Solute türkçesi Solute nedir

  • Bir çözgende çözünüme uğrayan özdek.
  • Çözünmüş.
  • Çözünen madde.
  • Çözelti oluşturan özdek.
  • Eriyen madde.
  • Çözgen.
  • Kendi bileşimini değiştirmeden, çözücü içinde, atom, molekül ya da yükünler olarak tekdüze dağılmış özdek. tektürel bir karışımda nicelikçe az olan.
  • Çözüngen.
  • Fizik, kimya alanlarında kullanılır.
  • Çözünmüş madde.
  • Çözünen.

Solute ile ilgili cümleler

English: Absolute privacy on Facebook is an illusion. It doesn't exist in reality.
Turkish: Facebook'da mutlak gizlilik bir yanılsamadır. Gerçekte yoktur.

English: Absolutely nobody saw this coming.
Turkish: Bu gelişi kesinlikle hiç kimse görmedi.

English: A doctor's instruments must be kept absolutely clean.
Turkish: Bir doktorun aletleri kesinlikle temiz tutulmalıdır.

English: "I think I understood everything," Tom said, "but I'm not absolutely sure."
Turkish: Her şeyi anladığımı düşünüyorum ama tam olarak emin değilim, dedi Tom.

English: A computer is an absolute necessity now.
Turkish: Bir bilgisayar şimdi mutlak bir ihtiyaçtır.

Solute ingilizcede ne demek, Solute nerede nasıl kullanılır?

Solutes : Çözgen. Çözünmüş madde.

Ablative absolute : Yalın çıkma durumu.

Absolute : Kati. Tam. Absolü. Sade, saf, tam, karışımsız olan, absolüt. Düzey. Kesin. Koşulsuz, bağımsız, göreli olmayan ve kendi başına tam sayılan bir olgunun bu niteliği. Saltık. Tüm. Salt.

 

Absolute abundance : Salt bolluk. Mutlak bolluk. Popülasyon içerisindeki bir balık türünün toplam sayısı.

Absolute acceptance : Bir koşula bağlı kalınmaksızın kabul etme. Şartsız kabul. Koşulsuz kabul.

Absolute age : Kesin yaş. Salt yaş. Bir kayacın ya da bir katmanın yıl ve sayıyla belirtilen yaşı. Mutlak yaş.

Absolute authority : Mutlak otorite.

Absolute altitude : Mutlak yükseklik. Bir uçağın çıkabileceği maksimum irtifa. Mutlak irtifa.

Absolute address : Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Salt adres. Gerçek adres. Bir verinin bulunduğu bellek konumunun, donanım üzerinde erişimin doğrudan yapılabileceği biçimde belirtilen adresi. Mutlak adres.

Absolute assignment : Hakkın devir ve temliki. Alacağın devir ve temliki. Değiştirilemez veya iptal edilemez çek.

İngilizce Solute Türkçe anlamı, Solute eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Solute ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Decomposed : Parçalanmış. Bozulmuş. Parçalara ayrılmış. Çürümüş. Ayrıştırılmış. Münhal. Çözülmüş. Bozunmuş. Ayrışmış.

Solvent : Eritici madde. Para yönünden saygınlığı olan, borcunu ödeyebilen. Ödeyebilir. Sağlam. Eriten. Fizik, kimya, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bütün borçlarını ödeyebilen (kimse). Genellikle katı bir özdeği, kendi .kimyasal yapısında değişme olmaksızın çözen sıvı. tektürel bir karışımda nicelikçe daha çok olan. asitlerin kimi metalleri çözmesi gibi, bir özdeği kimyasal tepkimeyle çözen sıvı. Bir maddeyi çözebilme özelliğine sahip sıvı. Borcunu ödeme yeteneği olan kişi.

 

Solvated : Solvent ve çözünen madde kullanarak bir bileşim oluşturmak (kimya).

Dissolved : Çözelti içinde bulunan çözülmüş özdek, özdecik. Çözünük. Dağılmış. Erimiş. Parçalarına ayrılmış. Ortadan kaybolmuş. Çözünmüş (hava). Münhal.

Solvents : Çözücüler. Eritken. Çözümleyici. Solvent.

Matter : Sebep. Mesele. İrin. İrinlenmek. Uzayda yer tutan, bir kütlesi olan her tür varlık. Madde. Önem. Yazılı şey. İş. Dert.

Solute synonyms : lysed, solutes.

Solute ingilizce tanımı, definition of Solute

Solute kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Loose. To dissolve. Free. As, a solute interpretation. To resolve. Liberal.