Solvated türkçesi Solvated nedir
- Çözünen.
- Solvent ve çözünen madde kullanarak bir bileşim oluşturmak (kimya).
Solvated ingilizcede ne demek, Solvated nerede nasıl kullanılır?
Solvate : Solvat. Solvent ve çözünen madde kullanarak bir bileşik oluşturmak. Solvent ve çözünen madde kullanarak bir bileşim oluşturmak (kimya).
Solvates : Solvent ve çözünen madde kullanarak bir bileşik oluşturmak. Solvent ve çözünen madde kullanarak bir bileşim oluşturmak (kimya). Solvat.
Solvatation : Sıvı sarılım. Çözünen atom, molekül, yükün ya da asıltıl taneciklerin yüzeylerinde çözücü moleküllerinin, tutunmaları ya da bağlanmaları.
Solvating : Solvent ve çözünen madde kullanarak bir bileşik oluşturmak. Solvat. Solvent ve çözünen madde kullanarak bir bileşim oluşturmak (kimya).
Solvation : Çözünüm. Çözünme. Sıvı sarılım. Solvent ve çözünen madde kullanarak bir bileşim oluşturma (kimya).
Absolvable : Beraat etmeye layık. Bağışlanabilir. Affedilebilir.
Solvable group : Çözülebilir grup.
Solvability : Ödeyebilirlik. Ödeyebilme. Borcunu ödeyebilme yetisi. Çözünebilirlik. Çözünebilir olma durumu.
Insolvable : Çözülmez. Çözümsüz. Çözünmez. Çözülemeyen. Çözülemez. Açıklanamaz. Çözümü zor.
Dissolvable : Feshedilebilir. Eritilebilir. Erir.
İngilizce Solvated Türkçe anlamı, Solvated eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Solvated ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Solute : Çözgen. Kendi bileşimini değiştirmeden, çözücü içinde, atom, molekül ya da yükünler olarak tekdüze dağılmış özdek. tektürel bir karışımda nicelikçe az olan. Çözünen madde. Çözünmüş. Çözünmüş madde. Bir çözgende çözünüme uğrayan özdek. Çözelti oluşturan özdek. Eriyen madde. Fizik, kimya alanlarında kullanılır.
Detached : Ayrık. Müstakil (ev). İlişkisi koparılmış. Kendi ayakları üzerinde duran. Müstakil. Mesafeli. Objektif. Tarafsız. Bağımsız. Sökülmüş.
Set apart : Bir tarafa koymak. Biriktirmek. Ayırmak. Bir kenara koymak. Ayrı koymak. Ayrı tutmak. Tahsis etmek. Ayrılmış.
Sporadic : Sporadik. Dağınık. Seyrek. Ara sıra görülen. Hastalığın ara sıra, tek tük görülmesi, geniş alanlara yayılmaması. Düzensiz olarak oluşan veya seyrek olarak görülen, geniş sahalara yayılmayan veya tek tük görülen.
Separated : Ayrılmış (bölümlere ayrılmış vb). Ayrık. Ayrılmış. Munkasem.
Separate : Yollarını ayırmak. Müstakil. Tek başına olan. Ayrıştırmak. Ayrışmak. Bireysel. Ayrıbasım. Ayrık. Kopmak.
Stray : Başıboş. Rasgele. Kaçak. Yolunu kaybetmek. Ayrılmak. Tek tük. Yoldan sapmak. Yolunu kaybetmiş. Başıboş dolaşmak.
Solvated zıt anlamlı kelimeler, Solvated kelime anlamı
Continual : Sürekli. Süregelen. Mütemadi. Sık. Ardı arkası kesilmeyen. Durmadan. Devamlı. Ardı arkası gelmeyen. Aralıksız. Sıkça.
Joint : Eklemek. Ortaklaşa. İki borunun birbirine birleştirildiği yer. Ek veya oynak yeri yapmak. Eklem. Ek. Birleşmiş. Birleşme yeri. Birlikte. Birleşik.

Bu kısımda Solvated kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Solvated ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Solvated anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Solvated ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.