ilaç katılmış hayvan yemlerinde, topaklaşmaya karşı ve peletlemeye yardımcı madde olarak kullanılan bir ürün.
Sodium citrate : Sodyum sitrat. Sık olarak reçel, dondurma ve şekerlemelerde asitliği kontrol etmek amacıyla kullanılan bir gıda katkı maddesi.
Sodium carboxymethyl cellulose : Na cmc. Karboksimetil selüloz. Sodyum karboksimetil selüloz.
Sodium hydroxide : Sodyumhidroksit. Sudkostik. Asitleri doğal yapmak ve sodyum tuzları yapmak için kullanılan çok yakıcı bir alkali. Sodyum hidroksit. Naoh.
Sodium cellulose glycolate : Karboksimetil selüloz. Sodyum selüloz glikolat.
Sodium bicarbonate : Sodyum bikarbonat. Yemek sodası. Karbonat. Karbonik asidin sodyum tuzu ve bunun hidratlandırılmış formları olup en az sodyum oranının belirtilmesi koşul olan ürünler. asidoz tedavisi ve iyon tuzağı oluşturarak idrarı alkalileştirerek zehirlerin atılımında ilaç olarak kullanılır.
İngilizce Sodiums Türkçe anlamı, Sodiums eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Sodiums ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Seawater : Denizden gelen tuzlu su ile alakalı. Deniz suyu. Tuzlu su.
Na : Uygulanamaz. Dünya'daki üçüncü en büyük kıta (kanada, grönland, meksika, ve abd'nin dahil olduğu). Sodyumun simgesi. Yok. Na. Yoksay. Atom numarası 11, atom ağırlığı 22.990, özgül ağırlığı 0.971, değerliği bir, yumuşak, gümüşümsü beyaz renkte, alkali bir metal element, natriyum. Kuzey amerika. Natriyum. Batı yarımküre'de kuzey kıtası.
Halite : Kaya tuzu (yumuşak beyaz veya renksiz mineral). Kaya tuzu. Halit. Kayatuzu.
Rostrum : Hitabet kürsüsü. Kuşların gagası. 2.bazı balıklarda bulunan kemiksi uzantı. 3.örümceklerin üst dudağı. afidlerin farklılaşmış alt dudağı. alt midye kabuğunun ortası. 6.corpus callosum'un uzamış ve geriye kıvrılmış anteriyör ucu. amphioxus'un ön ucu. Gaga gibi çıkıntı. Alıcı ile alıcı yönetmeni ve yardımcısının yüksek görüş noktasında çalışabilmelerini sağlamak için yapılmış ayaklı, dört köşe, yüksekçe kürsü. Biyoloji, sinema, televizyon, tiyatro, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yükselti. Söylev kürsüsü. Kadırganın kıvrık ucu. Rostrum. Bir filmin yazılarının alıcıyla saptanmasında kullanılan özel yapıdaki masa.
Pulpit : Yelkenli kenar parmaklığı. Vaiz kürsüsü (kilisede). İletişim aracı. Kürsü. Öğretim kurumlarında öğretmenlerin ders vermek için üzerine çıktıkları yüksekçe yer. üniversitelerde aynı alanda ya da birbirine çok yakın alanlardaki bilim dallarında oluşan bir çalışma birimi. profesörlük yeri. Pruva korkuluğu. Minber. Korkuluk. Mimber.
Dais : Podyum. Çardak. Platform. Konuşmacı kürsüsü. Konuşma yükseltisi. Sahte. Gölgelik. Kürsü.
Rock salt : Kayatuzu. Mineral. (nacl; metalimsi olmayan parıltı, renksiz, ak, sarı, mavi; çizgi ak; sertlik 2, özgül ağırlık 2.1-2; kubusal.). Kaya tuzu. Madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır.
Metal : Metal. Tıynet. Madenle kaplamak. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Metalik. Madeni. Tabiat. Madensel. Ağır, sert, parlak, dövülebilir özellikler gösteren, ısıyı ve elektriği iyi ileten katı haldeki öğeler ya da alaşımlar. bunların iç yapıları mini buzsullardan oluşmuştur. Asitlerdeki hidrojenlerin yerini alabilen, hidroksil köküyle de bazları oluşturan kimyasal öğe. (genellikle çekilirlik, dövülürlük, parlaklık, ısı ve elektrik iletkenliğiyle belirlenen özellikleri vardır.).
Natrium : Atom numarası 11, atom ağırlığı 22.990, özgül ağırlığı 0.971, değerliği bir, yumuşak, gümüşümsü beyaz renkte, alkali bir metal element, natriyum. Na. Natriyum.
Brine : Deniz suyu. Tuzlu su. Madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Turşu suyu. Salamura. Balık, et, peynir, sebze, asma yaprağı gibi çeşitli yiyeceklerin bozulmaması ve muhafaza sürelerinin uzatılması için tuzlu suda tutulması işlemi. Deniz. Okyanus. Salamura suyu. Peynir, et, balık, turşu, asma yaprağı vb. yiyeceklerin, bozulmaması için içinde tutuldukları tuzlu su. tuzlu su içinde tutulmuş yiyecek.
Sodiums synonyms : metallic element, atomic number 11, ambo, natriums, platform, saltwater, soapbox, sodium, stump.
Sodiums zıt anlamlı kelimeler, Sodiums kelime anlamı
Fresh water : Yumuşak su. Tatlısu. Taze su. Temiz su. Kaynak suyu. Tatlı su.
Love : Bayılmak. Sevmek. Sevgi duymak. Sevda. Sevgi beslemek. Muhabbet beslemek. Sevgi. Aşık olmak. Aşk.

Bu kısımda Sodiums kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Sodiums ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Sodiums anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Sodiums ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.